BAKAN VE BAKMAYAN


                              

  Sakarya vilayetinin yakın geçmişine baktığımızda her iktidar partisinin, çok da etkili bakanlarının Sakaryalı olduğunu görürüz. Adalet Parti’nin iktidar olduğu dönemlerde Nuri Bayar ismi akla gelir. Rahmetli Demirel’e de çok yakın bir isimdi. 1970 li yıllarda Ecevit Hükümetlerinin en etkili isimleri Hayrettin Uysal ve Hasan Fehmi Güneş’tir. 1980’li yıllarda Anavatan Partisi rüzgârı eserken bu defa karşımıza Adapazarı Lisesinden sınıf arkadaşım Ersin Taranoğlu, önce spor bakanlığı, 1990 lı yıllarda da Orman Bakanı olarak karşımıza çıktı. Karasu stadyumu onun zamanında çim sahaya kavuştu. Aynı yıllar içerisinde Nevzat Ercan ismi Sakarya’nın bakanlarından birisi olarak uzun yıllar gündemde yer aldı.

  Ak Parti’nin iktidar olduğu 15 yılı geçen şu son dönemde bakan olarak veya siyasi ağırlık olarak hiçbir etkili ismi yoktur. Kısa bir dönem Ayşenur İslam ismi aileden sorumlu bakan olarak gündeme geldi. Hatırlayan var mıdır? Bilmiyorum. Son dönemde, İstanbul Belediye Başkanlığı seçimlerinin kahramanı Ali İhsan Yavuz televizyon kanallarında boy gösterdi. “Hiçbir şey olmadıysa da yine de bir şey oldu fakat biz anlamadık.” veciz sözü ile siyasi tarihimizde yer oldu. 14700 oy farkını beğenmeyenler İstanbul seçimlerinin yenilenmesinde onu kullandılar. Sonra da süresini doldurduğu için yolun kenarına attılar.

  Sakarya vilayetinin Ak Parti içerisinde, 15 yıldan fazla süre geçmesine rağmen hiçbir siyasi ağırlığı olmamıştır ve de olacağı yoktur. Zaten bu parti süresini tamamlamış, yolun da sonuna gelmiştir.

  Bu kadar süre içerisinde Sakarya’ya bakmayanlar, Akçakoca’da meydana gelen sel olayı nedeniyle, Karasu’ya da uğramak üzere bir bakan gönderdi. Bu durum çok önemliydi. Bütün yetkililer programlarını Çevre Ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a göre ayarladı. Her kavşakta bir ekip otosu Murat Kurum’a selam vermek ve yol açmak için bekliyor. Ekip otosunun yetmediği yerlerde, emniyetin polisleri yine görev başında, her yeri tutuyor. Valilik, Belediyeler, Kaymakamlar, Daire Amirleri, Partililer, Bakan Murat Kurum’un kurum-kurum dolaşmasına seferber oldu. Ne de olsa başımıza bir devlet kuşu konmuştu.

  1980’li yıllarda Vali Hayri Kozakçıoğlu, daha sonra koruyamadığımız ÖZSU’nun temelini atıyor. Sakarya vilayetinin bütün araçlarını seferber ederek, 4 ayda ÖZSU’yu Karasu’ya, güzel bir turizm tesisi olarak kazandırdı. Bir nefer gibi çalıştığı sırada, görevlilerden birisi yanına sokularak, “Efendim filan bakan Dörtyol’dan İstanbul İstikametine geçiyor sizin karşılamanız gerekiyormuş” dedi Yapılanları izlediğim ve de vali ile vatandaş arasındaki mesafe daha yakın olduğu için, söylenenleri çok rahat duyuyordum. Görevliye şöyle seslendi. “Emniyetin trafik polislerine söyleyin, konu ile onlar ilgilensin. Ben trafik polisi değilim. Trafik polisliğini de ben yapacaksam, bu çalışmaları kim yapacak. Selamımı söyleyin herkes kendi işini yapsın. Beni meşgul etmeyin.”   

  Bakan Kurum’un peşinde, çok kurumlu bir şekilde dolaşmak ile demokrasimiz kazanmamıştır. Sakarya’nın da Karasu’nun da kazanacağı hiçbir şey yoktur. Demokrasimizin geldiği son nokta ise budur. Artık adını siz koyun cehalet mi? Rezalet mi?  

    

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 95