İki başkanın gölge boksu-1

   Karasu, Belediye Başkanı ile CHP İlçe Başkanı arasında patlak veren karşılıklı demeç savaşını izliyor.

   Aslında her ikisinin görüşlerini dile getirme tarzı bir konuyu açıklığa kavuşturmanın ötesinde, birbirlerine hukuk ve felsefe dersi verme hevesine dönüşmüş gibi.

   Her iki başkan da konunun özünden uzaklaştırıp iş karşılıklı ağır suçlamalara dönüştürmüşe benziyor…

   Koskoca başkanlara akıl verecek halimiz yok, tarzlarını beğeniyorlarsa böyle devam edebilirler.

   Önce CHP İlçe Başkanı açıklama yaptı; söylediğinin özeti şu…

    “Ak Partili belediye, kurumu geçmişte büyük bir borç yükü altına soktu. Belediye Başkanı İshak Sarı bu borç alınırken partinin ilçe başkanıydı. Engel olacak gücü vardı, kullanmadı. Şimdi kendisi belediye başkanı oldu ve borcu yüksek bir faiz yükü bindirerek 2040 yılına kadar uzattı. Olan bitenden eski başkan kadar kendisi de sorumludur.”

   Belediye Başkanı bu eleştirilere şu yanıtı veriyor…

   “Belediye bu borç yüzünden parasal sıkıntıya düştü. Hizmet yapamıyoruz. Bir miktar faiz ilavesi ile vadeyi uzattık. Bunu siyaseten kullanmak ahlaka aykırıdır. (Başkanın tabiriyle mugayirdir!)”

   Belediye Başkanı hızını alamamış olacak ki, konuyu yazıp çizenlere de esip gürlemiş ve demiş ki:

“Eyy kendini bilmez zevat, beni konuşturmayın!”

   İki meslektaş başkanın atışmasında araya girip tost olmak istemem! Her ikisine de eleştiri çıtasını yerlere düşürmemelerini tavsiye ederim, o kadar.

   Asıl takıldığım nokta Sayın Belediye Başkanı’nın “Beni konuşturmayın” çıkışıdır.

   Burada bazılarına bir gönderme var gibime geliyor.

   Kredinin kullanma kararı Aralık 2015’te alındı. O dönemde belediye başkanı ve meclis üyelerinin çoğunluğu AKP’li, şimdinin belediye başkanı İshak Sarı da AKP’nin ilçe başkanıydı.

   Dolayısıyla, Aralık 2015 ve sonrasındaki gelişmelerden Sayın Sarı’nın haberdar olmaması mümkün olabilir mi?

   Bunun yanı sıra Sayın Sarı hukukçu kimliği ile konuyu en ince detaylarına kadar bilen bir insan konumundadır.

   Öyleyse ne anlama geliyor “beni konuşturmayın” sözü.

   Ben bu çıkışı, “Ağzımı açarsan çoğu kişi yanar” diye anladım.

***

   Karasu Haber olarak bu krediyi ilk günden bu güne titizlikle takibe aldık. Elde ettiğimiz bilgileri gazetemizde haber ve yorum olarak okuyucuya sunduk.

   Belgeleri açıkladık.

   Bunların içinde İçişleri Bakanlığı’nın görevlendirdiği müfettişlerce hazırlanan ön inceleme ve soruşturma raporları var…

   Belediye Meclisi üyelerinin belediye başkanına usulsüz yetki verdikleri iddiasıyla açılan soruşturmada müfettişlere, savcılığa verilen ifadelerle yargılama sırasında duruşma hâkimine verilen ifadeler var…

   Kredinin gereksiz yerlere ve nasıl harcandığına dair belge ve bilgiler var…

   Bazı hatırlı kişilerin bu krediye aracılık ettiği ve komisyon aldığı yönünde kamuoyunda güçlü bir algı oluşmuş durumda. Belediye Başkanı bütün bu gelişmeleri en ince ayrıntısına kadar biliyor.

   Ne o ne bu, bence bu kredi olayının arkasında herkesin titizlikle görmezden geldiği başka durumlar var.

   Onun için diyorum ki…

   Sayın Sarı “beni konuşturmayın” gibi her anlama çekilebilecek çıkışlar yerine tüm bildiklerini açıklamalıdır.

   Peki, bunu yapabilir mi?

   Çok zor; çünkü…

(NOT: Konu uzun ve çetrefilli, bu nedenle ikiye ayırdım. Bir dahaki yazıda kredi olayının perde arkasındaki karanlık ilişkilere dikkat çekeceğim)

YORUM EKLE