Belediye Başkanı Sarı: ‘Duvar bahanesiyle adeta linç edildik!’

Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı’dan, görevde ikinci yılın doldurması nedeniyle bir söyleşi gerçekleştirmek için (sahile duvar çekme tartışması başlamadan birkaç gün önce) randevu istemiştik. Karasu Haber yazarı İnş. Müh. Adnan Yıldız’la birlikte 2 Nisan Cuma günü Başkan’la makamında buluştuk. 1,5 saati aşan görüşme sırasında önce sahil projesinin parçası olarak örülen ve sosyal medyanın gündemine yerleşen duvarla başladık. Ardından sahildeki bu projeye doğrudan ilişkili 675’lik arsalar sorunu, altyapı, asfalt çalışmaları, imar, kentsel dönüşüm, turizm ve kanal projesi, lunapark gibi merak edilen konularda sorular yönelttik.

Belediye Başkanı Sarı: ‘Duvar bahanesiyle adeta linç edildik!’

Başkan Sarı’ya yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:

-Sahile duvar için gösterilen tepkiler konusunda değerlendirmeniz nedir?

Duvar konusunda kopartılan fırtınanın kasıtlı olduğunu düşünüyorum. Bizim insanlarımız gördüklerine âşık veya tam tersine düşman olurlar; ardında ne olduğunu pek dikkate almazlar. Kitap okumayı, araştırmayı, ince düşünmeyi sevmiyoruz. Olaylar şartlanmışlık durumuyla veya birilerinin güdülemesi ile analiz ediliyor. Aslında buna linç ediyorlar desek daha doğru olur.

İki yılda boyumuzu aşan birçok işe ve projeye imza attık. Aslında görevi devraldığımızda Karasu Belediyesi’nin durumunun ne olduğu herkesin malumu... Maaş ödenemiyordu ve müfettişlerin tespitlerine göre toplamda 141 milyon borcu olan, yerlerde sürünen, artık insanların ümidini kestiği, itibarı sıfırlanmış bir yerden aldık belediyeyi. Geldiğimiz noktaya şükrediyoruz. Birçok iyi iş yaptık. Yaptığımız ve kazma vurduğumuz her iş ilk başta eleştirildi. Bir tane eleştirilmeyen iş görmedim. Nihayetine erdikten sonra çok güzel oldu, gerekliydi dediler. Bağıran-çağıran, yolumuzu kesen, duvarımız yıkılmasın deyip araya adam koymaya çalışan, kamyonun-kepçenin önüne arabasını çeken insanlar şimdi kendi evlerinin önüyle ilgili ‘bu daha doğru, güzel oldu’ diyorlar. Bahçelerinden bir kısım fedakârlık yaptılar ama kendi evleri değerlendi. Mesela evlerinin, villalarının fiyatları iki katına çıktı. Dediğim gibi, şartlanarak karşılığı olmayan fedakârlıklar yaptıklarını zannediyorlar.

‘BİLİME VE TEKNİĞE SAYGI DUYULMALI’

-Sahil Projesi baştan kabul görmüştü ama…

Yine kabul görecek. Eleştiriler insanların teknik bilmemesinden kaynaklanıyor. Ben de bilmiyorum açıkçası, yavaş yavaş öğreniyoruz. Önemli olan bilime ve tekniğe açık olup saygı duymak. Bizim coğrafyamız bir Ege, Akdeniz coğrafyası değil. Özellikle Akçakoca coğrafyası hiç değil. Bizde denizin bittiği yerden hemen dağlar yükselmiyor. Bir seviyede düz gidiyor hatta bazı yerlerde deniz seviyesinin altında yerler de var. Bir başka şey daha var. Çocukluğumdan bilirim. Denize ulaşmadan önce kum tepeleri vardı. Yani deniz doğal seleksiyonla kendi kıyısını oluşturmuştu. Üstündeki bitkiler de kumun fırtına nedeniyle geri plana akışını engelliyordu. Kum tepelerinin hemen arkasına deniz koduna sıfır ev yaptınız. Sonra dediniz ki kum tepeleri manzaramızı kapatıyor. Zemin katta yemek sonrası kahvemi içerken denizi görmek istiyorum dediniz. Burası Ege, Akdeniz değil. Her coğrafyanın kendine has bir şekli var. Bu istekler, kum tepeleri seviyesinde ev yaptığınızda yerine gelebilirdi. Sonra kum tepelerini yok ettik. Değişik ihtiyaçlarda kullanıldı ve kalanı dağıtıldı. Doğal olarak büyük fırtınalarda deniz kıyıyı bastı. Büyük bir felaket oluştu.

-Peki, duvar çözüm olacak mı?

Bunu nasıl telafi edebiliriz diye düşündük. Ya o doğal seleksiyonu tekrar inşa edeceksiniz veya bir set çekeceksiniz. Dolayısıyla duvar yüksekliği doğru. Onda hiçbir şüphe yok. Biz bunu hesaplayarak yaptık. Dedik ki, duvar bir kısmını engeller, bu da yetmezse üstüne 50-60 cm’lik bir kum tutucu koyarız. Ama iş başlar başlamaz birileri kamerayla duvarın alt boyutundan çekerek sanki orada üç metrelik bir duvar yapılmış gibi, dolgu seviyesini, kaldırım yükseltisini hesap etmeden paylaşımda bulundu. Biz orayı kazımışız. Dolgu ve üstüne asfalt yapılacak. Kalıyor size yürüyüş yolunda 65 cm’lik bir duvar. Araba yolunda da 85 cm. Bu güne kadar arabayla gezerken denizi zaten göremiyordunuz.

-Denizin görünmesi şart mı?

Değil. Oradaki duvarı yıkmamızdaki sebep, projeye daha uygun, daha estetik bir görünüm kazandırma düşüncesidir. Şimdi 15-20 cm daha kısaltıp yeniden yapacağız duvarı. Yani duvar yüksekliği 65 cm değil, 50 cm olacak. Diğer taraftan, o duvar projenin bir parçası. Oradaki platformu üzerine oturtacağız. Projede gözüküyor zaten.

-Projeyi kamuoyuna ayrıntılı şekilde açıklayabildiniz mi?

Geçmişte benzer şeyleri yaşadık. Altyapıya harcanan parayı ‘100 milyonu yeraltına gömdünüz’ diye eleştirdiler. Maalesef cahilce bir hafıza var. Kanalizasyon, yağmursuyu hatları, elektrik ve telefon hatlarının yeraltına inmesi, doğalgaz hatları döşenmesi… Bunlar için harcanan parayı toprağa gömmüş olmuyorsunuz, şehrin altyapısını inşa ediyorsunuz. Kanalizasyon şebekesi olmayan bir Karasu düşünebiliyor musunuz?

-O itirafı belediye başkanı yapmıştı. Yeraltına 100 trilyon gömdük şeklinde…

Doğru söylemiş. Yeraltına yapmadığınız o sistem yer üstünde çeşitli sıkıntılara sebep olur. Karasu’da yerleşimin çoğunluğu katı atık ve yağmur suları akışının zor olduğu bir yerde. Dolayısıyla altyapısı zor ve pahalı. Akış cazibeyle olmayınca pahalı bir sistem olan motorla deşarjı kullanacaksınız. Başka çareniz yok. Çünkü her tarafı imara açmışsınız. Kanalizasyon şebekesi olmayan bir Karasu düşünebiliyor musunuz?

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI NEYE TEPKİ GÖSTERDİ?

-Proje ne zaman bitecek? 675’lik arsalar sorunu ne olacak?

Sahil projesini Haziran sonuna yetiştirmeye çalışıyoruz. Zaten projenin 2,5 km’lik kısmını yapıyoruz; Akkum’dan 32 Evler’e kadar. Buna bağlı olarak 675’lik arsaların çözümü de el attık. Pazartesi bakanlığa gidip ilgili genel müdürle görüşeceğiz. Daha önce dronla sahili görüntüleyip Çevre ve Şehircilik Bakanı’na sunmuştum. Bakan Bey görüntüyü izleyince ‘Bu sahilin hali ne?’ diye sordu. Alanda özel mülkiyet bulunduğunu ve bazı yapıların ruhsatlı, diğerlerinin de yapı kayıt belgeli olduğunu aktardım. Ayrıca yapı kayıt belgeleriyle ilgili kendilerine dava açtığımı hatırlattım. Şaşırdı tabi, ardından ‘Derhal bunları buradan kaldırın’ dedi. Genel Müdüre 675 konusundaki sorunu çözmesi ve yapıları tahliye etmesi için talimat verdi.

-Nasıl olacak bu?

Genel Müdürle görüştük. Kendileri bir sistem ve yöntem arayacaklar, biz de çözüm önerimizi sunacağız. Biz Denizköy tarafında Hazine arazilerinin bir bölümünde sahildekine benzer parseller oluşturup, altyapısını ve imarını tamamlayarak takas yolu önereceğiz. Vatandaş razı olmazsa kamulaştırmaya gidileceğiz. Genel Müdüre bu öneriyle gideceğiz.

