SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 25.06.2018

Yoğurt


   Son zamanlarda el değmeden üretilen dayanıklı gıda tüketim ürünleri herkesin malumudur. Büyük marketlerde sıra sıra gördüğünüz bu ürünlerden birisi de yoğurt. İst. Üniv. Çapa Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Yavuz Dizdar bu konuda bakın ne diyor.
  “Endüstriyel yoğurt, artan kanser olaylarında ilk sırada yer alıyor. Kanser olayları giderek artarken, tartışma sonuçlarımıza göre birinci sırada yoğurt var.” Vücut dengesinin korunması açısından çok önemli bir besin maddesi olan yoğurdun endüstriyel üretimle nasıl kanser etkeni haline geldiğini hayretle izlemeye devam ediyoruz.
  “Endüstriyel yoğurt yapay bir ürün. Ekşime olmadığı gibi küflenme de oluşmuyor. Bozulmayan bu ürünler yoğurt filan değil. Son 10-15 yılda bu değişiklikler meydana geldi. Yeni yoğurt sistemi bilinçli bir şekilde Türkiye`ye dayatıldı. Bu güçler, yoğurda ilişkin ülkemizdeki yasal tebliğleri bile değiştirdi.
  “Bazı firmaların “hocam size bozulmayan yoğurt verdik daha ne istiyorsunuz?” dediklerini görüyorum” diyor. Esasen bütün mesele de burada vücudumuz bu koruma özelliği nedeniyle zarar görüyor.
  Her şeyi ile yoğurdu hayatımızdan çıkarmalı mıyız? Sorusuna ise “Kesinlikle hayatımızdan çıkarmamalıyız. Tam tersine daha çok yer açmalıyız. Ancak endüstriyel yoğurdu bırakıp yoğurdu evde yapmalıyız.”
  Şimdi çok önemli gerçeği, bir defa daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Bildiğiniz gibi bütün gıda maddeleri çok kısa sürelerde bozulur. Sıcaklık arttıkça bu durum daha da hızlandığı için buzdolaplarından faydalanırız. Her şeye rağmen gıda maddelerini oda koşullarında saklamak kolay değildir. Gıda maddelerini bozulmadan uzun süre saklamak için kullanılan maddelere(koruyucu madde) konservan madde denir. Bu maddelerin miktarı arttıkça, doğal olarak koruma özellikleri de artar. Ancak bu arada gözden kaçmaması gereken özelliğe dikkat çekmek isterim. Bu özellik bütün koruyucu maddelerin kanserojen madde olmasıdır. Buna göre koruma özelliği arttıkça kanser riski de artmaktadır.
  İşin çok kötü bir diğer tarafı da besin maddeleri içindeki koruyucu madde miktarlarının, Dünya Sağlık Örgütü standartlarında olup olmadığını gösterir laboratuar, Ankara dışında mevcut değildir. Ankara`daki Merkez Hıfzısıhha Enstitüsü`nün de piyasadaki denetim yükünü beklenen düzeyde karşılaması mümkün görünmemektedir. İşte kanser riskinin artmasının gerisindeki gerçeklerden birisi de budur.
  En iyisi siz gıda maddelerini mevsimlerine göre tüketin. Yoğurt yapımında ise günlük taze sütü ev ortamında mayalamaktan daha güzel bir yol yok. 
                                                                              
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1158