Başkanlara tavsiye: İkinci yarıya dikkat edin!

O GÜN VAKİ OLDUĞUNDA (KASTIMIZ ÖLÜM DEĞİL KOLTUKTAN OLMAK) YAŞAYACAĞINIZ PİŞMANLIĞIN BOYUTUNU PİSAGOR DİRİLSE BİLE ÖLÇEMEZ!

Başkanlara tavsiye: İkinci yarıya dikkat edin!

31 Mart 2019 yerel seçimlerinin üzerinden 29 ay geçti. O koltuğa oturan başkanlar, görev sürelerinin yarısını tamamladı.

İşte bu noktada her derecedeki belediye başkanlarına bazı hatırlatmalarda bulunmak isterim.

Birincisi; herkesin size saygıyla eğildiği ve talimatlarınızı ‘başımız üstüne’ diye karşılık bulduğu cicim aylarınızın sınırındasınız, bundan sonra çok da rahat geçmeyecek günlere hazırlıklı olun derim.

O gün vaki olduğunda (Kastımız ölüm değil koltuktan olmak) yaşayacağınız pişmanlığın boyutunu Pisagor dirilse bile ölçemez!

Örneği çok da en tazesi şu…

17-25 Aralık karmaşasında istifa etmek zorunda kalan Çevre ve Şehircilik Eski Bakanı Erdoğan Bayraktar, kendisine o dönem yöneltilen suçlamalara esas kabul edilen tape ve fezlekelerin tümünün doğru olduğunu itiraf ettikten sonra, sosyal medyadan bir şarkı paylaştı.

Ayşe Tunalı’nın seslendirdiği bestesi Zeki Duygulu’ya ait uşşak makamındaki şarkının sözleri ilginç olduğu kadar aynı zamanda ders niteliğinde.

“Ağlarım yandığıma, yanarım kandığıma

Dağlar taşlar dayanmaz, benim dayandığıma…”

Başkanların gözden düşme eğrisi görev süresinin bitimine doğru koşar adım taban çizgisiyle kucaklaşır.

Bunun nedenleri çoktur da en önemlisi iç kaynamadır.

Yakın kadrodan bazı kişiler “Bu işi ben de yaparım” diye düşünmeye başlar.

Personel hal ve gidişe bakarak geleceğini garantiye almak adına bazı muhtemel adayların ardında hizalanır.

Siyasi partilerin adayları ufaktan ufaktan ortaya çıkıp destek arayışına girer.

Oy tabanı geniş aileler yeni ittifakların kapısını aralar.

Basın reklam alma uğruna güç dengelerini korur gibi görünse de nihayetinde en güçlü gördüğü aday lehine haber ve yorumlara başlar.

Bunlar geçmişte oldu, bugün de olacak.

Belediyeciliğin okulu yok. Bu işin eğitimini alıp akademik seviyelere yükselten tek isim bildiğim kadarıyla 1994’ten itibaren aralıksız altı dönem başkan seçilen Kaynarcalı hemşerimiz Hasan Akgün’dür.

2004’te Karasu Belediye Başkanı seçilen Mehmet İspiroğlu ve İl Genel Meclisi üyesi Hasan Filizfidanoğlu ile Hasan Akgün’ü makamında ziyaret etmiştik.

Odasında 4 saat bizi konuk eden Akgün’e “Yarın seçimi kaybettiğinizde yanınızda şimdiki kadronuzdan kaç kişiyi bulursunuz” diye sormuştum.

Yanıtı kısa olmuştu: “Sekreterim ve makam şoförüm doğduğum köyden. Onlarla bile ayrı düşebiliriz!”

Akgün Başkan’ın 25 yılı aşan görevde kalmasının sırrı muhtemeldir ki bu alanda almış olduğu eğitimi deneyimleriyle doğru bir şekilde harmanlamış olmasıdır.

Buna rağmen koltuğu bıraktığı an kendisini bir yalnızlık dünyasında bulabileceğini söylüyor.

