SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.10.2018

Roman Vatandaşlar


  Türkiye`nin her tarafında yaşayan, kimi zaman tam göçebe, kimi yerde yerleşik ve konut sahibi, Karasu`da, Yalı Mahallesi`nin ilk sahipleri arasında bulunan bu insanlarımız, tam anlamıyla bizden birisidir.
  Son zamanlarda açılım politikası ile çoğu zaman, muşamba, makarna, şeker verilerek oy hesabının değerlisi olan bu vatandaşlarımız için artık kalıcı bir çözüm üretmek gerekiyor. İtilmiş, atılmış, aşağılanmış, ayakta kalmak için en ağır mücadeleyi veren bu insanlar da Âdem ve Havva`dan olma kardeşlerimizdir.
  Ülkemizin çok sayıda yöresinde iyi düzenlenen projeler ile toplum ile kaynaştırılmış, varlıkları ile yoklukları belli olmayacak şekilde bir yaşam standardına sahiptirler. Karasu`da, 50 yıl önce daha iyi yaşam koşulları içinde yaşayan Karasu Romanlarının bugünkü hali, hem kendileri hem de Karasu için tam bir yüz karası durumudur.
  Giderek büyüyen, dışarıdan önemli sayıda göç alan, Sakarya vilayetinin kuzeydeki gözdesi Karasu`nun, Yeni Mahalle yolu üzerinde, çadırlardan kurulu büyük bir alan var. Çözüm bekleyen yer burası, gelecek arayan insanlar da burada oturuyor.
  Mehmet İspiroğlu`nun ilk başkanlık döneminde Turizm ve Kültür Festivalleri kapsamında Türk Halk Müziği yarışması yapıldı. Benim sorumluluğumda yapılan bu yarışma için ilçemizdeki müzik öğretmenlerinden bir jüri oluşturduk. Songül Yılmaz bu yarışmanın en favori ismi oldu. Okuma yazma bilmiyordu. Çalışmalarda hiç sorun yaşamadan sahnedeki yerini aldı. Kibariye`ye benzer sesiyle, Kızılcık Tepe, Yeni Mahalle ve Karasu Otel`de sahne aldı. O programları izleyenler, ismini bilmeseler dahi Songül Yılmaz`ın sesini hatırlayacaklardır.
  Aynı dönem içerisinde bir gün beni arayıp hastanede olduğunu söyledi. Gittiğimde gülüyordu. Olayı bana şöyle anlattı.
  “Sahneye çıkacağım için saçlarımı boyatmam gerekiyordu. Çöpten bulduğum saç boyasının bir kısmını arkadaşımın başında denedim. Hiç sorun çıkmamıştı. Kalanı ile kendi saçlarımı boyadığımda, ateş ve kaşıntı içerisinde kendimi hastaneye attım. Boyayı, ilk arkadaşımda denediğim için Allah beni cezalandırdı”
  Sahne elbiselerini terziye diktirmiştik. Günlük ihtiyaçları için para da veriyorduk. Saç boyasını almayı ise akıl edememiştik. Bu iş için, kendi usulünü kullanmıştı. O bir Roman`dı.
  Kimlerin neyin hesabını yaparak sorun çıkardığı şu dünyada, bulduğu her şey ile mutlu olmayı bilen bu insanların da iyi yaşama hakkı, en az bizim kadar vardır; ve olmalıdır.
  Karasu`da Romanlar için konut edindirme çalışmasının yapılmasına destek verenler, insan olmanın gereğini yerine getirirken, ibadetlerin de en güzelini yapmış olacaklardır.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 850