Günaydın beyler, yeni mi uyandınız?

   Karasu Denizköy Mahallesi Yörüklerinin yarıdan fazlası ailecek yurt dışında gurbetçidir. Yaz tatiline cüzdanı Euro ile dolu gelirler ve bahçelerine yeni bir ev yaptırmak için müteahhidin kapısını çalarlar. Pazarlığını yapar ve yarı parasını nakit verirler. Tek şartları dış cephenin Yörük yeşiline boyanmasıdır.

   İnşaat biter, yüklenici gurbetçiyi telefonla arayıp müjdeyi verir. Evin çok güzel olduğunu ballandırarak anlatır ki, geriye kalan paranın havalesi yapılsın. Önce para ardından ev sahibi gelir; dış cephe arzulanan yeşil renklidir ama iç donanımındaki eksiklikler saymakla bitmez.

   Müteahhidin mazereti, malzeme ve işçilikteki fiyat artışlarının taahhüt edilen paraya karşılık gelmediği şeklinde olur.

UNCUOĞLU NE DİYOR?

   Eksik olmasınlar, iktidar ileri gelenlerinin Karasu-Arifiye demiryolunu anlatış biçimi de buna benziyor. 320 bin lira ödeneği trilyon olarak telaffuz ediyorlar ki, halk miktarın yüksekliğine kapılıp hipnozla girsin.

   Kimin parasıdır bu 320 milyon lira? Ve altyapının tümü için verilen bu para tükendiği halde iş neden yarım kalmıştır? Bu soruları sorduğunuzda diller pelteleşiyor, dudaklar kuruyor.

   Üç aydır sorduğum soruyu Cumartesi günkü Ak Parti Karasu İlçe Divanı Toplantısı'nda da yineledim. Yanıt Milletvekili Ali İhsan Yavuz'dan değil, İl Başkanı Recep Uncuoğlu'ndan geldi. Tekrarları çıkararak aynen aktarıyorum:

   “Bu gün demiryolu inşaatı ile ilgili başlayan altyapı projesi özellikle belirli kesimdeki zemin iyileştirmelerinin öngörülenden çok daha maliyetli olması, oralarda mini kazık, fora kazık ve birtakım beton enjeksiyonlar sistemiyle iyileştirmeler yapılmasını; bunun da sahada tekrar tekrar incelemelerle ortaya konulmasını gerektirdi.

   Proje bu nedenlerle öngörülen maliyetin üzerine çıktı. Bu konuyla ilgili DLH uzmanları inceleme yapıyor. Projede bundan sonraki güzergâh üzerinde yer alan sanat yapıları, viyadükler, zemin iyileştirmeler gözden geçiriliyor.

   Demiryolu toprağı kaldırıp taş sererek ve travers döşeyerek yapılmaz. Demiryolu güzergâhı zeminini tekrar tekrar analiz etmek lâzım. Bu yüzden o bölgedeki zeminle alakalı iyileştirme çalışmaları ilk keşifteki ödenek miktarının erken tükenmesine sebebiyet vermiştir.

   DLH da birinci keşif miktarının kalan kısmının yeniden hesaplanmasını öngörerek birinci keşif miktarında revizyona gidip projeyi devam ettirecektir.”

NE ANLADINIZ?

   Bu açıklamanın açıklanmaya ihtiyacı var!

   Boğazın altından tüple yol yapan Türkiye'nin, Söğütlü bataklığına saplanıp kalmasının mantıklı bir izahı olmalı.

   Zemin iyileştirmeleri neden öngörülenden daha maliyetli olmuş?

   Güzergâhta günümüz teknolojisi kullanılarak zemin etüdü çalışması yapılmamış mı? 

   Sayın İl Başkanı'nın DLH, fora kazık, enjeksiyon, viyadük, sanat yapıları gibi halkın yabancı olduğu terimlerle soslu açıklaması sorduğumuz soruların yanıtı değil.

   Projeye esas olan saha çalışmalarında nereden fora kazıkla geçileceği, nerelerde kaya dolgu yapılacağı tek tek tespit edilmiş. Maliyetler ona göre belirlenmiş. Karasu girişine viyadük de yapıldı, enjeksiyonlu fora kazık da…

   Demek ki projenin bir eksiği yok.

   Kimse kimseyi kandırmaya kalkmasın.  Bu ihaleye başka büyük firmalar da katıldı. 400'den başlayıp 700 milyona kadar teklif verenler var. 700 milyon maliyet diyen de hesap yapıyor, 320 milyon diyen de…

   İki teklif arasında bu kadar astronomik fark nasıl görmezden gelinmiş?

   İş yarıda kaldığına göre 320 milyon lira daha lazım.

   Devlet halkın milyonlarıyla yeşil boyalı Yörük evi mi yaptırıyor, demiryolu mu?

   Bilelim!

   NOT: Bu yazım Karasu Haber Gazetesi ile o dönemde Sezai Matur’un başında bulunduğu Sakarya Yenihaber Gazetesi’nde ‘Yeşil boyalı Yörük evi ve demiryolu hattı’ başlığıyla 10 Nisan 2013 tarihinde yayınlandı.

   Aradan tam 2 bin 631 gün geçti. Yani 7 yıl 21 gün… Sorularıma hiçbir yerden yanıt alamadım.

   Geçen bunca zamana karşı bu gerçeğe sessiz kalanlar şimdi altyapının yüzde 20’sini yarım yamalak tamamlayabilmiş firmaya bunun karşılığı olarak 73 milyon yerine 825 milyon lira ödendiğinin haberlerini yapıyorlar. Kimileri ise görmezden, duymazdan geliyor. (Zamanında gündeme getirenleri ayrı tutuyorum)

   Günaydın beyler günaydın. Atı alan Üsküdar’ı geçeli çok oldu, yeni mi uyandınız?

  

YORUM EKLE