‘İMARSIZ YAPILAŞMAYA İZİN VEREMEYİZ’

-Camitepe’den Kuyumculu’ya kadar sahil mahallelerinde yoğun yapılaşma talebi olduğu söyleniyor.

Bu konuyu Büyükşehir’le görüştük. Biz yüzde 40’lık yapılaşmaya karşıyız. Ruhsat da vermiyoruz. Planlar yapılacak, ondan sonra. Ekrem Başkan’a siz yapın veya yetkiyi bize verin biz yapalım dedim. Olmadı bakanlıkla görüşüp biz yapıp imzaya sunacağız. Çünkü talep var. Karasu artık kabına sığan bir şehir değil. Merkezde yer kalmadı.

-Projelerin bekletildiği yakınmaları var.

Hayır, öyle bir şey yok. Eksik belge sunuluyor, gecikme ondandır. Şimdi imarda sistemi değiştireceğiz. Artık belgeler elden değil sistem üzerinden internet yoluyla gönderilecek.

-Yapılaşmanın yoğunlaştığı bazı bölgelerde, özellikle TOKİ Küçükboğaz arasında yol ve altyapı sorunları için ne düşünüyorsunuz?

Geçmişin bakiyesi ile müteahhitlerin bu hızına belediye yetişemez. Mantar gibi konut üretiliyor. Bu sistemsizlik, düzensizlik, disiplinsizlik geçişin bize kötü mirasıdır. Üç ayda inşaatı dik. Camını çerçevesini tak. Sonra da satarken vatandaşa Paris gibi sokaklar olacağını vadet. Havaalanı, uçak, gemi vadet. Sattıktan sonra da sahip çıkmayın  ‘bana ne’ de. Yok böyle yağma! Karasu’nun hali ortada, belediyenin imkânları da belli. Burada herkes taşın altına elini koymadıktan sonra ceremesini vatandaş çeker. Dediğiniz bölgede SASKİ’nin yapması gereken altyapı var mı? Yok! Hangi yolu yapacaksınız oraya, ayaklarımızın üzerinde zor duruyoruz. Ana caddeyi asfaltlıyoruz, sosyal medyadan sokak numarası paylaşıp asfalt istiyorlar.

-Duvar yerine yol yapılabilir deniliyor.

O söylem bir vizyonsuzluk. Ana caddeleri bitirmeden ara sokaklara kısa vadede girmemiz mümkün değil. Karasu’da 1.500 sokak var. Önceliği 1,5 km’lik ana cadde yerine 50 metrelik sokağa vermemiz isteniyor. Arabanla veya yürüyerek 50 metre git, ne olur? Merkeze gelene kadar çiğnediğin yolu düşün. Evin temelini kurmadan direk üstüne oda yapmaya çalışıyorsun. Birey olarak ayağınızın ucuna bakabilirsiniz. Belediye olarak uzağa bakmak durumundayız. Tersi olursa ayrıntıda boğulursunuz.

-Kendinize çizdiğiniz hizmet haritasını ve prensiplerinizi kamuoyuna yeteri kadar duyurabildiniz mi? Basınla bu konuda diyaloğa kapalı bir görüntü vermiyor musunuz?

Basın genellikle bardağın boş tarafına bakıyor. Basınla bir araya geldiğimde ilçe menfaatlerinin gözetilmesi anlamında düşüncelerimi iletmişimdir. Kötü haberden bir kazancın olmaz. Sadece bireysel olarak bir çıkarın olur. Ama pek destek alamadık. Duvar meselesinde paylaşımlara bakıyorum. Çoğunluğu Karasu’da oturmayan vatandaşlar. Görüşlere saygılıyız tabi. Ama 40-50 bin liraya yazlık alıp Karasu’dan bir Antalya beklemek doğru mu? Güneş olmadığı zamanlarda kabahati belediyeye yükleyen bir profil oluştu. Paylaşımlar çoğunlukla onlara ait. Halbuki mülkiyet sahipleri arsasını çitle çevirse kimse denize giremeyecek. Bunu bilmiyor.

‘BÖYLE TATİL HİÇBİR YERDE YOK!’

Alacaksın şemsiyeni, şezlongunu, havlunu kuma sereceksin. Yiyip, içip, güneşlenip, denize girip ardından da çöpünü bırakarak çekip gideceksin. Karasu haricinde Türkiye’nin neresinde böyle bir şey var? Hangi turizm bölgesinde böyle bedava bir yaşam var? Gelenler açısından da bir alışkanlığa dönüşmüş. Bunu devam ettirmeye çalışıyorlar. Biz de buna uyum sağlamaya çalışıyoruz. Belediye ve tüm kurumlar olarak yaz aylarında bunun altından kalkmaya çalışıyoruz. Hastanede hasta sayısının 900 küsur olduğu günleri gördüm. Yazın Araştırma Hastanesi ile yarışıyor. Ben istiyorum ki, yazın gelen 500-600 bin nüfustan yararlanalım ve kışım yaptığımız imalatlara katkısı olsun. Biz turizmi kaliteli bir işe çevirememişiz. Bu kaliteyi yakalayabilmek için sahildeki proje lazım.

-Kentsel dönüşüm için arazi tahsisi aldığınızı açıkladınız.

O konu yanlış anlaşılmasın. 208 dönüm arazi kazandırdık belediyeye. Taktiğimiz oraya yerleştirme değil. Depremde hasara uğrayan ve yıkılabilecek binaları tespit ediyoruz. Şu anda 6-7 bina var. Önce tebligat gönderip mülkiyet sahiplerinin analizini yaptırmalarını istiyoruz. Süresi içinde yaptırılmazsa biz yaptıracağız. Bunlar birer maliyet. Raporlar bakanlığa, oradan tapuya geliyor ve binalara satılamaz şerhi konuluyor. Sonra tahliye ve yıkım süreci başlıyor. Mülkiyet sahipleri kendi aralarında uzlaşamazsa ya belediye ya da bakanlık satın alıyor. O arazilerin parasını burada kullanmayı düşünüyoruz. 2 bina yakında yıkılacak.

-Kanal projesi hangi aşamada?

İl Müdürü aradı, 15 Nisan’da inşallah malzemeleri indiriyorlar. Öncelikle kanal Küçükboğaz’a bağlanacak. Ardından sırasıyla ıslah ve motopomplara sıra gelecek.

Lunapark için ne düşünüyorsunuz?

O arazi sosyal donatı alanı olarak projelendirildi. Lunapark da kendisine yeni bir yer bulacak artık. Biz tersane alanını önerdik.

Güncelleme Tarihi: 05 Nisan 2021, 13:18

Cihan Ersöz

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali Hikmet Karabulut
Ali Hikmet Karabulut - 1 hafta Önce

Başkanım çalışmalarınızı çok beğeniyor başarılarının devamını diliyorum,yapılan duvarı birkaç kişi tenkit etti diye keşke yıkmasaydınız... çünkü eleştirenlerin çoğu sahilin eski halini bilmedikleri için söyleniyorlar ama olsun yinede güzel oluyor,durmak yok yola devam inşAllah...

