CHP'nin Karasu’daki elektrik protestosu

İnşaat Mühendisi Adnan Yıldız'ın yazısı...

CHP'nin Karasu’daki elektrik protestosu

Pazartesi günü Karasu Bulvarda, Ana Muhalefet Partisinin düzenlediği elektrik zammı protestosu vardı. Çok az kişinin katılım gösterdiği, hem de ilçenin pazarı olduğu gün, bu kadar haklı bir konuda bile sesini duyuramaması, muhalefetin eksikliği ve iktidara hazır olmadığını düşündürdü. Protestonun tabana, kitlelere yayılamaması da ayrı bir zafiyet...

Bir vatandaş olarak, protestonun olduğunu tesadüfen öğrendim. Sonuna kadar da bekledim. Beklentilerin yüksek olduğu muhalefetin eksiklerini ve düşünce tarzında yapması gereken değişiklikleri sıradan bir vatandaşın öngörülerini de ekleyerek yazayım. Yazayım ki, namzet oldukları koltuğu doldurabilecek bir alternatif olduklarını önce kendileri kabullensinler...

Öncelikle yasak savar gibi bir toplantı oldu. (Toplantı özelliği taşıyordu çünkü) Daha önceden bir hazırlık, bir değişiklik yapılmamış, aynı meydanda aynı kişilerle ve aynı ruhta yapılmıştı. Böyle bir toplantının önceden afişlerle ilan edilmesi ve halkın katılımının sağlanması gerekirdi. Birkaç değişik yüz de başkanın kendi çevresindendi sanırım.

Yer de bana göre yanlıştı. Pazaryeri önündeki otoparkta yapılsa, pazara gelen halkın meraklanarak toplanması sağlanabilirdi. Aile içi toplantı özelliğini aşamadı.

İlçe Başkanı Sayın Aykut Süt'ün konuşmasını kâğıttan okuması, heyecan vermediği gibi orada bulunanları uyuttu! Sayın Başkan, içinden gelenleri yüksek sesle dile getirse, daha çok heyecan sağlardı. Mesleği avukatlık olan başkan, bana göre bu hatipliği yapabilirdi.

Dinleyiciler, konunun özünü bildikleri için konuşmanın içeriğini dinlemese de meraklı olanların dinleyerek yaptıkları tespitler vardı. Mesela konuşmacı için, "İktidarın faiz NAS'a (İslamda içtihat) göre haram söylevini, Nas süresi sanıyor!" ve "Eleştirdiği Cumhur ittifakı için Millet ittifakı tabirini kullandı!" şeklindeydi.

Basın açıklaması sonrası için slogan seçilmemiş, cılız bir şekilde "Susma sustukça...!" tekerlemesi söylendi. Toplantı öncesi kalabalığa denilebilirdi, "Şu sloganları atacağız, herkes var gücüyle bağırsın!" İktidar istifaya bile davet edilemedi.

Gaz lambaları, sadece toplantı konusu hakkında yoldan geçenlere fikir üretilmesini sağladı! Konu mankeni gibi duran hanımlar, yoldan geçenlere 10-15 tane lamba dağıtsa, espri cuk otururdu.

Başkan, dağılmadan önce, her pazartesi vampir gibi heykelin önünü kapatan Kızılay’ın otobüsü için, farkındalık oluşturmak için kan vermeye çağırdı. (Ben şahsen tüm partililerin acil durumlarda kan verdiğine inanıyorum. Çünkü kan anonsunda hastaneye gittiğimde rastladıklarım hep partililerdi) Ancak, Kızılay yöneticilerinin aldığı astronomik maaşlar, kurumun şeffaf olmaması ve toplanan kanların satıldığı söylentisi sonrası bilinçli partililer tarafından zaten protesto ediliyor!

SONUÇ: Siyasete atılmayan akıllı kişiler, siyasete atılan daha az akıllı kişiler tarafından yönetilmeyi içlerine sindirmelidir. Avukat olan Aykut Süt, bu cesareti göstermiş, mesleki başarısını gölgeleyeceğini bildiği halde siyasete atılmıştır. Daha yolun başında olup eleştirilere açık olmalıdır. İyi bir hatip, iyi bir yönetici olması için zamana ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

Güncelleme Tarihi: 08 Şubat 2022, 11:22

Karasu Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER