SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 23.04.2018

Onbeşliler


    Sekizinci sınıf öğrencileri dediğimizde aklımıza onbeş yaş gurubu gelir. Gelişim ve değişimin en çok olduğu yaş aralığı ergenlik dönemidir. 10-18 yaş aralığına ergenlik, 15-25 yaş aralığına da gençlik dönemi dendiğini biliyoruz. Gelişimin tamamlandığı yaş, erkeklerde 25, bayanlarda 26`dır.
    Sekizinci sınıf öğrencileri 15 yaş döneminde gösterecekleri başarıya göre liselere yerleşeceklerdir. İşin doğrusu, öğrenim hayatı üzerinde çok etkili olacak sınavlar için 15 yaş, uygun bir zaman değildir. Çünkü, bu yaşta, zeka açılımı tamamlanmamıştır. Birkaç sene önce, İngiltere`de eğitim komisyonu 16 yaş öncesi yapılan sınavların çocukların gerçek başarı durumunu yansıtmayacağını, gelişimlerini de olumsuz etkileyeceğini açıklamıştır. Daha doğru bir bakış açısı ile genetik özelliklere bağlı olarak, bu yaş gurubunun bir kısmında zeka gelişimi erken olurken, bir kısmında ise daha geç gerçekleşecektir. Tıpkı, bütün çocukların ergenliğe aynı yaşta girmedikleri gibi. Bu durumda gelişimini erken tamamlayanlar diğerlerine göre daha avantajlı olmaktadır. 
     İşte bu nedenle Fen Liselerine giden öğrenciler genel olarak üniversiteye giriş sınavlarında başarılı olmakla birlikte, bir kısmı, Anadolu Liseleri ve diğer Lise mezunlarının gerisinde kalmaktadır. İlçemizde Fen Lisesi olmamasına rağmen %1lik başarı ortalamasına giren üniversite adaylarımız, Tıp, Eczacılık, Diş Hekimliği Fakülte`leri ile İTÜ Mühendislik Fakülte`leri, Yıldız Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakülte`lerine yerleşebilmektedir. Üstelik, Fen Lisesi öğretmenleri özellikle seçilerek alınmaktadır. Dershanelere katılım oranı ise Fen Liseleri için daha büyüktür.
    Bu değerlendirmeler dikkate alındığında, liselere yerleşmede idealini gerçekleştiremeyen öğrenci ve velilerin, konuyu abartmadan, sadece ellerinden gelen gayreti göstererek panik yapmamalarında büyük fayda vardır.
    Sevgili sekizinci sınıf öğrencileri, derslerinizi masa başında ve çalışma odanızda yapın. Düşüncelerinize yol göstermesi açısından kaleminiz hep yazsın ve karalasın. Akşamları evinizde yapacağınız çalışma 3 saatten az olmasın. Yazma ve okuma alışkanlığını kuramayan öğrenciler, yaptıkları ders çalışmasında sıkılma ve bunalma durumuna girerler. İşte bu nedenle, çalışkan örenciler keyifle ders çalışırken, çalışma alışkanlığını kuramayanlar, eziyet çeker gibi sadece masayı işgal etmektedir.
   Hayatımızı kaliteli yaşamak için çalışma alışkanlığını kesinlikle kazanmalıyız. Bedeni çalıştırmayanlar cılız bir vücuda sahip olmaya, beyni çalıştırmayanlar yarı kör yaşamaya, ileri yaşlarda ise bunama hastalığına yakalanmaya en büyük adaydır.
    Atatürk`ün çok güzel sözü: "Çalışmadan, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını arayan uluslar, önce onurlarını, sonra özgürlüklerini, daha sonra geleceklerini kaybederler" Uluslar için geçerli olan bu sözün, bireyler için de doğruluğu çok kolay anlaşılmaktadır. 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 953