Lunapark böyle mi kaldırılmalıydı?

Bunca gerginliğe yol açmadan lunaparka ve işyerlerine uygun bir yer bulunabilir, orada ekmeğini kazanan yüzlerce insan mağdur edilmemiş olurdu.

Lunapark böyle mi kaldırılmalıydı?

Hukukçu Cevdet Paşa’nın tarihe kazınmış bir sözü var. “Usûl esasa mukaddemdir” yani “usûl, esastan önce gelir” diye. Burada sözü edilen usûl, kullanılan yöntem anlamındadır.

Görülmekte olan bir dava usulüne göre yürütülmezse, verilen hükmün geçerli olup olmadığı tartışılır.

Bu hukuk kuralı bilimde ve sosyal yaşamda da geçerlidir.

Bilimsel veriler değerlendirilirken önce bu bilgilere ulaşmada izlenen yöntem incelenir.

İnsanlar arası ilişkilerde de haklı olmak ve bu gerekçeyi kullanarak dilediği yöntemlerle sonuca ulaşmaya çalışmak kabul gören bir durum değil.

      *   *   *

Önümüzde, tartışılması gereken taze bir örnek var.

Karasu Plajı girişinde 1990’lı yıllardan beri faaliyette bulunan lunapark, güvenlik kuvvetlerinin geniş çaplı önlemleri eşliğinde iş makinelerince kaldırıldı.

Aynı şekilde, lunapark çevresinde kümelenmiş iş yerleri de deyim yerindeyse yıkıldı.

Önce yanlış bir bilgiyi düzeltelim.

Lunaparkın bulunduğu arazinin sahibi Karasu Belediyesi değil. 5.707 m2’lik arsa Maliye Hazinesi’ne kayıtlı.

Belediye Başkanı İshak Sarı 2 Nisan 2021’de Karasu Haber’e verdiği röportajda lunaparkın da içinde bulunduğu Hazine’ye ait arsanın belediyeye tahsis edildiğini belirtmiş ve “O arazi sosyal donatı alanı olarak projelendirildi. Lunapark da kendisine yeni bir yer bulacak artık. Biz tersane alanını önerdik” demişti.

https://www.karasuhaber.com/gundem/belediye-baskani-sari-duvar-bahanesiyle-adeta-linc-edildik-h1408.html

Başkan Sarı ayrıca belediyeye tahsisli alanların, İmar Barışı adıyla uygulamaya konulan Hazine’ye ait arazilerin üzerinde bulunan yapılar gibi satışa konu olamayacağını da özellikle vurgulamıştı.

Başkanın sözünü ettiği tebliğin, 26 Aralık 2019 tarih ve 30.990 sayılı Resmi Gazete ’de yer aldığını da hatırlatalım.

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2019/12/20191226-22.htm

Bu bilgilerden hareketle, söz konusu arsadaki yapı ve diğer araç/gereçlerin, idarece alınmış bulunan ‘kaldırma’ kararı gereğince işgalci konuma düştüğü gerçeğini kabul etmek gerekir.

Karasu kamuoyu oradaki lunaparkın ve işyerlerinin kaldırılmasına itiraz etmiyor. Büyük bir çoğunluk haklı nedenlerle boşaltmayı onaylıyor.

İtiraz söküp kaldırmanın şekline, yöntemine ve dolayısıyla hukuk diliyle “usûl”e…

“Tebligat yaptık”, “Defalarca uyardık”, “Yer gösterdik” mazeretleri, oradaki uygulamanın yöntemini aklayıp paklamıyor.

Türkiye’de “Kurumlarca verilmiş yıkım kararları kime uygulanmış ki bize de uygulansın” şeklinde yerleşmiş bir algı var.

Bu algıyı oluşturan yüzlerce örnek verebiliriz.

Yakın geçmişte yaşadık.

İlçenin en büyük mahallelerinden birinde Hazine’ye ait arsada yapılan devasa depoya, Kaymakamlık tarafından gönderilen iş makineleri ve eşliğindeki güvenlik güçlerine rağmen dokunulamamıştı. O yapının daha sonra imar barışından yararlandığını hatırlatayım.

Siyaset kademelerinde nefes tüketmiş bir tanıdık lunaparkın kaldırılma yöntemini şöyle eleştiriyor: “Devlet adamı ve siyasetçi, sudaki taşı herhangi bir bulanıklığa vermeden çıkarmasını bilmeli.”

Haksız mı?

Eskiden bu tip uyuşmazlıklarda ilçe eşrafı devreye girer ve mutlaka bir uzlaşma sağlanırdı.

Demek ki eski çamlar bardak oldu…

Sabahın köründe yüzlerce emniyet görevlisini lunapark çevresine konuşlandırma gücünü kullanan yöneticiler (Vali, Kaymakam, Büyükşehir Belediye Başkan) anlaşmazlığın taraflarını bir araya getirip bir orta yol bularak yüz binlerce liralık maddi kayıpların önüne geçemezler miydi?

Bunca gerginliğe yol açmadan lunaparka ve işyerlerine uygun bir yer bulunabilir, orada ekmeğini kazanan yüzlerce insan mağdur edilmemiş olurdu.

Karasu’da uygulanmış yıkım kararlarından bir örnek vereyim…

2019 yaz sezonu öncesinde kumsaldaki kafelerin yıkılmasına direnen esnafı, Sakarya Büyükşehir İmar Müdürlüğü’nde görevli genç bir bayan ikna etmeyi başarmış ve sorun çıkmadan oradaki yapıların sökülmesini sağlamıştı.

Çiviyi keser veya uygun bir çekiçle çakmak yerine balyoz kullanırsanız, ne çividen hayır gelir ne de çaktığınız duvar veya ağaçtan. İkisi de hurdaya döner.

Tıpkı lunaparkta olduğu gibi…

Basını her fırsatta Karasu’da yaşanan kötü olayları öne çıkarmakla suçlayan ilçe yöneticileri, önayak oldukları şiddet gösterisinden memnunlarsa söylenecek sözümüz yok!

Bitirirken tekrarlayayım: Yapılan işin esası doğru, yöntemi yanlış kardeşim yanlış!

Güncelleme Tarihi: 22 Şubat 2022, 11:42

Cihan Ersöz

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER