SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 16.12.2018

Türkiye'de Özel Dershaneler


 1960-70 yılları arasında önce Ankara ve İstanbul’da kurulmaya başlayan özel dershaneler, sonraki yıllar içerisinde bütün il merkezlerinde ve ilçelerde kurulmaya başladı.

  1982 senesinde, Türkiye kırsal alanında dershanelerin çok yaygın olmadığı dönemde, kimya öğretmeni olarak çalıştığım Karasu Lisesi öğrencileri üniversiteye yerleşmede, kırsal alan Türkiye birincisi oldu. Bu başarının arka planını ayrı bir yazı konusu yapmak gerekir.

  1990’lı yılların başında ise Karasu Lisesi’nin mezunları üniversiteye yerleşmede en kötü yılları yaşadılar. Öyle ki! Bu yıllar içerisinde, mezun öğrencilerin hiçbirisinin bir dört yıllık okula yerleşemediği dönem de oldu. Aynı yıllarda Lise Türkçe öğretmenliğini yapan İrfan Turan, bu bilgiyi benimle üzülerek paylaşmıştı.

  Bu başarısızlığın nedenlerinden birisi, başka il ve ilçelerde hızla özel dershane açılırken, Karasu’da özel dershane olmamasıydı.

  Kısa süre önce Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası’nda Sakarya vilayetindeki dershane sahiplerinin katıldığı bir toplantı yapıldı. Bu toplantıdan konuşulanlardan bir not; Fen Lisesi öğrencilerine anket uygulanmış, okul mu Dershane mi Daha önemli ne diyorsunuz? Sonuç büyük oranda Dershane olarak alınmış. Gerçekten de Fen Lisesi öğrencileri büyük oranda dershanelere gidiyor.

  Önümüzdeki yıl kapatılması için büyük çaba harcanan dershanelerin bu yılki öğrenci sayılarında artış var. Bu da çok ciddi olarak değerlendirilmesi gereken bir konu olarak karşımızda duruyor.

  Dershaneye giden ve gidemeyen öğrenciler arasında eşitsizlik oluştuğunu söyleyebiliriz. Dershanelerin kapatılması halinde, özel ders alanlar ile alamayanlar arasında fark oluşacak. Üstelik dershanelerden faydalanan büyük çoğunluğun, özel ders alacak ekonomisi yok. Bu durum, eşitsizliği daha da artıracak.

  Özel dershaneye giden üniversite adayı öğrencinin, yıllık ödeme miktarını 2-3 bin lira olarak kabul edelim. Sınavı kazanan öğrencinin yüksek öğrenimdeki yıllık harcama miktarı yaklaşık 10 000 liradır. Dershaneye öğrenci vermekte zorlanan veli, esas güçlüğü, üniversitenin okunması sırasında yaşamaktadır. Bu durumda, memur, dar gelirli çiftçi ve küçük esnafın çocuklarının üniversite okumasına, “karşılıksız devlet desteği” çok daha önemli bir konudur. Kendi çocuklarını iş adamlarına burslu okutan siyasilerin vatandaşın yaşadığı sorunları bilmemesi mümkün mü?

  Milli Eğitim Bakanlığı vatandaşa destek vermek istiyorsa yapacağı iş çok basit. Üniversite hazırlık kurslarının ismi “Üniversite Hazırlık Okulu” olur. Ödemenin yarısı devletin yarısı da vatandaşın olur. Özel okul açılması ayrıca teşvik edilirse devlet doğal olarak kazançlı olur. Adı da çözüm olur.

                                                                                       

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