SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.01.2018

YALAN MI? ASLA...


   Karasu Lisesi 6 matematik sınıfından tam 31 yıl önce mezun oldum. Bizim zamanımızda üniversiteye hazırlanmak için Karasu`da dershane seçeneği yoktu. Öğretmenlerimiz matematik, fizik gibi derslerde okul dışı saatlerde gönüllü kurs verirlerdi. Bir bahar günü, sınıftan bir grup arkadaşımla  öğleden sonraki dersi asarak deniz kenarında zaman geçirdik. Ama okul çıkışı hazırlık kursu vardı. Dersten kaçmak tamam da, bize kendi zamanını ayırarak kurs veren öğretmenlerimize ne söyleyecektik? Kimimiz kursa geri dönmeyi, kimimiz artık okula gitmemeyi öneriyordu. Çeşitli yalanlar uydurmayı düşündük. Sonra kursa döndük…
Kendimi suçlu hissettiğimi, öğretmenlerime yalan söylemekten utandığımı hatırlıyorum. Hayatımın başka zamanlarında da bazen birini korumak için, bazen sorunların büyümesini engellemek için bazen da karşımdakini üzmemek için gerçeği sakladım. Şimdi düşününce, en çok korktuğum zaman yalan söylediğimi anlıyorum; kaybetmekten, çatışmaktan, üzmekten, üzülmekten korktuğum zaman. 
   Herkes çok farklı dinamiklerle yalan söyler. İnsanlar arası ilişkiler kaygıdan, korkudan arınana kadar da bu devam edecektir. Toplumuzda yalan söylemek çok eleştirilse de süre giden bir davranıştır ve en çok da politikacıların, toplumu yönetenlerin yalan söylediğine inanılır!
    Bu hafta bu konuyu işlememin özel bir nedeni var. 28 kasım Cuma günü, Karasu Lisesi öğrencilerine “Yalan mı? Asla!” başlıklı bir konferans vereceğim. İki yıldır çalışmalarını izlediğim sevgili Barış Örgen öğretmenin rehberliğinde, öğrencilerimiz Samet Kosif ve Beyza Usta`nın yürüttüğü bir psikoloji araştırmasına destek vermek üzere, eski okulumda gençlerle buluşacağım. Samet ve Beyza, bu araştırmalarıyla TÜBİTAK ortaöğrenim öğrencileri arası araştırma projeleri yarışmasına katılacaklar. Kendi okullarında yürüttükleri projede, ergenlerin yalan söyleme davranışlarını incelediler. Araştırma sonuçlarına göre, ergenlerin % 57`si yalan söyleme konusunda kendini yetenekli olarak tarif ediyor ama %76 oranında da  yalan söyleme alışkanlığına sahip olmadığını belirtiyor. %45`i de “yalan söylersem bu hemen anlaşılır” diyor. Bir başka bulgu da, araştırmaya katılan ergenlerin yarısının yasak ve engellerle karşılaş-mayı yalan nedeni olarak görmeleri. Bu dönemde bağımsızlaşmak ve kendi hayatını yaşamak isteyen gençlerin yasak ve engellerden kurtulmak için yalana başvurmaları, gelişimsel süreçten kaynaklanıyor. 
   Bu yüzden, ergenlik döneminde gençler, doğruyu yanlışı birbirinden ayırma çabasında, kendi değerlerini oluşturma arayışında iken, onlara “dürüst” yaklaşmak ve güvenmek zorundayız. Çünkü kendilerine güvenen insanlar yalandan da uzak durur, dolandan da. 
   Kendilerine güvenen insanlar yetiştirmenin en önemli yollarından biri onları “doğruyu arayan” insanlar olarak eğitmektir. Barış Örgen öğretmenin yaptığı gibi.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 646