banner77

İki kıssadan hisse...

1- Şu Almanlara insanın şaşası geliyor...

- Bayern Münih’in yönetim kurulu başkanı, efsane futbolcu Rummenigge, 2013’te, kulüpler birliği toplantısı için Katar’a gider.

 - Dönüşte, Münih havalimanına iner. “Gümrüğe beyan edeceğiniz mal var mı?” diye sorarlar. “Yok” der.

- Hhavalimanındaki polisler, “bavulu aç” derler. Çünkü orası Almanya… Vay efendim ben Rummenigge’yim, efsaneyim filan, istersen cumhurbaşkanı ol, hikaye… “Bavulu aç” derler. İki tane Rolex çıkar. 50’şer bin Euro’dan iki Rolex. Kaçakçılıktan gözaltına alınır!

- “İçişleri bakanını arayayım da, gelsin benim önüme yatsın” diyemez. Demeye kalksa, biliyor ki tutuklanır.

- Augsburg gümrük dairesinin başvurusuyla, Landshut mahkemesinde yargılanır. “Adalet bakanını arayayım da, şu savcıya telefon etsin, baskı yapsın, beni kurtarsın” diyemez. Demeye kalksa, biliyor ki, bakanı da tutuklarlar!

- Deliller incelenir. 140 gün hapis cezası verilir. İstersen paraya çevir… İstersen gir içeri yat denir. “Parasını ödeyeyim” der. Hay hay derler, “kaç para maaş alıyorsun, günlük gelirin kaç paraya denk geliyor?” diye sorarlar. Günlük gelirini 1785 Euro olarak beyan eder. 1785 Euro’yu 140’la çarparlar, 249 bin 990 Euro ceza Rummenigge’ye!

- Saatler 100 bin Euro. Ceza, 250 bin Euro.  (Gelirin ne kadar yüksekse, cezan da o kadar yüksek oluyor. Hırsız zenginse, fakir hırsıza nazaran daha ağır bedel ödüyor. Alman sistemi, yolsuzlukta bile sosyal adaleti sağlıyor. Kaçırılan malın değeriyle ilgilenmiyor, kaçıranın malının mülkünün değerine göre ceza kesiyor. Mesela, günlük geliri iki katı olsaydı, aynı miktarda kaçakçılık için, 250 değil 500 bin Euro geçireceklerdi Rummenigge’ye.)

- Neyse, 250’yi öder. “Artık gidebilir miyim” diye izin ister. “Dur hele bakalım” derler, “sen bu saatleri kaç paraya satın aldın?” diye sorarlar. Faturayı göstermesini isterler. E, fatura yok. “Hediye edildi” der.

- Hani, bizim bakana “nedir bu sana gelen kutular?” diye sormuşlar, bizim bakan da “hediye çikolata geldi, hediye Türk geleneğidir” demiş ya… Rummenigge de öyle demiş yani… “Hediye Arap geleneğidir, şeyh cebime sokuşturdu” demiş.

- Gel gör ki, Almanya’da da bir gelenek var. 20 bin Euro’dan pahalı hediyeye yüzde 30 vergi ödemek zorundasın.

Dolasıyla, bi 30 bin Euro da buradan keserler Rummenigge’ye!

 -“Artık gidebilir miyim” diye izin ister. “Dur hele bakalım” derler. Almanya’da 90 günden fazla hapis cezası alırsan “sabıkalı” oluyorsun. Paraya çevirdim filan, nafile… olmuyor. Sabıkanı “sıfırla” yamıyorsun.

- Sicil kaydına sabıkası işlenir. Saatler kendisine teslim edilir. “Buyurun, artık güle güle takın, iyi günlerde olsun” denir.

Biz çok zekiyizdir.

Almanlar kerizdir... ve Almanlar bizi hep kıskanır...

2- Kızım kimliğini düşürdün…

    Birkaç yıl önceydi. Öğle saatleri eşimle Gümrük-Buca otobüsünde en arkada oturuyoruz. 20 kişi kadarız. Arka kapının önündeki koltukta okuldan çıkmış liseli iki genç kız oturuyor. Kraker, bisküvi atıştırıyorlar. Yeşildere durağında arka kapı açılınca kızlardan biri geri dönüp elindeki boş ambalajları kaldırıma fırlattı. Ambalajlar kaldırımda yürüyen; yeleğiyle, poşusuyla, basık ayakkabıları ve ince, uzun boyuyla 70 yaşlarında tipik bir eski efenin önüne düştü. Efe açık kapıdan uzandı ve unutamadığım cümleyi söyledi : "Kızım kimliğini düşürdün."

Ben o günden beri yerlere atılan çöpleri yere atanın kimliği diye bakıyorum.

 (bir paylaşımdan)

YORUM EKLE
YORUMLAR
ismail soytekinoğlu
ismail soytekinoğlu - 2 hafta Önce

sefa bey tebrik ediyorum çok güzel konuyu işlemişsiniz, hem rumenige örneği hem yere atılan çöpteki kimlik örneği mükemmeldi kaleminiz daim olsun.