SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 20.01.2018

HAYATIN İÇİNDEN


   Yıllar önce eşinden çok şikâyet eden bir bayan “bizim evde adam yok; hayvan var. Anlayacağın bizimkisi öküz, öküz” Diyerek konuşuyordu. “Abla öyle konuşma ayıp oluyor. Ayrıca bu konuşmalarını eşine taşıyanlar olur. Bu da iyi olmaz.” Desem de, O bu konuda hep ısrarcıydı. 
  “Bizimkisi hayvan sen bilmiyorsun” diyerek oldukça iddialı konuşuyordu. Çoğu zaman eşinin önünde yürür, alışverişlerde kararı O verir, eşine de ödemeyi yapmak düşerdi.
  Sonra bir gün, adam önde, ablam ise arkasında eczaneye girdiler. Başı hep önde kuzu gibi olan koca gitmiş, dik duran ve gür sesli konuşan birisi gelmişti. Alınacaklara kararı o veriyor, eşine ise söz hakkı dahi vermiyordu.
  Kolu askılı, ayrıca gözünde de morluk olan ablama “geçmiş olsun” dedikten sonra, “ne oldu” diye sordum. Cevap çok kısaydı.
  “Hayvan tepti” 
  Mırıldanmamızı duyan koca yüksek sesle sordu.
  “Bir şey mi dedin”
  Eş gayet saygılı
  “Hayır demedim”
  Aradan yıllar geçmiş, koca rahmetli olmuş, çocuklar da yeni yuvalarına çoktan uçmuşlardı
  Rahatsızlığı nedeniyle sürekli olarak doktor ve eczane dolaşan ablamın, en son hastalığı cildinde oluşan kaşıntıydı. Çok kaşıdığı yerlerde ise hafif yaralar oluşmuştu.
  Birinci cilt uzmanının yazdığı reçetedeki Majistral ilaç(eczane laboratuarında hazırlanarak hastaya verilen) beklenen sonucu vermemiş, ikinci bir uzman hekim reçetesiyle yeniden gelmişti. Doğal olarak eczanede bu reçete de hastaya verildi.
  Birkaç gün sonra başka bir rahatsızlığı için eczaneye gelen hastaya “Abla nasıl, son hazırlanan ilaç iyi geldi mi?” diye sorulduğunda, “eh işte, yok, yok, sürüp duruyorum.” Dedi.
  “Bak abla öyle her şeyi kafaya takma” 
  “İyi de kafa mı kaldı”
  “Bırak bu her şeyi çok düşünmeyi, ayrıca öküz altında buzağı arama” dedim. Tabii ki! “Her şeyi çok büyütme biraz rahat ol” demek istemiştim.
  Yıllar öncesini hatırlatacak bir eda ile yüzüme derin, derin baktı.
  “Evlat! Öküz de buzağı da gitti arasam da yok” diyerek kahkahayı patlattı.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 577