banner181

Karasu depreme hazır değil

  Büyük Adapazarı depremi yıldönümünde ilk aklımıza gelen; O deprem şimdi olsa, Karasu'da neler olur?

  Büyük depremi az hasarla ve bir kaç ölüm vererek atlattı Karasu, ama tekrarı halinde aynı şeyi söylemek zor! Çünkü depremden önce yapılmış çok katlı binalarda ciddi bir araştırma yapılmadı! Betonu sağlam mı, demiri tam mı, paslanmış mı? Ve daha önemlisi, 17 Ağustos depreminde hasar almış mı?

  Karasu, her ne kadar 1. derece deprem kuşağında gözüküyorsa da, deprem fayına 40-50 km mesafede. Depremin yıkıcı özelliği fay hattı boyunca olduğu için, bu iyi bir avantaj. Yani, 2. sınıf deprem bölgesi sayılır. Sakarya için değer verenler, Karasu'yu ayırmaya gerek görmemişler, emniyet katsayısı fazla olsun diye. Ama bu rahatlatmamalı, rehavete girmemeliyiz.

  17 ağustos Depremi, dün gibi, gözümüzün önünden gitmiyor. Hemen hepimizin bir yakını, bir tanıdığı depremde zarar gördü, umarız tekrarı olmaz!

  Ummakla olmuyor, ciddi bir araştırma yapmak lazım. Karot numuneleri alınmalı, analiz yapılmalı. Öyle binalar var ki, "Ben gidiyorum" diyor. Sadece depremin tetiklemesi lazım!

  Gezin Plaj Caddesi’ni, 5,6 ve 7. katlarda boş daireler göreceksiniz. Kiracı bile oturmuyor! Bedava versen, satın alan yok. Çıkmalar yapılmış, kirişsiz. Tüm tuğla yükü, 12 santimlik betonarme döşemeye biniyor. Güçlendirme yapsan, tahkikat kurtarmayacak, astarı yüzünü geçecek! Hemen hemen tüm duvarları perde betonu yapmalı ki, bu masrafa da hiç bir daire sahibi ortak olmaz!

  Peki ne yapmalı? Belediyemiz yetkilileri, bir an önce Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileri ile ortak çalışma düzenleyerek "Kentsel Dönüşüm Projesi" hazırlamalı. Altyapı için yıllardır milyonlar harcanıyor, artık üstyapı için de biraz masraf etmeye değmez mi? Hiç bir para insan hayatından değerli değildir.  

  Kentsel dönüşümle bitmiyor tedbirler.

   Depremde toplanma alanları yeniden tanzim edilmeli.

   STK'lar yeniden örgütlenmeli. Kimlerin nereye ilkyardıma koşacağı, nerelerin hastane olarak hizmet vereceği kararlaştırılmalı.

   Muhtemelen telefonlar çalışmayacak, internet ağı üzerinden haberleşme sağlanacağı için,

   Yangın, doğalgaz, Elektrik ve Su arızaları gibi ihtiyaçların acil internet iletişim sistemleri devreye sokulmalı.

  Olası bir depremde kullanılmak üzere bütün yazlık dairelerin envanteri çıkarılmalı.

   İletişim bilgilerine anında ulaşılmalı. Çünkü, yeni yapılan binalar, neredeyse 8 şiddetinde bir depreme dayanabilecek sağlamlıkta üretildi. 

   Çadırkent kurmak yerine, birkaç ay misafirlik çok daha uygundur tabii ki.

  Bu yazıyı 17 Ağustos 1999 depreminde ölenlerin anısına yadediyorum. Hepsinin acıklı bir hikayesi var. O kadar isterdim ki bu anıların bir kitapta toplanmasını!

YORUM EKLE