Sorumlular hesap vermeli!

İlçe Kaymakamının, Belediye Başkanının, Başkan Yardımcılarının, İlçe Sağlık Müdürünün ve her şeyden önemlisi İtfaiye Daire Başkanının denize giriş yasağı konulması kararından haberleri yok.

Sorumlular hesap vermeli!

Karasu ile Kocaali, orta ve alt gelir grupları için eşsiz birer tatil bölgesi.

Her turizm sezonunda bu ilçelere akın eden tatilciler yüz binlerle ifade ediliyorsa gerçek böyledir.

Öncelikle bunu herkes öğrenmeli ve kabul etmeli.

Belediyelerin sadece kendi kış nüfuslarına yetecek sayıdaki personel ve araç parkıyla böylesi kalabalıklara kusursuz hizmet sunması ise akla, mantığa ve fizik kurallarına aykırıdır.

Bu nedenle temizlik, çöp kaldırma, kumsalı temizleme, yeterli suyu sağlama, arıtma sistemlerini düzenli çalıştırma, sivrisinekle mücadele, aydınlatma ve trafik hizmetlerinde zaman zaman aksamalar görülmesi olağan karşılanmalıdır.

Karasu ve Kocaali esnafı yaz dönemini iple çekiyor. İçinden geçtiğimiz ekonomik krize ek olarak patlayan korona virüsü salgını dolayısıyla bir yıldır siftah yapamadan iş yerini kapatan esnaf için turizm sezonu bulunmaz bir fırsattır.

Ayrıca, her iki ilçe ekonomisini ayakta tutan inşaat sektörünü de -sağladığı istihdamı hesaba katarak- buraya not düşeyim.

İşte böylesine hassas dengeler üzerinde seyreden sezonda zaman zaman istenmeyen hadiselerle karşılaşmak pek fazla yadırganmamalı.

Kurban Bayramı arifesinde böylesi bir olayla karşılaştık. Sahilde güneşin, denizin ve kumun keyfini çıkaran tatilcilerden bazıları, vücutlarında kaşıntı şikâyetiyle hastaneye başvurmuş.

Arkasından da Büyükşehir İtfaiyesine bağlı cankurtaran ekipleri saat 16.30 sıralarında denizi boşaltmışlar.

Bu uygulama basın için önemli bir haberdir ve gündemine girmesi değil haberinin yapılmaması yanlıştır. Onu özellikle vurguluyorum.

Denizi boşaltma kararının arka planına baktığınızda durum farklılaşıyor.

İlçe Kaymakamının, Belediye Başkanının, Başkan Yardımcılarının, İlçe Sağlık Müdürünün ve her şeyden önemlisi İtfaiye Daire Başkanının karardan haberleri yok.

Böylesi bir uygulamayı hayata geçirmek için öncelikle İlçe Hıfzıssıhha Kurulu’nun kararı gerekir. O da yok!

Şu anda Karasu ve Kocaali’de Sakarya genel nüfusundan fazla insan var. Kaşıntı şikâyetiyle hastaneye başvuranlar 30-35 kişi. Oranı komik bir rakam.

Bayramın birinci günü bakıyoruz, AFAD’ın aldığı deniz suyu örneklerinin tahlil sonucu temiz çıkmış.

El insaf demek gerekir.

Yetkililerden habersiz, resmi bir karar alınmadan, talimatsız, belgesiz böyle bir uygulamaya kalkışmayı tarif etmekte zorlanıyorum.

Benzer bir vaka üç yıl önce yaşanmış, tahlillerde ciddi bulgular çıkınca denize giriş geçici bir süre yasaklanmıştı. Ama bu günden farklı olarak uygulama resmi bir karara dayanıyordu.

Valilik, Kaymakamlık, Büyükşehir ve Karasu Belediyesi komplo izlenimi veren olay hakkında gerekli incelemeyi başlatmalı ve sorumlular her kimse veya kimlerse hesabı sorulmalıdır.

Bitirmeden söyleyeyim…

Yetkililer bu tür krizlerde basının kamuoyunu bilgilendirme ve ikna gücünü kabul etmeli.

Kurumların emir-komuta ilişkisi içinde hareket etmek zorunda olduğu bilinen basın birimleri bu tür işlerde yetersiz kalır.

Sözüm anlayana tabi!

Güncelleme Tarihi: 21 Temmuz 2021, 19:34

Cihan Ersöz

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER