Şeffaflıktan kastınız bu muydu Başkan!

MUHTARLARIN İÇİ DIŞI BİRDİR. GİZLİLERİ SAKLILARI OLMAZ. BU GERÇEĞİ BİLE BİLE BASINDAN SAKLAYARAK TOPLANTI YAPMANIN AMACI NEDİR?

Şeffaflıktan kastınız bu muydu Başkan!

2015 yılının son günüydü…

Dönemin Ak Parti İlçe Başkanı basını akşam yemeğine davet etmişti.

Davet son bir yılın değerlendirmesi gibi düşünülse de Başkan İshak Sarı’nın niyeti bu vesileyle bazı görüşlerini kamuoyuyla paylaşmaktı.

Aralık ayı meclis toplantısında alınan borçlanma kararı Ak Parti Karasu teşkilatında bir rahatsızlığa yol açmıştı.

Partili meclis üyelerinin neredeyse yarısı borçlanmaya hayır oyu kullanmış, önerge MHP desteği ile geçince itirazcılar oturumu terk etmişlerdi.

Dolayısıyla İlçe Başkanı Sarı’ya ilk olarak şunu sorduk:

“İlçedeki kurumlar birer kapalı kutu. Belediye, yıllık bütçesini aşan miktarda borçlanarak bir ihale yapmış. Bundan meclis üyelerinin çoğu, parti olarak sizlerin haberi yok! Basının ve dolayısıyla kamuoyunun da bilgisi yok; yorumunuz nedir?”

İlçe Başkanı Sarı bu soruya özetle şu karşılığı vermişti:

“Bunun birinci nedeni, kurum olarak düşünce tarzına, felsefesine uygun olmayacak şekilde, içinden cımbızla bir şeyler alarak kendine malzeme çıkarma korkusu olabilir…”

“…İkincisi bir gayrı meşruluk, usulsüzlük var da onu yakalar ve sıkıntı olur düşüncesidir…”

“…Kurum yöneticilerinin kendiyle ilgili korkularından kaynaklanabilir bu kapalılık…”

“…Belediye niye şeffaf olmasın?”

Karasu Haber Gazetesi olarak yemekte Başkan Sarı’nın anlatımlarını  ‘Şeffaflık şart’ başlığı ile duyurmuştuk.

O haberde Başkan Sarı’nın dile getirdiği ve bugünkü yönetim anlayışıyla taban tabana zıt düşen görüşlerine de yer vermiştik; yeri ve zamanı geldiğinde yazmak kaydıyla şimdilik detayına girmiyorum.

***

Bu yazıyı belediye basın birimince hazırlanıp mail kutumuza atılan bir haber dolayısıyla kaleme alıyorum.

Dünün Ak Parti İlçe Başkanı ve bu günün Ak Partili Belediye Başkanı Sayın İshak Sarı, mahalle muhtarlarıyla bir toplantı düzenlemiş.

Haberin başlığı, Muhtarlarla Birlik Beraberlik Toplantısı…

Hayırlara vesile olur inşallah diyoruz demesine de metnin haber tekniğiyle uzaktan yakından ilgisi yok.

Bu toplantı ne zaman nerede yapılmış?

Kaç muhtar katılmış?

Muhtarların yol dışında hiçbir talebi olmamış mı?

Birlik ve beraberlikten kasıt nedir? Ayrılık yanlısı muhtarlar mı var?

Toplantı sonunda muhtarlar Belediye Başkanı ile Ak Parti İlçe Başkanı’na ne sormuşlar? İki başkan muhtarlara ne yanıt vermişler?

Bildiğim kadarıyla muhtarların içi dışı birdir. Gizlileri saklıları olmaz. Mahallelerine hizmet almaktan başka bir amaç gütmezler.

Hal böyleyken iki başkan muhtarlarla, basından ve dolayısıyla kamuoyundan gizli ne konuşmuş olabilirler?

Habercilik tekniğinin kafasını gözünü yaran iki paragraflık laf salatası, ne yazık ki bu sorulara açıklık getirmiyor.

‘Gelen gideni aratır’ diye bir deyim var.

Başkan Sarı göreve geldiğinden beri bu sözü haklı çıkaracak bir anlayış sergiliyor.

Şeffaflık hak getire!

Meclis toplantıları, cenazeler, nikâhlar, açılışlar ve resmi törenler dışında kendisini gören yok.

Tahsilat ve imar birimleri hariç, belediye koridorlarında in cin top oynuyor.

Başkanın vatandaşla arasına mesafe koymasından en çok yakınanlar ise kendi partilileri…

Bu ilçede yaşayan herkes vergi, harç ve benzeri ödemelerle bütçesini cebinden tıkır kıtır karşıladığı bir kurumla ilgili her konuda bilgi sahibi olmak ister.

Bunun yolu basının bilgi talebini geriye çevirmeyip kamuoyunun aydınlanmasını sağlamaktır.

 Başkan Sarı’ya 7 yıl önceki açıklamalarını siper alarak soralım…

“Bu kapalılık niye? Belediyede bir gayrı meşruluk veya usulsüzlük mü var?”(Söylem kendisine aittir)

Sayın Başkan sıkça dile getirdiği gibi, “Ben dürüst, ahlâklı ve dini bütün bir insanım. Boğazımdan haram lokma geçmez. Hesabı meclise veririm” iddiasındaysa da bu savunma şeffaf olmanın önünde engel değil.

Mesela…

Sık sık geçmişten miras borçlardan ve parasızlık dolayısıyla yeterli hizmeti yapamamaktan şikâyet eden Sayın Sarı…

Son günlerde hizmet binasında başlatılan ve para öğüten iç düzenlemeler hakkında kamuoyunu bilgilendirmeyi düşünür mü?

Halkın ekonomik krizle cebelleştiği bu kriz ortamında çok mu gerekliydi bu harcamalar?

***

Köyümüzde bir Cabir Amca vardı.

Çocukluk yıllarımda rahmetli babama anlattığı, eskilerin deyimiyle bir ‘darb-ı mesel’e kulak misafiri olmuştum…

“Bak Ferhat” demişti… “Bu millet insanı şişire şişire ayaklarını yerden keser. Tam zirveye ulaştığını sandığın anda rüzgârın nasıl kesildiğini ve kafa üstü nasıl yere çakıldığını anlayamazsın. “

Aradan neredeyse 60 yıl geçti ve bu sözü hiç unutmadım.

Hatırlatmayı şahit olduğum onlarca örnek yapıyor.

Cihan Ersöz

YORUM EKLE
YORUMLAR
Tuncel çabas
Tuncel çabas - 4 ay Önce

Çok doğru ve yerinde bir yazı isak sütten çıkmış ak kaşık değil avukatligindan bellidir.! birsey bilmesem ve başıma gelmezse duymak ile hayal kurmam.!

SIRADAKİ HABER