SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 17.12.2018

KAN TAŞI


                                           

  Paralı, Kurudere, Aydoğan köylerinin içerisinden süzülüp gelen Bıçkı Deresi’nin suyunu oluşturan, kayın ve meşe ormanı, uykusundan uyandırılmış kurban olarak ayakta durmaya çalışıyor. Ormanlık alandan çıkan kaynak suyu, bıçkı deresinde, kırmızı benekli alabalıkların dünyası oluyor.

  40 yıl önce, Ağustos sıcağında ağaçların gölgesi altında gezinirken, soğuk dere suları içerisinde üşüyen çıplak ayaklarımı ve gök taşı hızı ile taşların arasına saklanmaya çalışan alabalıkları hatırlıyorum. Bıçkı deresi klima gibi çalışıyor; üstelik suyu ve balığı ile size ikramda bulunuyordu.

  Birkaç gün önce aynı bölgeyi yine ziyaret ettim. Vadinin bir kısmı fındıklık olurken, her şeye rağmen ayakta kalmayı başarmış yüksek orman ağaçları altında dört çeker traktörle yol almaya çalışıyorduk. Üstelik bizi her zaman sessiz karşılayan derede kolluk kuvveti jandarmalar ile ürkek gözlerle etrafta koşuşturan insanlar vardı. Bayır ve yamaçlara yollar açılmış, ağaçlar kesilmiş istif yapılmış, Orman ve doğa üzerine hesap yapılmış, “resim çekilmesi yasak” diyor; ormanı sahiplenmiş.

  Maden arama izni alınmış ormana; yol bu yüzden yapılmış, ağaç bu yüzden kesilmiş, Jandarma bu yüzden inmiş dereye. 4x4 Traktör bu nedenle tırmanıyor tepeye.

  Benim de içerisinde bulunduğum bilirkişi heyetine “görüyorsunuz biz ormanın çok azını kesiyoruz; Üstelik bunun da bedelini ödüyoruz; Biz burada hematit üretiyoruz.” Deniyor.

  6500 dönüm ormanlık sahada çalışma izni alınmış, hematit(kantaşı) aranıyor. Dağ mantarı arar gibi arazinin her yerine dağılmış kan taşlarını söküp almak işleri. İşte bu yüzden önce ağaçlar kesiliyor. Sonra üzerindeki toprak sıyırılarak atılıyor. Sonra da arazinin her yerine rastgele dağılmış kan taşı kümecikleri, kökü 8 metreye inen köklerinden sökülüp alınıyor.   

  Kan taşından su ile toprağa geçen demir, toprakta yetişen her çeşit tarım ürünü ile insana ve hayvana, suda yaşayan balıklara kan oluyor. Çünkü kantaşında bulunan demir, kanda bulunan hemoglobinin tam da merkezinde bulunuyor.

  Ormanı yok ettik şimdi kökünü kurutmaya gidiyoruz. Kırmızı benekli alabalıkları yok ettik, şimdi derelerimize yavru atarak üretmek istiyoruz. Kan taşlarını söküp alarak, aslında, toprağın bize verdiği kanı emiyoruz. Allah’tan umut kesilmez; Kan taşlarının yeniden oluşması için gökten başımıza taş yağmasını bekliyoruz.     

   

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 425