Yerel hizmetler seçilmiş belediye başkanların ‘kendine has bir ekol yaratma’ arzusuyla şekilleniyor. Her gelenin içten gelen bir marka yaratma eğilimi vardır ve doğaldır.

Burada mesele, başkanın tercihlerinin orada yaşayan insanların çoğunluğu tarafından benimsenip benimsenmediğidir.  

Tercih derken kastettiğim sadece hizmetler değil.

Halkla ilişkileri var…

Personeline karşı davranışları var…

Sivil toplum kuruluşlarıyla ve bürokrasiyle diyaloğu var…

Gençlikle ve özellikle spor kulüpleriyle mesai ve işbirliği var…

Özel hayatı var, kendi partisi ve seçmeniyle diyaloğunun derecesi var.

Hizmetlerinde yanlı davranıp davranmadığı var…

Belediye başkanı ister 5 yıl, 10 yıl hatta 20 yıl görev yapsın, halk notunu verirken şuna bakar:

Başkanın kurumlarla ve en önemlisi insanlarla olan ilişkileri nasıl?

Yolmuş, caddeymiş, aydınlatmaymış…  Geçin bunları bir kalem, hepsi unutulur!

Yunan Mitolojisi’nde Kral Sisyphos’a verilen ceza anlatılır.

Zeus, kendisine hainlik yapan Sisyphos’u sonsuza dek aşağıdaki bir kayayı yuvarlayarak tepenin en yüksek noktasına kadar çıkarmaya mahkûm eder.

Kralın hedefe yaklaştırdığı kaya her seferinde aşağıya yuvarlanır. Sisyphos dağın dibine inip yeniden işe koyulur.

Bizim başkanların çoğunu Kral Sisyphos’a benzetirim.

Her belediye başkanı kendince hizmetler yapıp şehri bir noktaya getirmeye çalışır. Yerine gelen ister tamamlanmış olsun ister yarım, geçmişte yapılanları beğenmeyip sil baştan yapar!

Yaşadığınız il veya ilçede 30 son 30 yıl içerisinde görev yapan başkanların yap-bozla uğraştığının onlarca örneğini bulursunuz.

Bu kısır döngüde kaynakları heba edilen halkın mı,  yoksa kendinden önce yapılanları beğenmeyen başkanların mı cezalandırılmış olduğu tartışma götürür.

Başkanlara son söz: “Kayayı dağın yarısına kadar getirdiniz sayılır. Kalan sürede düzlüğe çıkarmak da var, kayayla birlikte aşağıya yuvarlanmak da!”

Güncelleme Tarihi: 12 Eylül 2021, 14:03

Karasu Haber

YORUM EKLE
YORUMLAR
BİRİSİ
BİRİSİ - 1 hafta Önce

ULUSAL BASIN TADINDA YAZI AMA KAYNARCA BLD. BŞK ÖRNEKLEMESİNÎ TAM ANLAYAMADIM... 25 YILDA KAYNARCAYI HİZMETE BOĞARAK VİLAYET Mİ YAPMIŞ...NABZA GÖRE ŞERBET VEREREK Mİ 25 YIL SEÇİLMİŞ... BU ÖRNELTEN BAŞKANLARIN ALMASI GEREKEN MESAJ NE.... BENCE BAŞKANIN DİNİ MEZHEBİ MİLLİYETİ HALKLA İLİŞKİLER HİÇ BİR ŞEYİ BENİ İLGİLENDİRMEZ ADİL OLSUN ŞEFFAF YÖNETİM HESAP VEREBİLİRLİK EHİL KİŞİLERLE ÇALIŞMA ADİL DENETLEME PROJELER.... İŞTE SORUNDA BURDA CUMHURİYET TARİNDE BİR TANE BÖYLE BŞK OLMUŞ MU HASAN AKGÜN BÖYLE BİRİMİ

SIRADAKİ HABER