SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 17.12.2017

ÇEVRE VE MERSİN BALIĞI


                            

  Mersin Balıklarını, 1970’li yılların ilk yarısına kadar, Sakarya Nehrinde ve Karadeniz’de çok sık görebiliyorduk. Aynı yıllarda nehirde yakalanan bu balıklardan alınan havyar, işlendikten sonra İstanbul piyasasında satılıyordu.

  Sakarya Nehri üzerine kurulan Sarıyer, Gökçekaya ve Yenice barajları ile balıkların, yumurtlama sahalarına ulaşımının engellenmesi, Mersin Balıklarının yok olma sürecini başlatmış olarak görünmektedir. Benzer şekilde diğer nehirler üzerine de barajlar yapılırken, balık geçit yolları, olması gerektiği gibi projelendirilmemiştir. Bunun yerine, daha çok göstermelik uygulamalar yapılmıştır.

  Geçmiş 50 yıl içerisinde, Mersin Balıklarının yumurtlama sahası olan nehirler üzerinde çok sayıda kum ve çakıl ocakları açılarak, nehir kenarlarında kum ve çakıl görme imkânı kalmamıştır. Öyle ki! Nehirde yüzdükten sonra kenarındaki kuma yatarak güneşlenen insanlar, nehir kenarları balçık ve batak hale geldiği için, yüzme işini tamamen terk etmişlerdir. Karasu Akkum Mahallesi de bu durum için iyi bir örnektir.

  Balıkların yumurtalarını bırakacağı temiz kum ve çakılların ortadan kaldırılması, üreme sahasının bozulması anlamını taşıdığı için Mersin Balıkları ile birlikte, nehirdeki diğer balık türleri için de giderek azalan bir süreci yaşamaya başladık.

  50 yıl önce nehir kenarında tarlası olanların bu alanlarda çalışırken aç kalma sorunları yoktu. Çünkü nehir kenarına bıraktıkları en kötü olta dahi onları aç bırakmıyordu. Hatta bu konuda yaşlı bir amca şöyle diyordu; “Oltaları çok kenara bırakmadığımız takdirde, yakalanan büyük balıklar, her şeyi götürüyordu. Balıkların büyüğünü değil, bizim için uygun olan boydakini tutmaya çalışıyorduk.”

  Şu anda Sakarya Nehrindeki balıkların cins ve stok miktarında çok önemli bir erime olduğu ise herkesin malumudur.

  Yine hatırlayacağımız gibi çeyrek asırdır Karadeniz’de Kofana yoktur. Aynı balığın Lüfer boyutu da oldukça az yakalanmaktadır. Bu balık gurubunun en çok avlananı çinakop ve sarıkanattır. Bu durum da ders almamız gereken konulardan birisidir.     

                                                                                

 

 

  

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 163