Sizce bu çınar niye kesildi?

Bana göre, seçimi kazanıp belediyenin dümenine geçen her başkanın kendisinden önce yapılmış hemen her şeyi yok etme hevesi, 2 bin 158 yıl önceki bir uygulamayı hatırlatıyor.

Sizce bu çınar niye kesildi?

Öğretmen sorunlu öğrencisini tahtaya kaldır ve sorar: “-Neden arkadaşlarını kıskanıyor ve onların yaptıklarını bozuyorsun?"

Çocuk yanıt verir:

“-En iyi ben olmalıyım, en başarılı ben görünmeliyim."

Bunun üzerine öğretmen tahtaya bir çizgi çizer ve…

“-Bu çizgiyi nasıl kısaltabilirsin" der.

Kıskanç çocuk hemen atılıp bir kısmını siliverir.

“-Olmadı" der öğretmen, "silmek yok".     

Bu sefer çocuk eliyle bir kısmının üzerini kapatır.

Öğretmen; “-Yine olmadı, kapatmak yok" der.

“-Başka nasıl yaparsın" diye soran öğretmen, bakar ki cevap yok, daha uzun bir çizgi çizer diğerinin yanına… "-Bak öteki kısaldı" der.

“-Başkalarının çizgisiyle uğraşacağına, sen daha büyük bir çizgi çiz" diye de ekler.

                         ***

Seçimi kazanıp belediyenin dümenine geçen başkanların, kendilerinden önce yapılmış hemen her şeyi yok edip yenilemeye soyunması, Türkiye’ye özgü bir heves.

Tarihte geçmişi yok sayıp yakıp yıkmanın eşi benzeri görülmedi diye bir iddiada bulunmuyorum.

Çünkü eşi de var benzeri de…

Tarih kitapları eski Roma’da ''Hatıraların Lanetlenmesi (Damnatio Memorai)" denilen bir uygulamadan söz eder.

MÖ 138-78 yılları arasında yaşamış İmparator Sulla’nın…

MS 37-68 yılları arasında hüküm sürmüş Nero’nun…

Commodus MS 161-192 yılları arasındaki Roma İmparatoru Commodus’un eserleri, koydukları kanunları, evleri-barkları…

Mezarları, heykelleri ve yazıtları…

Ölümlerinden sonra yok edilmiş; isimleri günlük yaşamdan, usulca ve sinsice sistematik olarak silinmiş.

Meraklısına link: https://ahsenokyar.com/?p=178648

ROMA’NIN İZİNDEYİZ!

Günümüz siyasetçilerinin geçmişi yok sayma hevesleri eski Roma’daki uygulamalara çokça benziyor.

Cumhuriyetin kazanımlarının özelleştirme adlı sözde sihirli bir değnekle ortadan kaldırılması, buna örnektir.

Yok etmeye uydurulan kılıf da ‘zarar ettikleri’dir!

100 yıl öncesinin şartlarıyla bu günün elverişli ortamını karşılaştırıp olumsuz algı yaratma mantığı ise bir başka kurnazlıktır.

İstiklâl Marşı’ndan, Onuncu Yıl ve İzmir Marşlarından, resmi kurum tabelalarındaki TC’lere kadar cadde, stat, üniversite, hava limanı isimlerinin değiştirilmesinin anlamı, geçmişe duyulan öfkeden kaynaklanıyor olabilir mi?

Elinde daha uzun çizgi çizme fırsatı olanların, öncesinde çizileni tümden silmeye kalkışması başka nasıl izah edilir?

İŞTE BELEDİYELER

Bana göre, seçimi kazanıp belediyenin dümenine geçen her başkanın kendisinden önce yapılmış hemen her şeyi yok etme hevesi, 2 bin 158 yıl önceki bu geleneği örnek almış gibi…

‘Caddeleri yeniden düzenliyoruz’ gerekçesiyle daha 10 yılını bile doldurmamış parkelerin sökülüp yerine asfalt atılması…

Her gelen belediye başkanının henüz yeni sayılabilecek belediye hizmet binasında kendi zevkine göre pahalı restorasyonlara girişmesi…

Geçmişte dikilmiş ağaçların sökülüp yerlerine yenilerinin dikilmesi…

Bunlara benzer yığınla örnek…

Son olarak Cumhuriyet Caddesi’ndeki asırlık çınarın kesilmesi…

Yapılan yolu, kaldırımı, binayı ömrünü doldurana kadar kullanıp sonrasında değiştirmek daha doğru değil mi? Sıradan bir binanın ömrü bile 30-40 yıl… Biz beş yıl önce döşenmiş parkeleri çatır çatır söküyoruz.

Paramızın bolluğundan mı?

Sadece belediyenin ve dolayısıyla halkın parası heba edilmiyor; ‘yeni başkanla yeni proje’ adı altında geçmişin izlerini silmek için büyük bir gayret olduğu apaçık görülüyor.

Bitirirken…

Şu parke hikâyesi bir aydınlatılsa diyorum. 2009-2019 dönemi arasında –Bunun son 6 yılında AKP var- Karasu Belediyesi ne kadar parke satın almış?

2014 seçimleri öncesinde belediye girişimi olarak kurulan Yani Mahalle yolu üzerindeki parke şantiyesinin başına neler gelmiş?

Belediyeye ait o paha biçilmez arazi nasıl elden çıkarılmış?

Gelişmelerin seyri ile ilgili bilgiler üç yıldır yeni yönetimin elinin altında.

Açıklansa da öğrensek!

Güncelleme Tarihi: 20 Nisan 2022, 10:01

Cihan Ersöz

YORUM EKLE
YORUMLAR
Remzi KOÇÖZ
Remzi KOÇÖZ - 1 ay Önce

1 kuruşun hesabı için ter döken bir yönetim anlayışından,
yerde bulduğu parayı almaktan korkan bir toplumdan,
sadece kendine /çıkarlarına dokunduğunda sesini çıkaran,
Kamunun malının talanına / heba edilmesine yani devletin/ülkenin soyulmasına seyirci kalan hatta alkış tutan bir toplum haline dönüştük.
Kaybedilen: Ahlak ve vicdan!

Tuncel cabas
Tuncel cabas - 1 ay Önce

Yetki verilen birisi kendisini 1 mok saniyor bazıları 2.mok saniyor.kral olup babasını çağıran gibi.!

Birisi
Birisi - 1 ay Önce

Halk böyle seviyor eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz.

SIRADAKİ HABER