SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 24.06.2018

Çünkü hayat musikidir

ANILARLA ATATÜRK

        Atatürk,  toplumlardaki değişim ve yenileşme için müziğin önemini fark etmiş ve müziğe gereken önemi vermiştir.

        Atatürk, güzel sanatlar içinden müziğe verdiği önemi, konuşmalarında da dile getirmiştir. Bu konuşmalarından birinde “bir ulusun mûsiki eğitimine önem verilmezse, o ulusu ilerletmenin mümkün olmayacağını” söylemiştir.

       Atatürk, bir başka konuşmasında, “Müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve her şeyidir.” demiştir.

       Atatürk, müziğin toplum hayatında çok önemli bir yeri olduğunu ise “ Hayatta müzik lazım değildir. Çünkü hayat mûsikidir. Müzik ile ilgili olmayan varlık insan değildir. Eğer söz konusu olan hayat insan hayatı ise, müzik mutlaka vardır. Müziksiz hayat zaten mevcut olmaz.”

      Atatürk; “Her milletin kendisine özgü gelenek, kendine göre milli özellikleri vardır. Hiçbir millet diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır…  Milli müziğimizi, modern teknik içinde yükseltme çalışmalarına, daha çok emek verilecektir. Dünyanın her türlü ilminden, buluşundan, gelişmesinden istifade edelim, lâkin unutmayalım, asıl temeli kendi çizdiğimizden çıkarmak mecburiyetindeyiz.”

      Atatürk yaptığı Türk müzik çalışmalarını kısaca; “Türk müziğini kendisine özgü geleneksel yapısı içinde, üslup ve biçim özelliği değiştirilmeden geliştirilmeli ve çağdaş bir yapıya kavuşturulmalı” sözleri ile anlatmış ve ulusal müziğimizin özünü koruyarak geliştirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

 Kaynak: A. İlhan Gülek (Çünkü hayat  Mûsikidir.) s:8

Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim

Ben hayatta en çok babamı sevdim

Karaçalılar gibi yerden bitme bir çocuk

Çarpık bacaklarıyla ha düştü ha düşecek

Nasıl koşarsa ardından bir devin

 

O çapkın babamı ben öyle sevdim

Bilmezdi ki oturduğumuz semti

Geldi mi de gidici hep, hep acele işi

Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi

Atlastan bakardım nereye gitti

Öyle öyle ezber ettim gurbeti

 

Sevinçten uçardım hasta oldum mu,

Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul`a

Bir helallaşmak ister elbet, diğilmi oğluyla!

Tifoyken başardım bu aşk oyununu,

Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu,

 

En son teftişine çıkana değin

Koştururken ardından o uçmaktaki devin,

Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için

Açıldı nefesim, fikrim, can evim

Hayatta ben en çok babamı sevdim.

 

Karasu caddelerindeki, budanan ağaçlar, çırılçıplaklığı ile hem üşüyor hem de hala bizden utanmaya devam ediyorlar.

 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 66