Herkes mafyayı tadacaktır!

2016’DAN 2021’E 5 YIL GEÇTİ. KONUNUN TARAFLARI OLANLARIN BİR ARINMAYA İHTİYAÇLARI YOK MU? BİR VİCDAN MUHASEBESİ VE ÖZÜR DİLEME GİBİ...

Herkes mafyayı tadacaktır!

Tıpkı, musallada yatan müteveffanın son yolculuğuna uğurlanışı sırasında imamın ‘Küllü nefsin zaikatül mevt’ hatırlatmasındaki gibi.

Hele bizler gibi ‘bana ne, cebimden mi gidiyor?’ anlayışındaki insanların çoğunluğu oluşturduğu toplumlarda, işin özeti budur.

Günlerdir gözümüz ve kulağımız Reis lakaplı Sedat Peker’in video yayınlarında…

Eminim ki, mafya liderinin ağzından dökülen itirafları bu güne kadar böyle bir şeyden habersiz edasıyla izleyenlerimiz çoğunluktadır.

Mafya itiraflarının gerçek olup olmadığını aklımızın süzgecinden geçirmeden önce…

‘Acaba benzeri yolsuzluklar ve usulsüzlükler benim yaşadığım yerde de olmuş mudur?’ gibisinden bir iç sorgulama yapan var mıdır?

Hiç sanmıyorum!

Karasu küçük bir ilçe… Bir mahallede havalanan kuşun kanat sesleri en uzaktaki mahalleden duyulur.

Ama her ne hikmetse, kamuya hizmetle yükümlü bir kurumun göstere göstere mafya türü yöntemlerle soyulmasını fark edip itiraz eden ve soygunu açığa çıkarma gayretine düşen insan sayısı bir elin parmak sayısını bile bulmadı.

Bu gün aynı kurumun yönetimini kendi yandaşlarından devralan ekip…

Olaydaki sorumluluğunu göz ardı ederek “Geçmişimizi yağmaladılar” diye yeri göğü inletmekte.

“O gün siz ne iş yapıyordunuz?” diye sorulduğunda gayet sakin şekilde “Önlemeye çalıştık, ama baş edemedik. Dinen, manen, vicdanen görevimizi yapmanın huzuru içerisindeyiz” karşılığını vermekteler.

2015 yılı sonunda alınıp 2016’da kullanılan 46 milyonluk kredinin bu ilçede yaşayan çoluk-çocuk, yaşlı-gen, kadın-erkek 65 bin kişiye maliyeti faiziyle 110 milyon (trilyon) liradır.

Lüplenen 20 yıllık geleceğimizdir.

Ortada bu parayla yapılmış, hizmet ve yatırım diye tarif edilecek ve halkın yararlanabildiği hiçbir imalat da yoktur.

Karasu Belediye Meclisi’nin kredi kullanılmasına onay verdiği günlerde Karasu Haber Gazetesi’nin birinci sayfasında bir haber yayımlamış ve üstüne bir fotoğraf koymuştuk.

İddia ediyorum…

Mafya türü yolsuzluğun aktörlerini bir karede buluşturan fotoğraf odur.

Konu iki yıllık bir gecikmeyle ve değişik boyutlarıyla parça parça mahkemelere yansıdı. Deyim yerindeyse -mış gibi bir yargılama sonuçlandı. Diğerleri ötelene ötelene sürüyor…

İşte o fotoğraf nedense hiçbir zaman iddianamelere konu olmadı. İstenseydi, Karasu’ya yapılan o ziyaretin aktörlerinin o günlerdeki telefon sinyallerinin izleri sürülüp organize ilişkiler ortaya çıkarılabilirdi.

Yargılamalar da, o kredinin harcanmasında görev verilen sınırlı sayıdaki personelinin çok ötesine taşar ve tüm sorumlular açığa çıkarılabilirdi.

Bunların hiçbiri yapılmadı.

Yolsuzluk iddiamızı aslında kredinin alınma ve harcanma yöntemleri başlı başına kanıtlar nitelikteydi.

Krediye onay veren genel müdür çok geçmeden görevden alındı.

Belediye Meclisi’nde yapılan revize oylamasında iktidar partisinin meclis üyeleri deyim yerindeyse karpuz gibi ortadan ikiye bölündü.

Kredinin kullanım şekli yine iktidar partisi yönetimi ve meclis üyeleri tarafından değişik kademelerde şikâyet edildi. (Dönemin İl Başkanı’ndan oturun oturduğunuz yerde şeklinde fırça yedikleri rivayet ediliyor!)

Bütün bunların kıyısından köşesinden de olsa iddianamelerde değerlendirmeye alındığını görmedik.

Paranın harcanması sırasında hazırlanmış iş bitirme ve hak ediş ödeme belgelerinde imzası bulunan belediye personelinin müfettişe, savcıya ve mahkemeye verdikleri ifadelerde -üstü kapalı da olsa- tehdit ve zorlamayla imza attıkları şeklindeki itirafları da (personelin o davada aklanması dışında) dikkate alınmadı.

Sadece bunlar mı?

Soruşturmayı yürüten bakanlık müfettişinin raporlarına yansıyan ve resmi yazışmalarla elde edilmiş “Benzer kredi doğu ve güneydoğunun bazı ilçelerinde de aynı yöntemle kullandırılmış. Buradaki ihaleleri alanlarla Karasu’daki ihaleyi alanlar arasında irtibat var” iddiasının bile üstüne gidilmedi.

Bütün bu gelişmeler halkımızın gözü önünde oldu.

Ne yazık ki bazı il ve ilçemiz basını bu yolsuzluğu görmezden geldi. Kimileri aklamanın telaşına düştü. Kimileri kıyısından köşesinden eleştirir gibi yaptı.

2016’dan 2021’e 5 yıl geçti. Konunun tarafları olan başta basın, yeni belediye yönetimi, iktidar partisi, olayın üzerine ciddiyetle eğilmeyen ve göstermelik davranan muhalefetin bir arınmaya ihtiyacı yok mu?

Ayrıca bu soyguna bilerek veya bilmeyerek zemin hazırlayan kişiyi lider belleyip yeni bir seçime girerek halkın karşısına çıkanların hiç mi söyleyecek bir sözleri yok?

Bir özür veya pişmanlık gibi…

Sedat Peker’in yedinci videosunu beklerken bunları bir düşünen çıkar mı dersiniz?

Güncelleme Tarihi: 24 Mayıs 2021, 10:59

Cihan Ersöz

YORUM EKLE
YORUMLAR
BİRİSİ
BİRİSİ - 4 ay Önce

ALLAH UZUN ÖMÜRLER VERSİN AĞZIN BAL YESİN CİHAN AMCA NE ACI Kİ SENİN GİBİ BİR KAÇ KİŞİ HARİÇ KİMSE YAZMIYOR KONUŞMUYOR... HANİ BİR TÜRKÜ VAR YA DİYECEĞİM ÇOKTUR AMMA KALABALIK YERDESİN... RAİZ SEDOŞ UN 8. VİDEOSUNDA GÖRÜŞMEK ÜZERE

SIRADAKİ HABER