Cengiz Kuçhan
Cengiz Kuçhan - 1 hafta Önce

Sayın Başkana bendende bir kaç soru;
1.İller Bankasından İspiroğlu zamanında afet ile ilgili alınan Krediye karşı ise, İlçe Başkanı iken neden gurup kararı aldırıp kredinin çekilmesine engel olmadı?
2.İspiroğlunun aldığı kredinin büyük kısmı afet olduğu için HİBE' ye dönecek iken, hangi Ak partili genel başkan yardımcısı ile ilçe başkanı olarak Ankaraya gidip bu hibeyi neden engelledi?
3.Ak partili genel başkan yardımcısı ile ilçe başkanı olarak, Ak partili belediye başkanı olan İspiroğlunu İçişleri Bakanı ve Çevre bakanına bu ihalenin ısmarlama olduğunu iddia ederek neden şikayet etti?
4.Dönemin Çevre Bakanına yaptıkları yoğun baskı ve şikayet üzerine Çevre Bakanı tarafından ihale işlemleri ve Kredi kullanımı durduruldu. Peki Çevre Bakanının yolladığı 5 kişilik müfettiş heyetin yaptığı inceleme sonrasında, ihalede eksiklik ve hata ile yapılan işlerde firmaya bırakın fazla ödemeyi, eksik ödeme yapılmıştır raporu üzerine, Çevre Bakanı krediyi serbest bırakmış ve yapım işi devem etmiş iken, neden Belediye bu raporu Mahkemeden gizledi, bu suç değilmi?
5.İshak sarı ve o dönemin Ak partili genel başkan yardımcısı Ayhan sefer Üstün Afet olmasına rağmen yinede Belediye Meclisinin borçlanma kararını İÇİŞLERİ bakanlığına yazıp İzin başvurusunda bulunan İspiroğlunun yazısını neden engellediler?
6.İÇİŞLERİ bakanlığına yazılan borçlanma izin yazısının akibeti ne oldu?
7.İshak Sarı alınan krediyi kullanarak İspiroğlunu itibarsızlaştırmayı başardı kendisi aday oldu. Alınan kredinin vadesini ve faiz oranlarını değiştirtip vadeyi uzattı ve faiz oranı katlandı. Neden bunun yerine bu kredinin HİBE ye dönmesini ve Yağmur kanalı ile ilgili Sakarya Kanalizasyon Kurumuna kesilen alt yapı bedelini iade almaya uğraşmadı. Bu kredinin belediyeyi zarara uğratması içinmi bu işlemleri yaptı?
8.İhalenin ısmarlama kredinin birilerinin hatrına çıktığını iddia eden İshak sarı Ak partiye ve Karasuya bu yaptıkları ile ihanet etmiş olmadı mı?
9.Geçtiğimiz günlerde Belediyenin 2020 yılı ihalelerine yönelik paylaşım yaptım, İspiroğlunu suçlayan zihniyetin yaptığı tüm ihalelerin neredeyse şaibeli olduğunu tek tek ihaleleri anlatarak gösterdim. 2019 yılında da yapılan ihalelerde aynı durumlar söz konusu. Madem Belediyeyi ve Karasuyu bu kadar düşünüyor İshak Sarı kendi yaptığı ihaleler ile ilgili soruşturma başlattımı?
10.İspiroğlunun afet kapsamında aldığı krediye ak parti ilçe başkanı iken karşı çıkmayan, gurup kararı aldırmayan, ihale bitene ve işler başlayana kadar şikayet etmeyen İshak Sarı, bu ihaleyi ve krediyi kullanarak belediye başkanı oldu. Peki ishak sarı neden karşı çıkmadığı ve gurup kararı almadığı kredi ile ilgili sorumlu tutulmuyor?
11.Organize bir şekilde o dönemin Ak parti genel başkan yardımcısı ile beraber hareket etmiş ve İspiroğlu ve bana itibarsızlaştırma hareketi başlatan İshak Sarı mahkemenin sadece bana ve ispiroğluna verdiği 3 yıl 4 ay hapis cezasını az görmüş ve belediye olarak en üst cezadan hapis cezası almamız için mahkemeye itirazda bulunmuştur. Hukukçu olan ishak sarı Maddi hiç bir delile dayanmayan somut hiç bir delile dayanmayan. İhale işlemleri yanlıştır diye tek kelime geçmeyen ve başarılı olduğu için ihaleye katılan firmaları iyi araştırması gerekirdi diyerek hapis cezası alan İhale komisyon başkanının cezasının en üst dereceye çıkartılmasını isterken. Madem burada belediyenin zarara uğradığını iddia ediyor neden ceza almayıp beraat edenler içinde ceza almaları için dilekçe vermedi?
Cihan hocam ben bunları sormak istedim yazdıklarımın hepsinin arkasındayım ben CHP li, İspiroğlu da Ak partili olmadığı için bu cezayı almamız için elinden geleni yapan İshak Sarı aslında kaybetti biz kazandık Ben İhale işlemleri ile ilgili olarak Savcılık ve Hakimlik makamınca işimde başarılı olduğum için cezaya çarptırıldım tabiki istinaf ve yargıtay boyutu var bu davanın ve eminim HUKUK bir yerde parasını aldı gitti dediği Cengiz Kuçhanın hakllığına karar verecektir. Çünkü ortada HUKUKİ bir hata vardır. Ortada somut hiç bir delil yoktur. İçişleri Bakanlığı kontrolörü Fatih Çaça hangi otelde kimler ile görüşmüştür HTS kayıtlarından çıkacaktır. Buradan haykırıyorum bu kredinin de bu ihalenin de kanunsuz hiç bir yeri yoktur. Bu ihaleyi ve krediyi kullanıp Belediye Başkanı olan biri vardır.

Kezban yenice sarioglu
Kezban yenice sarioglu - 1 hafta Önce

Sayin Başkan Çok güzel projelere imza atiyor. Karasu hepimizin.Eminim plajdan sonra merkez mahallelerin ara sokaklarinada sira gelecek. Ümit ediyor, çalısmalarinin devamini diliyoruz.Saygılar

SIRADAKİ HABER