banner272

İki ölümün düşündürdükleri...

  İlçemizde, üzerinde konuşulması gereken iki ölüm tecelli etti...

İki ölümün düşündürdükleri...

                                        

  İlçemizde, üzerinde konuşulması gereken iki ölüm tecelli etti. Her ölüm üzerinde konuşulması gerekir, hele bu pandemi döneminde ama bu ölümler, kimsenin başına gelmesin diyeceğimiz cinstendi. Ama sosyal medyada hiç bir tepki görmedi. Hemen herkes, konu hakkında bilgisi olduğu halde, dost meclislerinde konuştuğu halde, yüksek sesle dile getiremedi!

  Bunlardan biri, benim de son yazımda dile getirmiş olduğum, UYUŞTURUCU illetinden sebep oldu. Birkaç gündür kayıp olan ve sevilen bir gencimiz, 32 evler mevkiinde bir evde ölmüş olarak bulundu.

  İlçemiz saygın ailelerinden birine mensup gencimiz, almış olduğu yüksek dozajlı uyuşturucu sonucu 3 gün sonra ölmüş vaziyette bulundu. Otopsiye gönderilen gencin otopsi sonucu açıklanır diye umduk ama sanırım tepkilerden korkulduğu için medyada yer bulmadı. Sevenlerine ve akrabalarına sabırlar diliyorum.

  Benim bile aile ismini vermekten çekindiğim ölüm, aslında tüm ailelerin yüksek sesle dile getirmesi, Sivil Toplum Kuruluşlarının ayağa kalkması gereken bir olay. Nedense insanlarımız, sanki ayıp bir şey olmuş gibi dile getiremiyorlar. Nerede ilçemiz yöneticileri, nerede Kaymakam, Emniyet Müdürü, Belediye Başkanı, Parti Başkanları... Bu ayıp bir ölüm değil, ayıpsa, bu ölüme sebep olanların, tedbir olmayanların ayıbı!

  Uyuşturucu denilince ilçemiz akla geliyor. Yediden yetmişe hemen her kesimden, zengin fakir demeden müptela oldukları bir illet...

  Sandım ki, önceki yazımda herkes ayağa kalkacak, benim de fikrimi alacaklar, neler biliyorsun diye... Ama herkes kulağının üstüne yattı. Beyler, bu ne ilk, ne de sonuncu olacak. Gerçek hayatta mutluluğu bulamayanlar, çok daha kolay ulaşabilecekleri sahte mutluluktan medet umacaklar. Tedbirler alınmazsa, hemen her evde bir veya birkaç uyuşturucu müptelası olacak! Sizlere uyuşturucu camia içinden bir söz ileteyim;

  "Eğer uyuşturucuyu serbest bırakacağını söyleyen bir parti olursa, seçimi kesin kazanır!"

                                                                                  ***

   Üzerinde konuşulması gereken bir diğer ölüm, Karapınar Köyünden Adnan Cici'nin ölümü... Bu arkadaşımız, İsrail'de kazandığı paralarla ilçemizde yatırımlar yapmış, ama maalesef umduğu kazancı bulamayarak tekrar İsrail'e gitmek zorunda kalmış!

  Türkiye Cumhuriyeti İsrail'den 30 yıl daha yaşlı ve tecrübeli. Daha yeni kurulan ve savaşlardan başını kaldıramayan bir İsrail, çalışanına o kadar ciddi ücretler ödüyor ki, Türkiye'deki işadamlığına denk! Sanıyorum ki, aylık 3-4 bin dolara halkımızın en az yarısı yurtdışına çalışmaya gidebilir!

  Adnan Kardeşimiz, elinde avucunda olanları bitirince ve umduğu kazancı sağlayamayınca, yeniden çalışmak üzere İsrail'e gidiyor. Çalışacağı fabrikayı gezerken, yanında kaynak tüpü patlıyor ve parçalanıyor. Biz onu "İsrail'de fabrikada patlama ve 2 işçinin ölümü" diye duyduk!  Sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.

  Temennimiz, Türkiye ekonomisinin düzelmesi ve hiçbir insanımızın gerek ekonomik sebeplerle, gerekse siyasi sebeplerle başka ülkelerde çalışmak zorunda kalmamasıdır.

Güncelleme Tarihi: 26 Kasım 2020, 12:42

Karasu Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER