SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 20.01.2018

Kıssadan Hisse


   Sabancı Holding`in kurucusu Ömer Sabancı bir iş gezisi için Adana`dan yola çıkar; önce Ankara sonra da uçakla İstanbul`a gelir. Hava alanından hızla uzaklaşırken arkadan birisinin “hamal, hamal” diyerek seslendiğini duyar. İri kıyım yapısı ve dağınık saçları ile hamala benzetilmiştir. Geriye döner, taksiye kadar valizlerini taşıtmak isteyen kibar işadamının isteğini geri çevirmez.  Verilen 20tl ücreti doğal olarak cebine attıktan sonra toplantı yerine varmak üzere oradan uzaklaşır.
  Tesadüf bu ya! Toplantıya katılacaklardan birisi de çanta taşıttıran işadamı olup katılacakların toplam sayısı 7`dir. Ömer Sabancı toplantı öncesi kendisini İstanbul`a davet eden arkadaşının işyerinde otururken, valiz taşıttıran kibarım da içeri girer. Biraz şaşkındır. “bu hamalın burada ne işi var” havası içerisinde arkadaşının gözüne bakar. “Sen Ömer Sabancı`yı tanımıyor musun”? Diyerek tanıştırıldığında ise her şey anlaşılmıştır.
  “Sen benim kim olduğumu biliyor musun” diyerek hava atmak yerine, gayet mütevazi bir şekilde iş göremez durumdaki bir vatandaşa yardım edilmiştir. 
  Çalışkan olan kişinin yapısı işte bu, konuşmak yerine işi görmeyi tercih ediyor.
  Taksim`de yapılan bir müzayedede Osmanlı dönemi paşalarından birisinin koltukları satılmaktadır. En yüksek parayı veren Ömer Sabancı koltukların yeni sahibi olmuştur.
  Ömer Sabancı`yı çok cimri olmakla itham eden dönemin zenginlerinden birisi olayı araştırır. Gerçekten de koltukları alan Ömer Sabancıdır ve yüklü miktarda bir ödeme yapmıştır. O günden sonra Ömer Sabancı için bir daha cimri kelimesini kullanmaz.
  Sabancı Müzesi`nin temelleri de böyle atılmıştır. 
“Bir insanın bir işi olur.” İfadesi de yanlıştır. Her insanın üstesinden gelebileceği kadar işi olmasından daha doğal ne olabilir. “Azıcık aşım dertsiz başım” ifadesi de başka bir yanlıştır. Aş fazla olunca baş ağrıyormuş. Buna göre en fazla ağrı kesiciyi en zenginler kullanıyor demektir. Çok zenginler yemekten çok ağrı kesici kullanıyor olabilir mi?
  Vatandaşa soruyorum “işin ne” cevap: emekliyim. Demek ki! Aybaşında bankaya giderek, önceden çalışması nedeniyle hak ettiği parayı almak da işten sayılıyor. Ne gariptir ki! Emekli olup başka iş yapanların maaşından da kesinti yapılıyor. Devlet de tembelliğe pirim veriyor.
  Devletin verdiği pirim karın doyurmaya yetmediğine göre çalışmanız sizin için daha hayırlıdır. Üstelik çalışmak, beden ve ruh 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 864