SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.09.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • İZNİK’İN KAÇ KAPISI VAR?...

İZNİK’İN KAÇ KAPISI VAR?...

ANILARLA ATATÜRK

   Atatürk, 5 Temmuz 1936’da Yalova’dan Bursa’ya geçerken İznik’e uğramıştı. Yanında Celal Bayar, Afet Hanım ve daha bir çok arkadaşları vardı.

   İznik Belediye bahçesinde uzun bir masanın etrafında toplananlar, O’nu dinliyorlardı. Afet Hanım İznik’i gezmek için Atatürk’ten izin alarak ayrılmak istedi. Atatürk, herkesçe malum olan tarih bilgisine dayanmış olacak ki, şöyle diyor:

    -Hay hay, gidebilirsiniz, fakat unutmamalı ki, asıl İznik’i göremeyeceksin.  Çünkü o, toprağın altındadır.

    Afet Hanım ayrıldıktan sonra Atatürk, masasında oturanlara şöyle bir soru soruyor:

    -İznik’in etrafının çevreleyen surların kaç kapısı vardır? Bu sorunun yanıtını İznik tarihini iyi

bildiğini sanan bir İznik’li veriyor:

    -Üç kapısı var efendim. Bulunduğum yerin doğusundaki kapı, kuzeyindeki Yenişehir kapısı, Güneyindeki İstanbul kapısı, diye bilinir.

     Ata:

     -Hayır, diyor, dört kapısı olacak, İznik Türkler tarafından ilk zaptında Kılıç Aslan’ın girdiği batı kapısı nerede?

      -Böyle bir kapı bilmiyoruz efendim.

      Atatürk bir süre sustu, canı sıkılmışa benziyordu. Nihayet konuyu değiştirdi. Aradan seneler geçti. Biriken suları İznik gölüne akıtmak için yol açmaya  uğraşan işçiler,  bir noktada suların kendiliğinden boşluk bularak akmakta olduğunu hayretle gördüler ve ilgililere bildirdiler. Kazıya devam olununca, bunun bir kapı, hem de tam teşkilatlı   kurşunlu bir kapı olduğunu meydana çıkarıyorlar.  Atatürk’ün Bahsettiği batı kapısı bulunmuştur.

 

Kaynak: Mine Selimbeyoğlu(Anılarla Atatürk) Cemal Kutay-“Atatürk Bugün Olsaydı” adlı kitaptan alıntı. S:12

 

                    

                                            AĞAÇ BUDAMA

 

    Ağaç bakımından çok fazla anladığımı söyleyemem, ancak güzellik, estetik ve çevre kavramlarını birazcık bildiğimi zannediyorum.  Şehrimizin çeşitli yerlerinde Karasu Belediyesi’nin diktiği ağaçların, bahar gelmeden budandıkların gördüm. Şehrimizin güzellikleri olan bu  ağaçların budamasında,  fazla ileri gidildiğini düşünüyorum.  Zira güzelim ağaçlarımız sanki elbisesi üzerinden  çıkartılmış, çırılçıplak kalmışlar ve bizlerden utanıyor gibi duruyorlar. Ağaç bakımında, budama elbette ki gereklidir, ama dozunda olmalı. Güzellik, estetik ve çevre ile uyumluluğu özenle gözetilmelidir

   Ağacın dökülen yapraklarını da çöp olarak görmüyorum. Yetkililerin daha özenli olmaları dileğiyle 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 247