SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 18.10.2018

YENİ ALIŞKANLIKLAR...


Okullar açıldı, ilk kez başlayan  ya da ara sınıflarda okula devam eden öğrenciler sınıflarıyla, arkadaşlarıyla, öğretmenleriyle buluştular. Okulu özleyenler de var aralarında, başlamasını hiç istemeyenler de. Öğretmenler de öyle, öğrencilerini özleyen de var içlerinde, yaşadığı zorluklar yüzünden  kendi derdine düşüp moralsiz, mutsuz okula gelen de…
    Bu sürecin üçüncü ayağını veliler oluşturuyor. Veliler okulların açılışıyla birlikte hem yeni mutluluklar-la, hem yeni güçlüklerle karşılaşıyorlar. Çocuklarının büyüdüğünü, bir üst sınıfta okuduğunu, okula severek gittiğini gördüklerinde yaşamları daha bir anlamlı, daha bir mutlu…  Ama bazen de, bunun tersi oluyor. Okula gitmek istemeyen, başarısız olmaktan korkan, okuldan kaçan çocuklar var. Geçen yılki olumsuz deneyimleri aklına gelen, ödev yapmak istemeyen, öğretmeni tarafından da özlenmeyen çocuklar var. 
   İşte bu çocuklar için ebeveynlerin tutum değiştirmesi gerekiyor. Geçen yıl her ne olduysa, bunu dikkate alıp, yeni planlar yapmak gerekiyor.
Her öğretim yılını yeni bir başlangıç olarak düşünebiliriz. Bu başlangıçta, eski alışkanlıkları değiştirmek zor gelse de, yeni olumlu alışkanlıklar edinmek daha kolay olabilir. Bir öğrencinin ihtiyaç duyacağı alışkanlıkları gözden geçirerek şe başlayabiliriz.
Öncelikle, zamanı yapılandırmayı, geçen saatlerin farkında olmayı öğrenmesine yardım edin. Bunun için klasik olarak saatlerin karşısına etkinliklerin sıralandığı günlük program yapmak pek işlevsel olmuyor. Bunun yerine, bir gün içindeki etkinlikleri listelemesine ve karşısına bu etkinlikler için ne kadar zamana ihtiyaç duyduğunu belirlemesine yardım edin. Örneğin: Uyku -9 saat, okul -6 saat, oyun -2 saat; yemek, temizlik, bilgisayar, ödev yapma ya da ders çalışma gibi çeşitli etkinliklerin sürelerini belirleyin birlikte ve buna uymasına yardım edin. Çocuğunuzun zamanı yapılandırmayı öğrenmesi, gelecekteki yaşam kalitesi için çok belirleyici olacaktır. 
İkinci önemli öğrenci alışkanlığı, ders çalışmayı kendi kendine başarmasıdır. Anne-babalar yanına oturup çocuklarıyla birlikte ders çalıştıklarını anlatıyorlar. Bu durum her şeyden önce, çocuğu yetersizleşmektir. Okula başlama olgunluğuna erişmiş her çocuk, derslerini kendi kendine tekrar edebilir, siz elbette yardım edersiniz, yanına gidersiniz ama kısa bir süre için, onun yanına sandalye çekerek değil… Öğretmenler verdikleri ödevleri kontrol etmelidir, kontrol etmiyor da size bu görevi veriyorsa o zaman size yardımcı öğretmen belgesi de vermelidir. Vermiyorsa, siz de bedavaya çalışmamalısınız. Herkes kendi işini yaparsa, roller karışmaz.
Sevgili anne babalar, çocuğunuz alışkanlıklarını pekiştirene kadar sabırlı olmanız gerekecektir. Eğer bir an önce ödevlerini bitirsin diye zorlarsanız veya ödevini yapmadan okula giderse kıyamet kopacakmış gibi davranırsanız, çocuk kendi sorumluluğunu alamaz. Hiçbir şeyi onun yerine, onun adına yapmayın. Öğrenci olan o, siz değilsiniz, unutmayın.  
