SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.08.2018

Yaşam Kalitemizi Arttırmak


Bayram günlerini geride bıraktık. Okullar kapalı olduğu için öğretmen ve öğrenciler hala tatilde ama diğer çalışanlar işbaşı yaptı. Umarım herkes istediği kadar dinlenebilmiştir.

Bayramda neler yaptınız? İstediklerinizi mi yoksa sizden istenenleri, beklenenleri mi? Çocukluk-gençlik dönemimdeyken, annem isteyip istemediğinize kulak vermez, büyükleri ziyaret için mahallede dolaştırırdı bizi, “onlar yaşlılarımız ve bizden ilgi, saygı bekliyorlar” derdi. Biraz sıkılırdık bu gezilerde ama iyi ki öyle yapmış diyorum. Şimdi büyüklerimizin çoğu yaşamıyor. Benim aklımda ise, bu ziyaretlerde yaşlıların nasıl mutlu olduğu kalmış yalnızca, kendi sıkıntım değil.

. Bir tanıdığım, kendi yörelerinde söylenen bir atasözünü paylaşmıştı benimle: “İki şey insanı mutsuz eder, biri  desinler, biri  demesinler…” Yani hayatınızı “başkaları ne der”   diye kısıtlamak ya da şöyle şöyle desinler diye gösterişe kalkmak… Yani doğal ve içten değil de, yapay ve kısıtlayıcı bir yaşam tarzını sürdürmek. “ayıp olur, ne derler, aman kimseye sır vermeyelim” diye kendimizi zorlamak… bu şekilde yaşamak kısa vadede amaçlarımıza ulaşmamızı sağlasa da, uzun vadede ailemizi mutsuz eder, yaşam kalitenizi düşürür.

Peki, nedir “yaşam kalitesi” dediğimiz şey? Çok iyi yaşam koşullarına ya da çok paraya sahip olmak mı? Öyle olsaydı, parası ve olanakları olan her ailenin çok mutlu olması gerekirdi, ama bu olmuyor. Öyleyse, kaliteli yaşam derken ne kastediyoruz?

Öncelikle önyargılardan uzak bir yaşamı kastediyoruz. İlişkileri en çok bozan ve çatışmalara yol açan bir tutumdur önyargılı olmak. Hayatın çeşitli risklerine karşı tedbirli olmak için önlem almak, bazı geçmiş deneyimlere kulak vermek gereklidir ama anlayıp dinlemeden, eski bilgiyle karar vermek de zarar vericidir. Önyargılı insanlar geçen zamanı, çevrede oluşan değişimleri ve gelişmeleri dikkate almazlar. Geleneksel değerlerle yaşamayı tercih ederler. Çocuklarımızı büyütürken en çok dikkat edilmesi gereken konulardan biri, sorgulayarak karar vermeyi öğretmektir. Kimseyi memnun etmek için ya da kimseye aldırmadan değil, araştırıp düşünerek, nedenler ve sonuçlar arasında bağlantı kurarak karar vermelerini sağlamalıyız. Bunu yapabilmek için de, anne-babaların kendilerine şu soruları sormaları işe yarayacaktır:

Çevremdekiler beni nasıl algılar? Arkadaşlarım, eşim ya da çocuklarım benim hakkımda neler düşünürler?

 Başkaları hakkında kesin ve değişmez görüşlerim var mı?

Çocuğuma nasıl bir model oluyorum? Önyargılı biri miyim, esnek ve anlayışlı biri mi?

Önyargılar doğuştan gelmez, zamanla oluştururuz. Hepimizde bir parça vardır. Ama onlardan kurtulmak istersek, başarabiliriz.

Önyargılarınızdan kurtulmanın zor olduğunu mu düşünüyorsunuz?  O halde ilk işiniz bu “önyargı”dan kurtulmak olsun.

 

Haftaya kadar ödev: 

   Çevrenize bir göz atın, önyargıları nedeniyle yaşam kalitesini düşüren ve kendine zarar veren birilerini tanıyor musunuz? Sizce nerde hata yapıyorlar? Bu konuyu eşinizle  ya da arkadaşınızla konuşun. 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1033