Hangi gazeteye ne kadar ilan parası ödendiği açıklanamazmış!

Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı’nın bir süre önce kurum tarafından basına ödenen ilan paraları konusundaki açıklaması ile başlayan tartışma sürüyor.

Hangi gazeteye ne kadar ilan parası ödendiği açıklanamazmış!
banner189

Medyabar yazarı Safa Polat, konunun açıklığa kavuşturulması için CİMER’e yaptığı başvuru sonrası belediyeden ödemelerin hangi gazeteye yapıldığını açıklamanın mümkün olmadığı açıklaması yapıldığını söyledi. Polat köşe yazısında yüklü ödemelerin belli isimler etrafından döndüğünü belirterek “Konunun üzerine gittiğim için tehdit edildim” dedi.

Safa Polat’ın “Kuzeyde 1 milyonluk reklâm ve rant” başlıklı yazısı şöyle:

Karasu Belediyesi Mayıs ayında Facebook hesabından bir açıklama yapmıştı.

Açıklamada 2018 yılında basın kuruluşlarına 475 bin TL ödeme yapıldığı söylendi.

Bu ödemeler eski Başkan Mehmet İspiroğlu dönemine aitti.

Bu rakamı duyunca resmen şok oldum.

Bir ilçe belediyesi basın kuruluşlarına bu ödemeyi nasıl yapabilirdi?

Bu işin altında bir şeyler vardı. Belliydi.

Üstüne üstlük Karasu Belediye Başkanlığı’ndan yapılan bu sosyal medya paylaşımında isim belirtilmemiş hangi kuruluşların bu paraları aldığı ifade edilmemişti.

Önce şurada bir parantez açarak şu tanımı yapalım. Yerel yönetimler, bir kamu görevi üstlenen basın kuruluşlarını desteklemek için belli dönemlerde ilan ve reklam çalışması yaparlar. Yerel basın için bu ilanlar son derece önemlidir. Ancak bu ilanlar tüm basın kuruluşlarına eşit ve adil olarak yapılırsa doğru olur.

Karasu'da ise durum böyle değildi.

Ortada büyük bir rant vardı.

Ve adaletten ve destekten söz etmek imkânsızdı.

Ben açıklamanın yapıldığı tarihten itibaren konuyu takip ettim.

İlk olarak CİMER'e başvurdum.

Gerek köşe yazısı gerek haber gerek ise sosyal medyadan konuyu takip ettiğimizi de ifade ettik.

Engin Arapoğlu, İbrahim Bulut ve Hüseyin Cumalı gibi gazetecilerde bizim başlattığımız bu sürece destek verdi.

CİMER’e yaptığım başvuru sonucunda bana Karasu Belediyesinden verilen cevapta, bu kuruluşların açıklanması için başvurumun yazılı olarak ilgili kuruma yapılması gerektiği söylendi.

Hemen atlayıp Karasu Belediyesi’ne gittim.

24 Haziran'da 5 madde de Karasu Belediyesi’nin son 5 yıllık basın harcamalarını ve ödemelerini kimlere yapıldığını sordum.

9 Temmuz’da dilekçeme cevap geldi.

Cevapta aynen şu yazılı idi:

"4982 Sayılı Kanunun Özel Hayatın Gizliliği başlıklı 21. maddesi uyarınca kişinin izin verdiği haller saklı olmak üzere açıklanması halinde kişinin ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır”

Yani Belediye, basına ödenen bu yüksek paraların ilgili kişilerin ekonomik değerlerine haksız müdahale olabileceğini ifade etmiş.

Belediyenin o rakamları açıklamamasına dayanak olan o maddenin tamamına bakalım. O madde şöyle: “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır."

Yani özetle, özel hayatına ve haysiyetine aykırı bilgiler bu madde kapsamında açıklanmıyor.

Harika değil mi?

Belediye İspiroğlu döneminde bu basın kuruluşlarına o kadar yüksek ödemeler yapmış ki, şimdi açıklanırsa o kişilerin ekonomik değerleri sarsılacakmış.

Şimdi...

Resmi kanallardan bilgi alma hakkıma devam edeceğimi ifade edeyim.

Bu kez avukat üzerinden başvuru yaparak, kesilen resmi faturaların gizli olamayacağı konusunda Bilgi Edinme Hakkımı kullanmak üzerine girişimlerime devam edeceğim.

Ancak bunu yaparken de boş durmaya niyetim yok.

Son 1 haftadır kimdir bu basın kuruluşları diye bayağı bir araştırma yaptım.

Haber kaynaklarımı kullanarak bilgi edinmeye çalıştım.

Edindiğim her bilgi beni şoke etti.

Sıkı durun başlıyorum.

Öncelikle ifade edeyim resmi olarak cevaplar elime geçince yani Karasu Belediyesi Bilgi Edinme Başvuruma olumlu cevap verdiğinde yazımda belirttiğim rakamları kimlerin aldıklarını da açık açık yazacağım.

Şu an da elimde resmi belge değil doğru bilgi olduğu için, kimseye mahkeme yolunu açmak istemiyor ve isimleri şimdilik gizli tutuyorum.

Karasu Belediyesi’nin Mehmet İspiroğlu’nun son 5 yılında basına ödediği sadece faturalı miktar 1 milyon TL’nin üzerinde.

Kesin rakamın 1,2 milyon TL olduğu tahmin ediliyor.

Ödenen faturalar, 46 milyon TL'lik meşhur ihalenin ardından hız kazanıyor.

Tek bir basın kuruluşu birkaç yılda irili ufaklı onlarca fatura ile ciddi bir meblağ tahsil ediyor belediyeden. Üstelik bunu kendine ait farklı yayın organlarından yapıyor.

İspiroğlu'nun son döneminde aynı basın kuruluşu 200 bin TL’lik bir fatura daha kesiyor. Giderayak biraz daha alalım diyorlar yani.

Sonrasında da bir başka bir site danışmanlık adı altında yine ciddi bir miktar daha faturalandırma yapıyor.

Bu büyük ödemelerin çok yüklüce bir kısmı belli isimlerin etrafında dönüyor.

Hep aynı isimler fatura kesiyor, yüklü ödemeler hep aynı kuruluşlara yapılıyor.

Tüm bu rantlar dönerken Karasu'da bir yönetim değişikliği oluyor. Bu değişikliğin ardından eski dönemde yapılanlar herkesi şoke ediyor.

Maaş ödeyemeyen belediyenin birkaç basın kuruluşuna verdiği bu yüksek reklam ve danışmanlık ücretlerini anlamak imkânsız.

Şimdi biz bunları açıklıyoruz diye o basın kuruluşları bana saldırıya geçecek biliyorum.

Daha yakın zamanda, yine çıkarlarına ters bir şey yazdığım için sahibi olduğum reklam ajansının müşterilerine manşetlerinden saldırdılar.

Amaç belli.

Onlar vatandaşın vergileri ile dönen yerlere astronomik faturalar keserken ve operasyon yaparken biz bunu engelliyoruz diye, bizim alın terimizle çalışarak serbest piyasada faaliyet gösteren kuruluşlardan kazandığımız rızkımıza saldıracaklar.

Beni yıldırma yöntemleri bu işte...

Sonuç olarak şunları ifade etmem gerek?

"Safa Polat senin işin yok mu bunlarla uğraşıyorsun” diyebilirsiniz.

Bu kentte gazetecilerin siyasete hiza verme çalışmasına sonuna kadar karşıyım.

Kimse manşetleri ile seçilmiş siyasetçilere hiza veremez.

Kimse parti köşelerinde takılıp, "Ben istediğim adama ayar verir istediğim kişiye operasyon yaparım” diyemez.

Herkes işini yapmalı ve yapacak...

Dürüst gazeteci ve köşe yazarları son birkaç ayda bu isimlerin şehirde çevirdiği fırıldakların iyice farkına vardı ve konunun üzerine gidiyorlar.

Daha da gideceğiz.

Emin olun, ben yazdıklarımdan dolayı “Safa'yı döveceğim, indireceğim" diyen bir patron bile gördüm bu yakın zamanda.

Ama çok netim.

Kimsenin bu kenti kirletmesine, emekçilerin haklarını gasp etmesine, siyasi operasyon ile birilerine suikast yapmalarına izin veremem.

Dünyaya bakış tarzım ve ahlak anlayışım buna manidir.

Şimdilik bir virgül koyalım bu konulara.

Kimse manşetleri ile seçilmiş siyasetçilere hiza veremez.

Kimse parti köşelerinde takılıp, "Ben istediğim adama ayar verir istediğim kişiye operasyon yaparım” diyemez.

Herkes işini yapmalı ve yapacak...

Dürüst gazeteci ve köşe yazarları son birkaç ayda bu isimlerin şehirde çevirdiği fırıldakların iyice farkına vardı ve konunun üzerine gidiyorlar.

Daha da gideceğiz.

Emin olun, ben yazdıklarımdan dolayı “Safa'yı döveceğim, indireceğim" diyen bir patron bile gördüm bu yakın zamanda.

Ama çok netim.

Kimsenin bu kenti kirletmesine, emekçilerin haklarını gasp etmesine, siyasi operasyon ile birilerine suikast yapmalarına izin veremem.

Dünyaya bakış tarzım ve ahlak anlayışım buna manidir.

Şimdilik bir virgül koyalım bu konulara.

Elime yeni belgeler ve resmi evraklar gelince devam ederiz.

Cihan Ersöz

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER