SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 23.10.2018

İDARE EDENLERİN YÜZLERİ

ANILARLA ATATÜRK

           1937 Sonbaharı’ndaki  son doğu illeri seyahatinde Pertek’te, karşılanmaya sıralanmış ilkokul çocuklarının yüzlerindeki çıban izleri  dikkatini çekti ve sebebini sordu. Kazada bir süredir hükümet doktoru yoktu. İl Sağlık Müdürü, bir çeşit sivrisineğin ciltdeki tahribi olduğu cevabını verince sordu.

            “- Ne demek bir nevi sivrisinek? Tahlili yaptırılmadı mı? Mücadele edilmedi mi? Valinin, kumandanın, öteki hükümet erkanının yüzlerine baktı. Yerli memurların dışındakilerde böylesine izler yoktu!  Üzerine gitti olayın ve bir savunma çaresi olarak vali dedi ki:”- Yaz mevsiminde cibinliklerle korunulmaktadır. Bir de haşere öldürücü ilaçlarla…”

            Sordu:

            “- Ya cibinlik kuramayanlarla ilaç bulamayan veya alamayanlar ne oluyor? Benim bu gördüklerim anlaşılan bu  çaresizlikten olacak.”

             Ve, seyahate iştirak etmiş, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Dr. Hulusi Alataş’a döndü:

              “- Ankara’daki Enstitüde bu mahlukun tahlilini yaptırın ve burasını sıtma mücadele sahasına alın…”

               Bahsettiği Rokfeller Federasyonu’nun kurduğu ve daha sonra adı Refik Saydam Sıhhat Enstitüsü olan araştırma merkeziydi.

                Bakan o gün Ankara’ya döndü. Yanında canlısı-cansızı bölgenin ünlü sivrisineklerinden bir koli ile!...

                Ve. yine beraberinde olan İçişlerİ bakanı Şükrü kaya’ya:

                “- Ne ibretli değil mi? Bu sivri sinekler idare edenlere değil de edilenlere musallat oluyorlar!… demişti.

                  Olayı anlatan Şükrü Kaya :

                 “- Millet ile alakalı oldu mu sitemi, her zaman olduğu gibi nazik, ama tokattan ağırdı…” dedi.

 

                                                           ATATÜRK ÇOK OKURDU

 

                  Başkomutanlık Karargahında görevli Binbaşı Mahmut Bey anılarında şöyle anlatır:

                  21 Ağustos 1922. Bugün Akşehir’deyiz. Akşamki toplantı, Büyük Taarruz gününün tarihiyle sonuçlandı. Toplantı sırasında zorluk çıkaranlara Atatürk kısa  ve net cevaplar verdi.

-          Bu taarruza inancı olmayanlar istifa etsin. Tüm sorumluluğu üstüme alıyorum, dedi. Taarruz

 günü yaklaşıyordu.  Mustafa Kemal odasından hiç çıkmıyordu. Çalıkuşu romanını okuyordu. Büyük savaşın  öncesinde, zihnini dinlendirmek için  yüreğini inanç doldurmak için…

                  Romanı bitirdikten sonra büyük bir keyifle odasından çıktı. Bir fincan kahve içti.

                  Büyük bir inançla, güvenle emrini verdi:

-          Ordular İlk hedefiniz  Akdeniz’dir. İler!..

Okumak, çok okumak insana güç verir. Ufkunu açar. Sıkıntılı günlerde, kitap okumakla zihnini dinlendiren Mustafa Kemal’in davranışı bizlere örnek olmalıdır.                    

 

Kaynak: Mine Seilmbeyoğlu(Anılarla Atatürk) s:13-16

 

 

        Ben nişasta bazlı şeker yemek istemiyorum.  Şeker Fabrikalarımızı satamazsınız. Biz çok gördük özelleştirilen kamu fabrikalarının ne halde getirildiklerini, özelleştirmeye  milletin rızası yoktur. 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 167