Trafik sorunu ve takım elbiseyle çiçek dikmek!

Trafik sorunu ve takım elbiseyle çiçek dikmek!

Önce ilginç bir durum tespiti…

Belediyeden bir yetkili anlatıyor:

 “Tarla yolları için vatandaştan katkı istedik; kabul gördü. Çalışma bittikten sonra gidip baktık. Ortaklaşa yapılan yol kıyılarındaki V kanallarında tek çöp dahi yokken, geçmişte belediye bütçesiyle yapılan yolların yukarıdan aşağıya fındık dallarıyla dolu olduğunu gözlemledik.”

Çöp konteynerlerinde de benzeri yaşanmış. Vatandaş kendi satın aldığı konteynerleri özenle korurken, belediye tarafından konulanların yaşını doldurmadan hurdaya döndüğü görülmüş.

Yetkili bu durumu, “Kendine ait gördüğünü sahiplenme” şeklinde yorumluyor.

Belediyenin parası kimin, vatandaşın değil mi?

Bu soruya da “Kültür meselesi” karşılığı geliyor.

Bazı sokak aydınlatma aparatları için de benzer bir durum var. Site veya sokak sakinleri kendi aldıkları aydınlatma lambalarını gözleri gibi korurken, SEDAŞ veya belediyece montelenenlerin hoyratça kırılmasına ses çıkarmamış.

Demek ki vatandaş ‘cebinden çıkan para’ ile  ‘kendi parası olan ancak dolaylı yoldan harcanan’ arasındaki yakın akrabalığı henüz kavrayamamış.

OTOPARK FUKARALIĞI

Şu ‘kültür meselesi’ trafik sorununda yok mu?

Bunun temelinde Karasu’yu planlayan siyaset erbabının büyük günahı olduğunu düşünüyorum.

Bu gün hangi belediye eski başkanına imar konusunu açarsanız ya ne kadar çok alanı imara açtığından söz edecektir ya da ne kadar fazla revizyon (değişiklik) yaptığını anlatacaktır.

Gönül kırmama zarafetinden midir nedir, kimse imar planında neden yeteri kadar park ve otopark alanı ayrılmadığını sormaz.

Planlama yaparken oy kaygısıyla özel mülkiyet korumacılığına soyunursanız, bu gün başımıza gelenler kaçınılmazdır.

Ortada ayan beyan bir gerçek var ki, Karasu tam anlamıyla bir araç otoparkı fukarasıdır!

Her yeni gelen kadronun da var olanları süsleyip püsleme dışında bir çözüm bulma şansı yoktur.

Çarşı merkezinde hangi araziyi hangi parayla kamulaştıracaksınız da otopark yapacaksınız! O iş zamanında olacaktı.

Merkezdeki İnönü İlkokulu’nu, satılığa çıkarılan FİSKOBİRLİK arazisine nakletme çabası da ne yazık ki bazı yap satçıların ihaleye katılma girişimi ile sonuçsuz kaldı. İnönü arsası otopark olsaydı, merkez hem araç hem de yaya trafiği anlamında çok rahatlardı.

Bugün belediye caddelere saldığı zabıta araçlarından yükselen tehdit soslu anonslarla trafiğe düzen getirdiğini sanıyor! Boşuna çabadır ve Nasrettin Hoca hesabı kâr harcanan yakıt olur!

Şimdi caddeler yeniden düzenleniyor. Merkezde kaldırımlar genişletilip araç yolları daraltılarak keyfi park etmelerin önüne geçilmek isteniyor. Bisikletler için özel yollar yapılıyor. (Pek kullanan yok ya, neyse!)

Terminal-Ziraat Bankası arasındaki caddede aracıyla seyredenlerin bundan böyle 10 saniye bile park şansları sıfırdır. Çünkü tek şeritte duraklamak trafik akışını felç eder. Gelsin arkadan korna sesleri ile küfür ve kıyamet!

İyi güzel de bunca araç nereye park edecek? Var mı merkezdeki 50 araçlık otoparkla Pazar yeri otoparkı dışında alternatifiniz? Caddelere tek sıra park mıdır çözümünüz?

Karasu’da şöyle bir gerçek var. Sabahleyin kim gelip ana caddede park yeri kaparsa, eve dönüş saatine kadar aracını kıpırdatmıyor. Bunu yapanların çoğunluğu esnaflar.

Var mı buna bir kural getirme planı?

BALKONLAR NEDEN RUHSUZ?

Kültür meselesi dedik ya, çiçek de bir kültürdür…

Bulvardaki ilan panosunu Başkan Sarı’nın çiçek dikerken (takım elbiseyle) bir fotoğrafı süslüyor. Refüjler ve göz önündeki kavşaklar da mevsimlik çiçeklerle donatılıyor. Güzel oluyor ama yetmiyor maalesef…

Sayın Başkan bulvardan denize doğru yürüsün ve başını kaldırıp cadde boyu sıralanmış çok katlı binalara alıcı gözüyle bir baksın; acaba kaç tane çiçekli balkon görecek? Bence iki elin 10 parmağını geçmez!

Yıllardır söylüyorum. Balkonunda veya bahçesinde diktiği çiçeği sulamayan bir çocuktan, değil Belediye Başkanı Cumhurbaşkanı bile dikse bulvarındaki çiçeği korumasını beklemeyin!

Konferans adı altında yandaş kalemleri ağırlayıp ceplerine hatırı sayılır bir para koyacağınıza…

Her ay çiçeklere bezenmiş en güzel balkonu seçip emek veren çocuğa bir hediye sunun bakalım...

Merkezden denize kadar tüm balkonlar kısa sürede çiçek bahçesine dönüyor mu dönmüyor mu hep birlikte görürüz.

(Herkese sağlık ve mutluluk dolu nice bayramlar diliyorum.) 

Güncelleme Tarihi: 05 Mayıs 2022, 14:12

Karasu Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER