O iş öyle olmaz!

   Herkes her işi bilmiyor olabilir, öyle bir zorunluluk da yok zaten. Ama bir kente hizmet etmeye niyetlendiysen ve bunun için o göreve geldiysen, bilmek zorundasın. Bilmiyorsan da, ya yanında bu işi bilenleri çalıştıracaksın, ya da bilenlere danışacaksın! Yoksa sonucunda hem sen hem de o kentte yaşayanlar zarar görür!

  İmar ve Şehircilik, bilgi isteyen, eğitim isteyen bir görevdir. Bir kentin imarını değiştirmek, güzelleştirmek isteyebilirsin ama bunun için asgari de olsa bilgi gerekir. İyi niyet yetmez!

  Doğu Karadeniz'in Doğusu... Çeşitli eleştiriler oldu başlanırken, yolun gidiş dönüş olması, duvarın yüksek yapılması ve deniz görünmemesi gibi... Başkan azmetti, yaptı. Ana cadde olduğu için masrafları Büyükşehir'in üstlendiğini düşünüyorum. O yarım haliyle bile Avrupa-Amerika plaj sahilleri ile kıyaslandı. Palmiyeler de yakışmış, kurumamış, gerçekten güzel bir görüntü ortaya çıkmıştı.

  Fakat kaldırım olan yerin çarşamba sabahı itibariyle beton ile doldurulması yüreğimi burktu. Bu güzelliğe beton yakışmadı!

  Hadi diyelim betona karar verildi, daha sonra ek süslemeler yapılacak, bari tekniğine uygun dökün, 5 metrede bir derz koyun ki, beton genleşip rötre yaptığında (büzüldüğünde) çatlamasın. Daha önce döktüğünüz üniversite caddesine bir bakın, kaldırım hep çatlaklar içinde!

  Sonra, burayı araçların park etmesi için kullanmayacaksanız, araçların park etmesini nasıl önleyeceksiniz? Kaldırıma çıkan araçlar, yolu yaya trafiğine kapatmayacak mı? Bari beton dökülürken onun da tedbirini alsaydınız, betona montaj bariyerler koysaydınız!

  Böyle güzel yola yürüyüş yolu olarak kauçuk kaplaması uygun düşmez miydi? Bisiklet yolu için de olabilir.

  Caddenin gidiş dönüş olarak kullanılmasının doğru olup olmadığını bu kış olası kazalarda göreceğiz. Hız durdurucu tümsek yapılmaması güzel ama bunun yarine o görüntüyü verecek gölgelemeler yapılması daha da güzel olmaz mıydı. Hızın tespit edilip sınırın aşılmaması için mobese kameralar kullanılamaz mı? Yola yavaş yazıları yazılıp, kenarlara hız sınırı tabelaları da konulacak mı?

  Umarım bitince daha da güzel olacak. Madem İmar ve Şehircilikten girdik, Küçükboğaz’dan Dörtyol’a kadar (Liman çıkışı hariç) olan trafiğin bayramlarda kilitlenmemesini nasıl çözeceksiniz? Dörtyol kavşağı döner kavşak şeklinde düzenlenemez miydi. Onca masrafı neden yaptınız? Aynı şekilde İstanbul Caddesi üzerindeki üniversite sapağında da, hastahane sapağında da döner kavşak çözüm olamaz mı? Sanırım yetkililer bayramlarda Karasu'da bulunmuyorlar! Trafiğin rezilliğini, kilometrelerce uzayıp halkın işkence çektiğini görmüyorlar!

  Park ücreti yeniden hortladı. Gelirlerinin tamamına yakını borca giden belediye için normal, bir şekilde kasaya para girmesi lazım! Ama madem park edilecek yer sayısını artırın, düzenlemeleri yapın.  100 metrelik park yerinde 3 metrelik park yasağı çizgilerini de kaldırın. Vatandaşı tuzağa düşürmeyin. Park edilmemesi için konan totemleri de yıkın artık. Çarşıya kadar araba ile gidilip park edilecek yer aramasın insanlar!

  Çok önemli bir diğer husus, şehircilikte bir bina yapıyorsanız, diğer ihtiyaçları da düşüneceksiniz. Mesela, bir süpermarkete işletme ruhsatı vermeden önce park sorununu nasıl çözdüğünü sorun. Kentin merkezinde bulunan bir düğün salonuna gelecek davetliler, araçlarını da düğün salonunun önüne çekmek isterlerse, trafik tıkanır tabii... Aynı şey, cami gibi, hastane, okul gibi yerler için de gereklidir. Devasa kültür sarayı yapıp araç park yerini düşünmemek, ilkelliktir! Yollar, otopark değildir, mecburi kılındığında otopark olarak kullanılır!

YORUM EKLE