SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 22.04.2018

YETERİNCE


Kavga, cinayet, savaş, tecavüz, intihar ve hatta trafik kazaları… Şiddetin binbir çeşidiyle her gün yüzyüzeyiz.  Bir öğrenci intiharı, bir kadın cinayeti, ihmallerden kaynaklanan iş kazaları, hayvan ya da doğa katliamıyla ilgili haber duymadan geçmiyor günlerimiz. 
Ne oluyor böyle insanoğluna? Bu şiddet sarmalında yaşayıp boğulmak zorunda mıyız?
Değiliz. Eğer yeterince dinlersek çocuklarımızı. Çünkü ağlayan bebeğin de, sesiz kalan, konuşmayan ama öfkeyle yüzünüze bakan çocuğunuzun da size anlattığı çok şey var.  
Siz, kızının duygularını değil de, etrafın ne diyeceğini umursayan anne, yeterince dinlerseniz kızınızı, siz babası, siz öğretmeni, siz önleyebileceksiniz onun mutsuzluğunu ve belki de intiharını.
Siz, kocası televizyonun karşısında ayaklarını uzatırken hem işten  gelip   hem çocuklara bakmak ve yemek hazırlamak için koşuşturan anne, öfkenizi ve yorgunluğunuzu çocuğunuzdan çıkarmayıp, ona bağırmaktan vazgeçerseniz, çocuğunuza yeterince zaman ayırırsanız,  önleyebileceksiniz onun hırçın ve mutsuz, başkasını umursamayan bir genç oluşunu.  
Siz, istemediği biriyle evlendirildiği için anne babasına olan öfkesini gösteremeyip, çocuklarının gözü önünde karısını döven baba, siz kendinizi kontrol edip  eşinize yeterince  saygı duymayı öğrenirseniz,  önleyeceksiniz çocuklarınızın arkadaşlarıyla kavga etmesini, güçlü olmaya özenmelerini.
 Çocuklarına “çok konuşma, senden hayır gelmez, Allah beni senin eline bırakmasın, kendini ne sanıyorsun, çekeceğim çile varmış, aptallık etme, karşımda sırıtma, çekil gözümden, gerizekalı” demek yerine, yeterince “seni dinliyorum, yapabileceğine inanıyorum, daha iyisini deneyebilirsin, iyi ki benim çocuğumsun, haydi yeniden başla, seninle gurur duyuyorum, seni seviyorum” diyemeyen anne-babalar, öğretmenler, ablalar, ağabeyler, komşular, büyükanneler, büyükbabalar. Sizin tutumlarınız yüzünden böyle özgüvensiz, kompleksli, saldırgan ya da çekingen, korkak, itaatkar insanlar büyüyor toplumda.
Evet, siz de böyle sorun çözmeyi öğrenerek büyüdünüz belki ama bu değişebilir. Yeterince istekli olursanız, nasıl daha mutlu bir aile olabileceğinizle ilgilenebilirsiniz. Okursunuz, sorarsınız, uzmanlara danışırsınız… Her şeyden önce çocuklarınıza değer verir, kulak verir, onların gözünün içine bakarsanız, onları yeterince dikkate alırsanız, çocuklarınız sizinle işbirliği yaparlar. 
O kadar da  zor değildir çocuklarınıza yeterince koşulsuz sevgi ve güven verebilmek. Onları engellemeden, emir vermeden, aşağılamadan, takdirle, sıcaklıkla, umutla büyütmek. Çocuğunuzun en büyük varlığı sizsiniz, sizin ona verdiğiniz değerle, önemle ayakta kalır, kendine de değer vermeyi sizden öğrenir.  
Bu şiddet döngüsünden kurtulmanın yolu çocukları sevgiyle, güvenle, neşeyle büyütebilmekten geçiyor. Örneğin, insanlar birbirini kontrol etmekten, yönlendirmek-ten vazgeçer de herkes kendisiy-le, kendi ailesiyle ilgilenebilirse büyük bir adım atmış olabiliriz. Yeterince çabaladığımızda, daha empatik insanlar olabiliriz. Yeterince istersek…
     
 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 672