Cankurtaranlar CHP’ ilçe binasına neden çıkamadı?

Uğradığın bunca haksızlığa ve aldatılmışlığa öfkelenmiş gibi görünüp bir yandan da sana bu muameleyi reva görenleri hala sorununu çözecek kadro olarak görmekte ısrar ediyorsan…

Cankurtaranlar CHP’ ilçe binasına neden çıkamadı?

Yaz sezonlarında tatilini Karadeniz sahillerinde geçirmek isteyenlerin birinci kâbusu, hırçın dalgalara ve rip akıntılarına kapılarak boğulma tehlikesidir.

Karasu turizminin tarihi, yüzlerce ailenin yüreğine, yakınlarını boğularak kaybetmenin üzüntüsünün kazındığı olayların bilgileriyle doludur.

Belediyenin kendi olanakları ölçüsünde ve sayıları ikiyi üçü geçmeyen kişiyi cankurtaran olarak görevlendirmesi bu acıların yaşanmasını bir türlü engelleyememiştir.

Bu olumsuz gelişmeye karşı en etkili önlem, 2005-2008 yılları arasında Karasu’da görev yapmış şimdi Muş valisi olan Doç. Dr. İlker Gündüzöz’ün uygulamaya koyduğu Cankurtaran Projesi’dir.

Özel eğitimden geçirilerek araç gereçle donatılmış cankurtaranlar sayesinde yaz sezonları sıfır kayıpla atlatılır olmuştur.

Bu proje zamanla diğer kıyı belediyelerine de örnek olmuş ve bu gün olduğu gibi büyükşehir belediyeleri itfaiye teşkilatlarına bağlı bir cankurtaran ordusu hizmet verir hale gelmiştir. Bu ekipler sadece sahillerde değil, çeşitli sel baskını ve tatlı sulardaki boğulma olaylarında da arama-kurtarma görevleri yapmaktadırlar.

Bütün bu olumlu seyir elbette bu projeyi ilk hayata geçirenlerle, geliştirip bu günlere taşıyan herkesin övgüyü hak ettiğini gösteriyor.

Ancak madalyonun diğer tarafını çevirdiğinizde karşınıza farklı bir tablo çıkıyor.

Bayram tatili sırasında yaşanan gelişmeler, bu alanda işlerin pek de öyle tıkırında gitmediğini gösteriyor.

Öğreniyoruz ki, işveren, 20 civarında cankurtaranın işine son vermiş. Sosyal medyaya çıkıp açıklama yapan cankurtaranların anlattıkları özetle şöyle:

“-Bize yıllardır sezon sonu itfaiye kadrosuna alınacağımız sözü veriliyor, bu söz tutulmuyor.”

“-Maaşlarımız ve fazla mesailerimizde indirime gidildi. Ardından da beğenmeyen çalışmasın denildi.”

“-Çalışma koşullarımız ağır. Fazladan mesai harcamak için insanüstü gayret göstermemiz isteniyor.”

Anlaşılacağı gibi cankurtaran ekibinde görev yapanlar mevsimlik işçi statüsünde. Görev süreleri ortalama 2,5 bilemediniz 3 ay. İşverenin takdir ettiği ücreti ve ağır çalışma koşullarını kabul etmekten başka seçenekleri yok.

Bu açıklamalara karşılık işveren tarafında ses seda yok! “Giden gitsin, kalanı bize yeter” diye düşünüyor olabilirler.

Pardon, açıklama var…

Büyükşehir Belediyesi basına “Büyükşehir’in hayat nöbetinde bayramda hiç acı yaşanmadı” başlığıyla bir açıklama göndermiş. Açıklamada Büyükşehir cankurtaranlarının bayram boyunca Kuzey sahillerinde ‘hayat’ nöbeti tuttuğu. Teyakkuz halinde olan ekiplerin, Karasu ve Kocaali sahillerinde 83 kişiyi boğulmaktan kurtarılıp can kayıplarının önüne geçildiği vurgulanmış.

Kurtarma olayının kahramanı kimler?

Herhalde maaşlarının kırpılmasına ve yıllardır verilen sözlerin tutulmamasına eyvallah diyerek göreve devam edenler olmalı!

Gelelim madalyonun üçüncü yüzüne…

Sosyal medyada canlı yayına çıkıp haklarının yendiğini…

Basının ve özellikle muhalefet partilerinin bu haksızlığa sessiz kaldığını ilan eden mağdurlara ana muhalefet partisi CHP sahip çıkmak istemiş. Kendilerine ‘Gelin görüşelim’ denilmiş.

Ertesi günü CHP ilçe merkezinin önüne giden mağdur cankurtaranlar birinci kattaki parti binasına çıkmak istememişler. Sadece işverenle tüm köprüleri attığı anlaşılan bir temsilci yukarıya çıkıp yöneticilerle görüşmüş.

Buradan iki sonuç çıkarabiliriz…

Birincisi, CHP’nin bu soruna çare olamayacağı düşüncesi… (O zaman kapısına kadar niye gittiniz?)

İkincisi, işvereni daha fazla kızdırmama düşüncesi… (Öyleyse eğer, canlı yayına neden çıktınız?)

Hangi şıkkı seçerseniz seçin, karşınıza şu tablo çıkıyor…

Artık bu ülkede hak arama cesaretini göstermek bile ilave bir cesaret gerektiriyor!

Kapalı oy kabininde tek başınayken gözünü iktidar partisinin logosuna vidalayıp diğer partilerin logolarına göz ucuyla bile bakmaya cesaret edememişsen…

Uğradığın bunca haksızlığa ve aldatılmışlığa öfkelenmiş gibi görünüp bir yandan da sana bu muameleyi reva görenleri hala sorununu çözecek kadro olarak görmekte ısrar ediyorsan…

Görüntülü canlı yayında derdini anlatıp, basının bile bulunmadığı ortamda muhalefet partisi yöneticileriyle baş başa görüşmeyi kabul edemiyorsan…

Düşürüldüğün bu acıklı durumda senin de okkalı bir payın var demektir.

Gerisi lafügüzaftır!

Güncelleme Tarihi: 26 Temmuz 2021, 18:05

Cihan Ersöz

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER