SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 16.12.2018

OKULLU OLMAK


   Hayatımın en güzel döneminin okul yılları olduğunu düşünüyorum.   Kimi zaman, sınavlar sorun yaratsa da onları güzel bir yemeğin tuzu ve biberi olarak değerlendirmek gerekir. Ömrü olanların, ileriki yıllarda ballandırarak anlattıkları öğrencilik hikâyeleri,  hem anlatana hem de dinleyene farklı bir keyif yaşatır.
   Ergenlik ve gençlik yılları içerisinde yaşanan sorunlar, okulda yaşanan problemlerle birbirine karışmaktadır. Bunları aşmanın temelini, iletişimi doğru kurmak ve sorunlar paylaşmak oluşturur.
   Düşmeden yürümek mümkün olmadığı gibi ergenlik ve gençlik yıllarını yanlışsız ve hatasız geçmek mümkün değildir. Hem çocuk hem de büyük gibi değerlendirilen bir bireyin, davranışlarının normal olamayacağı açıktır. Bu dönemi geçmiş olanların ergenlere olan davranışları da çok önemlidir.
  “Oooo büyümüş de konuşuyormuş”
  “Sen ne zaman büyüdün de böyle konuşuyorsun”
  “Şuna bak boyundan büyük laflar ediyor”
  “Kazık kadar adam oldun, bir işe yaramıyorsun”
  “Bıyık mı bırakıyorsun lan sen”
   Küçük ya da büyük yaşanılan sorunları aşmanın yolu paylaşmaktan geçer. En zor sorunlar, paylaşım ile kolay çözümlenen bir yola girer.
Öğrencinin paylaşım yapacağı kişi en çok güvendiği yakınlarından birisi olmalıdır. Bu, anne olabilir; Baba olabilir; Amca, hala, dayı, teyze ve aile içerisindeki bir yenge olabilir. Okulda veya dershanede çok güvenilen bir öğretmen olabilir.
   Öğrencilik yıllarının başarılı geçmesi için, küçük ya da büyük, öğrencinin yaşadığı sorunları çözmek gerekir.
   İşler yolunda gidiyorsa, “aferin” diyerek sırt ya da baş, veli tarafından okşanırsa, en büyük ödül budur. Sorunlu durumda ise nemli bir göz ile buruk bir yüz ifadesi, iyi bir cezadır. Yüz ifadesinin, iyi ve kötü durumlarda doğru kullanımı, saatlerce konuşmaktan daha etkili olabilir.
   Ders çalışılan ortam, ev içinde televizyonun da olduğu yer olmamalıdır. 
   Başarılı bir öğrencilik için önceliklerden birisi de çalışma alışkanlığının kurulmasıdır. Günlük olarak, ortaokullar için 3 saat, liseler için ise 4 saatlik bir çalışmanın uygun olduğu söylenebilir. Daha çok çalışmak sorun oluşturmaz Daha az çalışma ile başarının azalacağı ise açıktır.  
   Yalan konuşmak da Tembellik de bir alışkanlık işidir. Hatta her gün okula geç kalanlarda hep aynı kişilerdir. Bunlar da geç kalma alışkanlığı kazananlardır.
   Güzel şeydir okullu olmak; Öğrencilerin bunun kıymetini bilerek tadını çıkarmalarını, velilerin ve öğretmenlerin de bu süreci iyi idare etmelerini dilerim. 
 
   
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1214