SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 17.12.2018

Güç ve Denge


Hayatımızı sürdürürken,  kavga ve savaş, istesek de istemesek de bizden önce vardı; bugün de var; Dünya döndükçe de olacak gibi görünüyor. Kişiler arasındaki anlaşmazlık kavgaya, ülkeler arasındaki ise savaşa neden olabiliyor.

 İki durumda da kaybeden ve kazanan olabildiği gibi, kazananının olmadığı kavga ve savaşlar da vardır. Genel olarak, daha kuvvetli olan, daha iyi hesap yapan, daha kurnaz davranan, işin sonunda ayakta kalmayı başaranlara, kavganın veya savaşın galibi deriz. Ne var ki! Galipler ve mağluplar zaman dilimi içerisinde yer değiştirebilmektedir. Hem birey hem de ülke olarak kazanan taraf olmak için hesapları doğru yapmak, sonra da bu doğrultuda emek vermek, terlemek zorundayız.

 Denizlerdeki hayat, “büyük balık küçük balığı yutar” temeli üzerinde sürüp gitmektedir. Karada ise güçlü olanın zayıf olan üzerinde hâkimiyeti vardır. Haklı olmak, kazanmak için yeterli değildir. Genel olarak,  güç ve denge politikaları, sonucu belirler.

 SSCB dediğimiz kuzey komşumuz,1980` li yıllar içerisinde yaşadığı büyük güç kaybı sonucunda, bozulan dengeyi yeniden kurabilmek için çok sayıda devletin kendi bünyesi içerisinde yapılanmasına müsaade etmek zorunda kalmıştır. Yeniden kurulan dengede, Rusya, her şeye rağmen Dünya politikasını kontrol edebilecek birkaç devletten biridir.

 90 Yıllık geçmişe sahip Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yakın geçmişin en güçlü devletlerinden Osmanlı İmparatorluğu`nun enkazı üzerinde kurulmuştur. Dil birliği ve din birliği içerisinde olduğumuz ülkelerle karşılıklı iyi ilişki beraberinde dengeler doğru kurulursa, Türkiye de bir süper devlet adayıdır. Aynı duyguları paylaştığımız ülkelerin ticari potansiyeli ve ülkemizin mevcut bilgi birikimi, bu gücün alt yapısını kurmaya fazlasıyla yetmektedir.

 Durum böyle olmakla birlikte, bunu en iyi görenler, Avrupa Birliği ülkeleri ve ABD`dir. Doğal olarak, kendi adlarına ileride yaşayacakları güç kaybını engellemek için bugünkü güçlü rollerini en iyi şekilde oynamaktadırlar.

 Türkiye, Libya, Tunus, Cezayir, Mısır, Irak ve Suriye`de meydana gelen siyasi olayların çoğunluğu AB ve ABD senaryosudur.

 Başlangıçta, içeride barış, dışarıda bütün komşularla iyi ilişki diyerek, doğru bir rota gösteren Tayyip Erdoğan, Muammer Kaddafi`yi sahiplenmeyi becerememiş, Irak`ta 1,5 milyon Müslümanın ölümüne seyirci kalmış, Suriye`de mezhep kavgasına karışarak Esad kardeşini Esed`e düşürmüş, gergin ve sinirli tavrı ile dengeleri kaybetmiş, Süper Türkiye idealine zarar vermiştir. 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1297