Okullar açıldı, ilk kez başlayan ya da ara sınıflarda okula devam eden öğrenciler sınıflarıyla, arkadaşlarıyla, öğretmenleriyle buluştular. Okulu özleyenler de var aralarında, başlamasını hiç istemeyenler de. Öğretmenler de öyle, öğrencilerini özleyen de var içlerinde, yaşadığı zorluklar yüzünden kendi derdine düşüp moralsiz, mutsuz okula gelen de… Bu sürecin üçüncü ayağını veliler oluşturuyor. Veliler okulların açılışıyla birlikte hem yeni mutluluklarla, hem yeni güçlüklerle karşılaşı-yorlar. Çocuklarının büyüdüğünü,
bir üst sınıfta okuduğunu, okula severek gittiğini gördüklerinde yaşamları daha bir anlamlı, daha bir mutlu… Ama bazen de, bunun tersi oluyor. Okula gitmek istemeyen, başarısız olmaktan korkan, okuldan kaçan çocuklar var. Geçen yılki olumsuz deneyimleri aklına gelen, ödev yapmak istemeyen, öğretmeni tarafından da özlenmeyen çocuklar var. İşte bu çocuklar için ebeveynlerin tutum değiştirmesi gerekiyor. Geçen yıl her ne olduysa, bunu dikkate alıp, yeni planlar yapmak gerekiyor. Her öğretim yılını yeni bir başlangıç olarak düşünebiliriz. Bu başlangıçta, eski alışkanlıkları değiştirmek zor gelse de, yeni olumlu alışkanlıklar edinmek daha kolay olabilir. Bir öğrencinin ihtiyaç duyacağı alışkanlıkları gözden geçirerek şe başlayabiliriz. Öncelikle, zamanı yapılandırmayı, geçen saatlerin farkında olmayı öğrenmesine yardım edin. Bunun için klasik olarak saatlerin karşısına etkinliklerin sıralandığı günlük program yapmak pek işlevsel olmuyor. Bunun yerine, bir gün içindeki etkinlikleri listelemesine ve karşısına bu etkinlikler için ne kadar zamana ihtiyaç duyduğunu belirlemesine yardım edin. Örneğin: Uyku -9 saat, okul -6 saat, oyun -2 saat; yemek, temizlik, bilgisayar, ödev yapma ya da ders çalışma gibi çeşitli etkinliklerin sürelerini belirleyin birlikte ve buna uymasına yardım edin. Çocuğunuzun zamanı yapılandırmayı öğrenmesi, gelecekteki yaşam kalitesi için çok belirleyici olacaktır. İkinci önemli öğrenci alışkanlığı, ders çalışmayı kendi kendine başarmasıdır. Anne-babalar yanına oturup çocuklarıyla birlikte ders çalıştıklarını anlatıyorlar. Bu durum her şeyden önce, çocuğu yetersizleşmektir. Okula başlama olgunluğuna erişmiş her çocuk, derslerini kendi kendine tekrar edebilir, siz elbette yardım edersiniz, yanına gidersiniz ama kısa bir süre için, onun yanına sandalye çekerek değil… Öğretmenler verdikleri ödevleri kontrol etmelidir, kontrol etmiyor da size bu görevi veriyorsa o zaman size yardımcı öğretmen belgesi de vermelidir. Vermiyorsa, siz de bedavaya çalışmamalısınız. Herkes kendi işini yaparsa, roller karışmaz. Sevgili anne babalar, çocuğunuz alışkanlıklarını pekiştirene kadar sabırlı olmanız gerekecektir. Eğer bir an önce ödevlerini bitirsin diye zorlarsanız veya ödevini yapmadan okula giderse kıyamet kopacakmış gibi davranırsanız, çocuk kendi sorumluluğunu alamaz. Hiçbir şeyi onun yerine, onun adına yapmayın. Öğrenci olan o, siz değilsiniz, unutmayın.
 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 603