SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 25.06.2018

UYUMA


   Kapıda düşmanı olan içeride rahat uyuyamaz. Uyumamalıdır. Bir gemi yara aldığında, kaldığın oda da yara almış demektir. Bir halatın kuvveti en zayıf yeri kadardır. Sonuçta halat o noktadan kopar.
  Dağlıca Karakolu baskına uğruyor; polisimiz sokakta rahat yürüyemiyor, evine kumpas kuruluyor.
  Bu ülkenin askerine ve polisine kurşun sıkan, asker ve polisi öldürüldüğünde yüreği sızlamayan, bu devletin vatandaşı olamaz. Hiçbir kurum ve hiçbir vatandaş bu duruma seyirci kalmamalıdır. Olanları dikkatle izlemeli, yapılan yanlışları bulmaya çalışmalı, kendisine göre çözüm üretmelidir.
  Daha dün “Ergenekon” adı altında açılan davalarda, teröristlerin nasıl “Gizli Tanık” olarak dinlendiğini hatırlamalıdır.
  Türkiye Cumhuriyeti`nin 26. Genel Kurmay Başkanı`nın terör örgütü lideri olmaktan, içeride nasıl 4,5 yıl yatırıldığını hatırlamalıdır. Davaların başlangıcında, “Ben bu davanın savcısıyım” diyerek kükreyen R.T.Erdoğan`ı da hatırlamalıdır. İlerleyen dönemde “Bu kadar da olmaz. Genel Kurmay Başkanı`nın suçlu olduğuna inanmıyorum.” Dediğini de hatırlamalıdır.
  170 Yıllık polis teşkilatının temelini oluşturan Polis Kolejleri ve Polis Akademileri`nin nasıl kapatıldığını ve halen yerine yenisinin kurulmadığını hatırlayalım.  Bu arada “Ne istediler de vermedik” cümlesini de hatırlayalım. 
  Emniyetteki tasfiyelerin, büyük bir iç güvenlik zafiyeti oluşturduğu gerçeğini de görmezden gelmeyelim. 
  Potansiyel tehlike yerlerindeki komando tugaylarının geriye çekilişini, dağdaki teröristlerin, hiçbir silah bırakması olmadan, trenlerle, törenlerle karşılanmalarını hatırlayalım.
  10 Yıl, Emniyet ve Adliye`yi neredeyse teslim ettiği, kol kola yürüdüğü “Gülen Hareketi`ni” ve bu süreçte yaşananları unutma.
  Polisi okulsuz, Askeri moralsiz, dağları sahipsiz bırakan hükümetin mazeret üretme hakkı yoktur.
  7 Haziran seçimlerinden sonra da hükümet olarak çalışmaya devam eden, “erken değil tekrar seçim” diyerek 1 Kasım`da yeniden seçim kararı alan AKP iktidarının mazeret üretme hakkı yoktur.
  Her şeye rağmen, Türk-Kürt demeden kurulacak barış ortamı, doğu halkının teröristin elinden kurtarılması ile mümkündür. Polis ve jandarmanın moral, yetki ve donanımı yeniden gözden geçirilmelidir.
  Din birliği ve dil birliği içerisinde olduğumuz geniş coğrafya, doğru yönetilmezse kan gölü olma yolundadır. Aklı başında, yabancı güdümünde olmayan, vatandaşını koruyan ve kollayan bir yönetim ise Türkiye`ye “Süper Devlet” olma yolunu açacaktır. Kardeş kavgasının körüklenmesi de esas olarak, bu temele dayanmaktadır.
  Türkiye`nin daha güzel günleri görmesi için, uyuma ve unutma lüksümüz yoktur. 
   
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 867