banner379

Yapı Denetimler: Şikayetler iyice arttı!

Yapı Denetimler: Şikayetler iyice arttı!

   Yapı Denetim firmaları ile ilgili şikâyetler iyice arttı. Belediyelerin inşaatları denetleme görevini devrettiği özel izinli şirketler, kamuya bağlı olarak çalışıyor. Ancak bu görev devri işlemi pek anlam kazanmadı ki, belediyeler yine personel sayısını artırıp hem inşaatları hem de projeleri tekrar denetliyor!

   10 yıl kadar YD (Yapı Denetim)'lerin arasında bir rekabet vardı. YD'ler, hem reklam yapmak hem de fiyat indirmek zorundaydılar. İkili ilişkilerle müteahhitleri markaja alan firmalar, bürolarını da kolay bulunan merkezi yerlerde ve belediyelere yakın yerlerde tutmaya özen gösteriyorlardı. Proje bürolarının kapısında da adeta nöbet tutan firmalar, projeleri alıp kontrol ederek belediyelere veriyor, iş bitince de iskân alma işini takip ediyorlardı. Peki şimdi öyle mi? YD'lerin üstlenmek zorunda oldukları işler artık havuz yapılarak şirketlere eşit dağıtılıyor. Bu da YD'leri tembelliğe ve kolay para kazandırmaya alıştırıyor. YD'ler arasındaki rekabet ortamı kalktığı için de taviz üstüne taviz istiyorlar. Şöyle ki;

  - YD'ler artık ofislerini merkeze uzak, şehrin tenha ve kiraların ucuz olduğu yerlerde tutuyorlar. Nasılsa reklama ihtiyaçları olmadığı gibi proje bürolarının da kendilerini arayıp bulmak zorunda olduklarını biliyorlar.

 - YD'ler artık fiyat kırmak zorunda olmadıklarını biliyorlar. Aksine, ilçelerdeki işleri aldıklarında, merkeze uzaklığa bağlı olarak yol parası, ekstra laboratuvar parası vs. diyerek fiyatlarını şişiriyorlar. Nasılsa iş sıkıntıları yok! (Bu, Sakarya gibi deprem bölgelerinde ve inşaatların 3 kat ile sınırlı küçük alanlı yapıların oldukları yerlerde oluyor. Yüksek katlı ve geniş tabanlı inşaatlara izin verilen kentlerde ise, işlerde eğer tenzilat yapılmazsa, yapı sahibi ruhsat almayıp inşaatın tekrar havuza atılmasını istiyor. Böylece sonraki YD ile tekrar pazarlık ediyor)

  - YD'ler, artık proje büroları ve belediyeler arasında eleman koşturmuyor. Projeyi kontrol amaçlı ayaklarına isteyip yine ayaklarından alınarak belediyeye verilmesini bekliyorlar!

  -YD'ler, kolay iş arıyor. Yarım kalmış, feshedilmiş inşaatların denetimini üstlenmiyor, üstlense de ekstra avanta bekliyorlar. Böylece fesih olunan inşaat sahipleri mağdur oluyor!

  - YD'ler, belediyelerin imar bölümlerinin izin verdiği kısımlara da müdahale ediyor. Çatı kat, kırmızı kot, şantiye şefinin oda kayıt belgesinin aslı vs... Bu sebeple bazı müteahhitler iskân aldıktan sonra tadilat yaparak bu sıkıntıları çözüyor!

  - YD'ler, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri tarafından denetleniyor. Nadiren bakanlık tarafından gönderilen müfettişler denetliyor ama bunlar genellikle özel durumlarda oluyor. Mesela bir bakan ya da genel müdür; "Kapatın 3-5 tanesini de işlerini doğru yapmayı öğrensinler!" direktifi verdiğinde!

   - Bu kadar kolaylığa rağmen YD'lerde inşaata yine her zamanki gibi bir tekniker (istisnalar hariç) gidiyor, onun hazırladığı raporları-tutanakları mimar ve mühendisler de imzalıyor.

  Ayrıca belediyeler de, YD'lerin kontrol edip onayladıkları projeleri tekrar inceleyip hata arıyor. Bu da ruhsat alınmasını geciktiriyor! Aynı durum, inşaat bittiğinde, iskân alırken de yaşanıyor.

  Yapı denetimlerin izin belgesi esnasında bakanlık, 200'er bin lira teminat alıyor. Son olarak 2476 YD şirketi faaliyet göstermekte ve bunlardan alınan teminat 500 milyonu bulmaktadır. (Kuyumculardan istenen 1'er kilo altın teminat fikrinin buradan çıktığını düşünüyorum)

  Özellikle büyükşehir olduktan sonra, denetim ve göz yummaların çok olduğu, ruhsat almanın zorlaştırıldığı mahallelerde kaçak yapılaşmalar artıyor!

Güncelleme Tarihi: 15 Nisan 2021, 11:47

Karasu Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER