KURBAN OLAYIM

    Kasap bir ailede büyüdüm. Küçükken hayvanları mezbahaya getirirken, arkadan sopa ile kovalardım. Yolda giderken de düşünürdüm, öleceğini bilse, böyle rahat yürür mü, diye.

  Kocaali eski mezbahaya gittiğimde, onlarca hayvan olurdu, kesilmeyi bekleyen. Koca koca hayvanlar, sıraları gelince zorla yere yatırılır, boyunlarına bıçak sallanırdı. Ve Ben her seferinde, "Keşke imkanım olsa da bu hayvanı yaşatabilsem!" diye düşünürdüm.

  Babam da, Adapazarı Mezbahanesinde kasaplık yapardı, boğularak yaşamını yitirmesinden önce. Ve her eve dönüşünde, 3-4 kilo et verirlerdi mezbahadan. Annem de hep et yemeği yapardı. Bıkardık et yemekten. Yalvarırdım anneme, arasıra da sebze yemeği yap diye. Devamlı et yemekten, sebze yemeyi özlerdik!

  Yine bir kurban bayramı geldi. Yine bir çok hayvan kesilmeyi, ölmeyi bekliyor. Yanında kesilmeyen hayvanın etini, görmediğin için yiyorsun ama yanında kesilince, ister istemez gözünün önünde o hayvan canlanıyor. Babaannem ve Anneannem, yıllar yılı yanlarında bakıp besledikleri hayvanı kasapa vermek zorunda kalmışlardı. İkisi de o hayvanların etlerinden yemedi! İki oğlum da, kesilirken gördükleri kurbanlıklardan sonra et yemeyi reddetmiş, uzun süre et yememişlerdi.

  Yine bir Kurban Bayramı geldi ve birçoğumuz kurban kesecek. Kilosu 55 liraya varan kurban etini usülüne göre dağıtmayı kaç kişi yapacak. Malum, kıyma çektirmeler, sucuk yaptırmalar ve daha fazlası, kavurma yapanlar... Buzluğa koyup bir dahaki kurbana kadar saklanan etler, ne derece sevap kazandıracak?

  Kurban bayramında, durumu iyi olmayıp kurban kesemeyenler, evlerine et gönderecek yakın akrabası da olmayanlar, kurban bayramı boyunca boğazlarında düğümlenen ağlamaklı bayram hüznünü nasıl atacak? Ya küçük çocukları; "Anne, bize et gönderecekler mi? diye sorunca, ne cevap verecek anneler?

  Kurban, Farz olmayıp Vacip olan ibadetlerdendir. Yani kesmezsen günaha girmezsin. Keşke Hac gibi, bu yıl da kurban kesmek yasaklansa ve can çekişen hayvancılığımız bir nefes alsaydı! Bulgaristan'da 15 lira et, kasapta 55 lira..! Kurban bile kesilse, etin kilosu 55'den aşağı düşmüyor! Halbuki bir kaç yıl ara verebilsek, hayvanlar artar, fiyatı düşerdi. Bayramda da başlar, "Şu kadar para verdim şu kadar et çıktı" myhabbeti. Kim daha karlı, kim daha çok zarar görmüş, böyle açıklanır. Sanki Allah rızası için kesilmemiş gibi... Hani bir kere de "Bizim kasap çok ustaydı, hayvana acı çektirmedi" muhabbeti olsa... Hatta Diyanet, mecbur koşsa, hayvanların acı çekmemesi için uyuşturulması gerektiği, böylece sevabının artacağı... siz kurbanın yerine olsanız, size acı çektirerek kesen birini Sıratta sırtınıza alıp karşıya geçirir misiniz?

  Geçtiğimiz Ramazan Bayramında sokağa çıkma yasağı vardı ve trafik kazası da olmadı. Bu Bayram Ben diyeyim 200 Siz deyin 2000 kişi trafik kazasında ölecek. Acele ederek gitmeyin, sevdiklerinizi düşünün. İstatistiklere giren siz olmayın. Ha, bir de, büyüklerinizin elini öperken, aynı eli sizden önce onlarca kişinin de öptüğünü unutmayın. Bunlardan birinin virüslü olmadığını bilemezsin. Hani keşke halaydaki gibi, el sıkışma yerine, herkesin bir sopası olsa ve bayramlaşırken o sopalar birbirine vurulsa...!

  Bayramda Kurban kesen-kesmeyen, dağıtan-dağıtmayan, yiyen-yiyemeyen, çalışan ve tatil yapan herkesin bayramını kutlar, ailece huzur içinde bir bayram geçirmenizi dilerim.

YORUM EKLE