SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 20.01.2018

ZAMANI KALİTELENDİRMEK...


Sizlerle bu hafta, çok yararlanacağınıza inandığım bir yazıyı paylaşmak istiyorum. Yani, Cihan Hoca’nın haberi olmadan, bir konuk yazarımız var bu hafta gazetemizde! Şimdi, Uzman Psikolog Sibel Düzakın’ın önerilerine kulak verelim, çocuklarımızla ilişkimizde “kaliteli zaman” konusunu ele alalım, ne dersiniz?

                “Kaliteli zaman bütün ilişkiler için tavsiye ettiğimiz bir özellik olmakla birlikte çocuklar söz konusu olduğunda daha büyük bir önem kazanıyor. Kaliteli zaman geçirmek “nitelikli ve sürekli” beraberlik kurmaktır. Birlikte geçirilen süre içinde çocuk ve ebeveyn arasında gerçek bir ilişki olmalıdır.

                Kaliteli zaman geçirmek demek, her zaman planlı bir aktivitede bulunmak ya da belirlenen bir olaya göre hareket etmek demek değildir. Bu zaman doğaçlama olarak da ortaya çıkabilir, kimi zaman birkaç dakika, kimi zaman birkaç saat. Kaliteli zaman ebeveynle çocuk arasında oluşan gerçek bir bağ olarak tanımlanabilir. Geçirilen zamanın bölünmeden geçirilmesi ve çocuğun ebeveynle yakınlık kurabilmesi ruhsal gelişimi açısından önemlidir.

                Geçirilen zamanın uzun olmasından çok anne baba ve çocuk arasındaki etkileşimin doyumlu olması ve karşılıklı duygu paylaşımı içermesi önemlidir. Ebeveynin sadece fiziksel olarak orada bulunması çocuk için yeterli olmamaktadır. Ebeveynlerin çocukların dünyalarına aktif olarak katılmaları, ihtiyaçlarını anlamaya çalışmaları, söylediklerini ilgi ile dinlemeleri, üzüntülerini, kaygılarını, mutluluklarını paylaşmaları bir çocuğun dünyasında büyük önem taşır.

                Hepimiz çocuklarımızı dünyadaki her şeyden çok seviyor ve değer veriyoruz. Onların sorumluluğunu alıyoruz. Biliyoruz ki çocuğumuz evdeki ütüden, çamaşırdan, televizyondaki diziden, yarışmadan tartışmasız daha önemli ve özel. Zaman zaman yaşam koşulları tüm enerjimizi alsa da, çocukların tek istekleri sadece yanlarında olmamız. Her durumda olduğu gibi hayata dair küçük bir plan yapmak, zamanı doğru kullanmak yeterli.

                Çocuğumuzla birlikte geçirdiğimiz zaman boyunca “bir an önce gitsem de yarım kalan işlerimi bitirsem”diye düşünmek yerine bu zaman dilimini kendimize ve çocuğumuza sunulmuş bir fırsat olarak değerlendirmek hem sizin hem onun alacağı keyfi arttıracaktır. Aynı anda iki yerde olamazsınız. Çocuğunuzla birlikteyken, az sonra yapılacakları düşünmek ne tam olarak orada olmanızı, ne de yarım kalan işlerinizi tamamlamanızı sağlar.

                               Bu düşünceyi oluşturup, içimize sindirdikten sonrası ise çok kolay. Yapacağınız her faaliyet çocuğunuz ve sizin için amaca ulaşacaktır. Çocuğunuzu “bu süre senin ve benim, istediğimiz her şeyi yapabiliriz, şimdi ne yapmak istersin?” sorusu ile etkinliğe dâhil edebilir, sorumluluk almasını sağlayabilirsiniz.”

 

Sevgili dostlarım, zaman demek yaşam demektir.  Zamanı iyi kullanamayanların yaşam kalitesinin de azalacağını hatırlatarak, haftaya zamanında görüşmek üzere diyorum…

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 696