Karasu'nun 'Kuzu'su!

Her bölgenin bir 'Kuzu'su olmalı. Çok şükür bizim var!

Karasu'nun 'Kuzu'su!

Koronadan öte dünyaya göç eden Anayasa Hocası Burhan Kuzu’nun marifetleri, suç örgütü lideri Sedat Peker’in ifşaatlarıyla bir bir ortaya dökülüyor.

Rahmetli ‘tek adam’ sisteminin ve dolayısıyla bunu sağlayacak Anayasa değişikliğinin baş mimarlarındandı. Üstelik üniversite hocalığı yıllarında başkanlık sistemine karşı olduğu bilindiği halde…

Külliyeden arama yapıldığı baskısıyla hâkimleri, savcıları yönlendirip uluslararası tescili olan bir uyuşturucu tacirini serbest bıraktırmak…

Kanlı bıçaklı olmuş iki çete liderinden önce birine sonra fikir değiştirip diğerine destek çıkmak… Ardından bu ikilinin oyuncağı olmak…

Ve daha niceleri…

Kuzu Hoca’ya yöneltilen iddiaları buraya sıralasam, asıl anlatmak istediğim konuya yer kalmaz.

Geçelim…

Bu dalavereler belirli bir komisyon karşılığı gerçekleşiyor ve çantalara istiflenmiş milyon dolarlar elden ele aktarılıyor.

Konu mankeni bir Anayasa Hocası olunca, haliyle herkes dikkat kesiliyor.

Ama yakın çevremizde pervasızca, ahlaksızca, utanmadan, sıkılmadan döndürülen dolaplar arada kaynayıp gidiyor.

 “Gözündeki merteği görmez, el gözünde çöp arar!” halk deyimi tam da bu anlayış için söylenmiş olsa gerek.

Aslına bakarsanız her yörenin bir Kuzu’su var.

Dolayısıyla Karasu’nun da var.

Çoğunluk bu Kuzu’nun kim olduğunu bal gibi biliyor ama ifşa etmeye dili varmıyor.

Karasu Belediyesi tarihine kara kalemle işlenmiş ve maliyeti 120 milyon lirayı aşan şu meşhur 46 milyon kredinin kokusu çıkınca, açılmak zorunda kalınan davalardan biri bitti ve istinafa gitti. Diğerleri de ağır aksam zaman aşımına doğru yol almakta.

Sonlanan dava öncesi alelacele değiştirilen infaz yasasıyla, cezalarından peşinen 6 yıl indirdiğinden ihaleye fesattan üçer yıl dokuzar ay hapis cezası alanlar zil takıp oynuyor.

5 yıl 2 ay geçti ama Karasu’nun Kuzu’su hala meçhulü adem!

Ne müfettiş raporlarında adı var, ne savcılık iddianamesinde ne de başlayan duruşmalar öncesinde adliye koridorlarını çınlata n sanık çağırma seanslarında…

Kuzu’nun marifetleri yerine vizyonda ne var derseniz söyleyeyim.

Karasu Belediyesi’nin iki çalışanı, altyapı inşaatı sırasında sökülen bakır kabloları SEDAŞ’a teslim etmek yerine mütevazı bir bedelle hurdacıya satıp paraları hüplemişler! Konunun kamuoyuna aksetmesi üzerine, Belediye Başkanı Ağustos meclisinde “Sorumluların işlerine son verdik, soruşturma sürüyor” açıklaması yaptı.

2016’dan 2021’e kadar geçen sürede Karasu’ya maliyeti faiziyle birlikte 120 milyonu bulan usulsüz kredi konusunda tek laf dahi etmeyenler, şimdi iki çalışanın taş çatlasın 12 bin liraya sattığı bakır kabloları konuşuyor.

Hırsızlıkta, yolsuzlukta, dalaverede, soygunda miktar hesabı yapılmaz.

Ama üç kuruşluk hırsızlık, milyonlarca liralık yolsuzluk iddialarını unutturmamalı.

Belediyelerin bir milyoncuk kredi için Ankara yollarını aşındırmalarına, bunu başarmak için politikacıların aracı edildiğine dair binlerce hikâye dinlemişizdir.

Kredi miktarı yükseldikçe ricacının yüksek mertebeden biri olması şart; ricacıya komisyon da farz!

Onun için diyorum ki, nerede usulsüzlük iddialarıyla soslu çok miktarda bir kredi olayı duyarsanız, arkasında da mutlaka bir ricacı-komisyoncu Kuzu olması olağan işlerdendir!

Buradan hareket edilirse Karasu’nun Kuzu’suna ulaşmak kolaylaşır.

“Dilinin altındaki baklayı çıkar” mı diyorsunuz?

Kredinin alındığı tarihlerdeki Karasu Haber’in arşivlere bakın. Dilaltı baklasına rahmet okutacak ve her şeyi apaçık ortaya döken kabak gibi o fotoğrafı görürsünüz.

Kurdu da Kuzu’su da o fotoğrafta!

Güncelleme Tarihi: 16 Ağustos 2021, 10:22

Cihan Ersöz

YORUM EKLE
YORUMLAR
COŞKUN ACİCBE
COŞKUN ACİCBE - 1 ay Önce

Yeni kuzular çok Ortaya çıkmak için firari REİS 'den açıklamalar bekleniyor sizlerin araştırmalarınız halkı bilinçlendirir umarım selamlar

Nedim akıncı
Nedim akıncı - 1 ay Önce

Baronlar savsşındayazıyor Timurtaş hepsi var

SIRADAKİ HABER