SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 20.08.2018

HESAPSIZ İŞLER


   Ülkemizin son elli yılını köylüsüyle şehirlisiyle, okullusuyla alaylısıyla tanıma şansım oldu. Her dönemin kendine ait özellikleri vardır. Doğal olarak her dönemin yanlışları ve doğruları da vardır. Toplumu ileri götüren, yaşadıkları, gördükleri ve öğrendiklerinden alınan derstir.

  1970’li yıllar içerisinde ermeni çeteciler diplomatlarımızı, konsoloslarımızı, büyükelçilerimizi öldürdüler. Aynı yıllar içerisinde uygulanan sıkıyönetim dönemleri, 1980 ihtilali ile kıyaslanamayacak kadar kötüydü. Kurulan milliyetçi cephe hükümetlerinin partizan tutumlarını unutmam mümkün değildir.

  Milli Eğitim Bakanlığı’na öğretmen ataması için Ecevit Hükümeti döneminde başvuru yaptım. Demirel Hükümeti Sakarya vilayetine atamamı yaptı. Eğer 12 Eylül darbesi yapılmasaydı, boş olan Karasu Lisesi Kimya Öğretmenliğine atanmam, muhtemelen mümkün olmayacaktı.

  1971-75 döneminde okuduğum ilk üniversite yıllarımda Türk-Kürt bölücülüğü yoktu. Kürt arkadaşlarım Barzani’nin Amerikan ajanı olduğunu söylerdi.

  1970’li yıllar içerisinde, Türkiye, montaj sanayi ile mi? Makine üreterek mi kalkınacak tartışması yanında,  doğudaki toprak reformu ile meşgul oluyordu. Montaja yönelerek birinci yanlış yapıldı. Toprak reformu ise lafta kalarak ikinci yanlış yapıldı. Birinci yanlış ile batı için, soygun ekonomisi oluştu; İkinci yanlış ise fakirleşmeyi artırarak bazı vatandaşlarımızın devlete karşı kolay kandırılmasını sağladı. Terörün ekmeğine yağ sürdü.

  Partizan tutumlar liyakate itibar etmediği için, alnı secdeye giden Fetullah, ülkemizin son 40 yılında büyük tahribat meydana getirdi. Öyle ki! Polis kolejleri ve akademiler, askeri liseler ve akademiler kapatılmak zorunda kaldığı gibi, Türkiye Cumhuriyeti’nin 26. Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ silahlı terör örgütü kurmaktan cezaevine girdi. Yıllarca, Ergenekon Balyoz düzmece davaları görüldü.

  Terör ile mücadele bir devlet politikası haline getirilemedi. Ülke kaderinde etkili siyasilerin, yaşadıklarımızdan, sıradan vatandaş kadar ders alması halinde ülkemizin geleceğinin daha parlak olacağı kanısındayım.

  Bu yanlışların sonucunda ülkemizde terör ve entrikanın her çeşidi gelişti ve palazlandı. Çözüme giden yolda, ülkemizin gencecik çocukları hayatlarının baharında aramızdan ayrılıyorlar. Sonuçta, yapılan yanlışların faturasını canımız ile ödüyoruz.

  Son şehidimiz Ahmet Baş’a Allah’tan rahmet dilerken, öncelikle ailesine olmak üzere, herkese sabırlar ve kolaylıklar diliyorum.

    

 

  

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 117