Derdiniz turizmse eğer...

Bana sorarsanız, yeni projeler gündeme getirmeden önce bunları yapmayı deneyin.

Derdiniz turizmse eğer...

Siz kuzey ilçelerinde deniz-kum-güneş eksenli turizmi geliştirmek mi istiyorsunuz?

Önce hangi gelir gruplarına hitap edeceğinize karar vereceksiniz.

Üst gelir gruplarına mı?

Orta gelirli vatandaşlara mı?

Orta-alt gelire dahil olanlara mı?

Yoksa yabancı turiste mi?

Önce bunu bir netleştirin, işiniz kolaylaşır.

Karasu 1960’lı yıllardan itibaren yerli ve yabancı tatilcilerin ilgisini çekmeye başladı. Kısa sürede el değmemiş kıyılar cazibe merkezine dönüştü.

1970-80 aralığın da Fransız ve Alman karavancıların gözde bir yeri olduğunu yaşayarak bilenlerdenim. Plajın en müstesna yeri onlara ayrılmıştı. O günün şartlarına göre elektrik, su, tuvalet ve duş hizmetleri yerli-yabancı herkese ücretsizdi.

Emin olun, yıllardır tatilini Karasu’da geçirmeyi alışkanlık haline getirmiş herkes şimdi o zamanları özlüyor.

Mustafa İsen’in Turizm Bakanlığı Müsteşarı olduğu günlerde bir proje uygulamaya konulmak istendi. Karasu, orta ve alt gelir gruplarına hitap eden bir turizm bölgesi olacaktı.

Bunun için öncelikle pansiyonculuğun ve apart otelciliğin geliştirilmesi gerekiyordu.

Bakanlık yetkilileri tanıtım için geldiler ve görev yapmanın huzuru içinde evlerine döndüler.

O proje için hazırlanmış çizimler ve raporlar ise Sakarya kıyısında Ahmet Ali’nin balık lokantasındaki uzun masaya konulduğuyla kaldı.

Siz sahillerde turizmi geliştirmek mi istiyorsunuz?

Fantastik projeler yerine gerçekçi ve uygulanabilir olanlara yönelin derim.

Öncelikle Karasu ve Kocaali sahillerinde vatandaşa belediyeler eliyle pazarlanmış ve şu anda kıyı şeridi içinde kalmış arsaları ve ruhsatlı binaları bir şekilde tasfiye edin. Artık kamulaştırma mı olur, başka yerde arsa üreterek takas mı olur, tercihe kalmıştır.

Arkasından sahillere, doğal dokuyu bozmayacak kalıcı düzenlemeler yapın. Bu projeleri, her beş yılda siyaseten gelip giden belediye yöneticilerinin keyfine bırakmayın. Bir bütünlük olsun.

Turizmi canlandırmaksa derdiniz…

Kışın kapanan, yazın personel giderlerini zar zor çıkaran otelleri vergi indirimi, faizsiz kredi gibi yollarla destekleyin. Apart ve butik otelleri ve pansiyonculuğu özendirecek teşvikler sağlayın.

Turizmde çeşitlilik olsun diyorsanız…

Sakarya ağzından Camitepe’ye kadar uzanan kumsalın geri planın doğu-batı ekseninde, toprak ve iklim şartlarının elverdiği türlerle ağaçlandırın.

Söz konusu bölgede, başta kum zambağı olmak üzere kaybolmaya yüz tutmuş endemik bitkileri koruyucu önlemler alın.

Acarlar Longozu’nun var olan yönetim planını güncelleyin. Yöre insanının da görüşlerini alarak yeni ve uygulanabilir bir yönetim uygulaması getirin.

Sakarya nehir ağzından itibaren güneydeki Tuzla Mahallesi’ndeki Karasu Kalesi’nin bulunduğu Ihlamurtepe’ye kadar olan 4 km’lik alanın nehrin her iki yakasını kapsayacak şekilde şerit halinde imar düzenlemesini acilen yapın ve bölgeyi kaçak yapılardan temizleyin. (*)

Nehirde tekne turlarını gündeme alın.

Karasu Kalesi’ni restore edin.

Unutturulan Mersin Balığı ile Kültür, Turizm ve Fındık festivallerini canlandırın.

Yaz aylarında kıyı ilçelerinin belediyelerine Hazine desteğini artırın. İç bölgelerdeki belediyelerden sahil belediyelerine başta çöp aracı olmak üzere temizlik personeli takviyesini mutlaka gündeme alın.

Turizm sezonu boyunca Karasu Devlet Hastanesi’ni her anlamda destekleyin. Doktorların ve sağlık çalışanlarının iş yüklerini hafifletin.

Yeni ve pratik projeler geliştirin. Örneğin, geçimi tarım olan yöre üreticilerini tatilcilerle buluşturun. Bunun için köylü pazarları açılmasını zorunlu kılın. Üretici hayvansal ürünleriyle sebzesini, meyvesini, süt mısırını, reçelini, pekmezini, balını ve yemeklik fındığını burada pazarlasın.

Karasu-Adapazarı yolunun yakın bir gelecekte yaz trafiğini kaldıramayacak hale geleceği ayan beyan ortada. Ya Arifiye-Karasu demiryolu hattını tamamlayın ya da karayolunun her iki yönüne birer şerit ilavesini plana aldırın.

Sahil kesiminde turizme canlılık kazandırmak mı muradınız?

Önce bunları yapın, sonra sıra off-road yarışlarına gelsin.

Lütfen şairin yolun yarısı dediği yaşı ikiye katlamış bu ağabeyinizi dinleyin…

Sakın ola, her önüne konulmuş projeye sazan gibi atlayarak getirisi-götürüsü hakkında tek bir araştırma ihtiyacı duymayıp ‘müjde’ diye duyuran bizim gibi habercilerin gazına gelmeyin.

Siz gidersiniz projeniz anında rafa kalkar. Bu kez bizim için ‘müjde’ yeni gelenin önerileri olur!

(*) Yazıyı hazırlarken Dursun Caner’in SMS mesajı geldi. İl Genel Meclisi eski üyelerinden Caner diyor ki: “Özel İdare döneminde Mekece’den Sakarya nehir ağzına kadar kıyı kenar planlaması tamamlandı. Yerel yönetimler alt planları ihmal etti.”

Cihan Ersöz

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER