CHP, insan hakları için sahaya çıktı

CHP Sakarya İl Örgütü, Sakarya’nın 16 ilçesinde “İstanbul Sözleşmesi Uygulansın, Kadınlar Yaşasın” projesi başlattı. ‘’Kadın cinayetleri sadece Cumhuriyet Halk Partisi’ni ilgilendirmiyor diyen CHP Kadın Kolları İl Başkanı Azize Çeroğlu, ‘’Ulaşabildiğimiz herkese ulaşacağız. Neredeyse her gün bir kadın cinayetinin işlendiği günlerden geçiyoruz. Sakarya’nın 16 ilçesinde örgütümüzle salgın koşullarına dikkat ederek sahada İstanbul Sözleşmesi’ni anlatacağız” dedi.

CHP, insan hakları için sahaya çıktı
banner189

CHP Sakarya Kadın Kolları İl Başkanı Azize Çeroğlu, il yöneticisi ve hukukçu Birke Varol ile birlikte 19 Ekim Pazartesi günü CHP ilçe binasında gerçekleştirdiği toplantıyla İstanbul Sözleşmesi'ni anlattı.

   ‘’İnsan Hakları, Kadın Hakları ve İstanbul Sözleşmesini avukatımız aracılığıyla ilçelerimizde ‘Biz size geldik’ diyerek değerlendiriyoruz’’ diyen Çeroğlu, salgın koşullarına dikkat ederek, avukat Birke Varol ile birlikte ‘Hukuki ve Sosyal Yardımlaşma’ ana başlığındaki projeyi anlattılar.

   Başkan Çeroğlu, ‘’Sakarya Cumhuriyet Halk Partisi İl Örgütü olarak, İstanbul Sözleşmesi'nin ne olduğunu, ne olmadığını, ne işe yaradığını ve toplumun ne kazanacağını anlatmaya çalışıyoruz’’ dedi.

SÖZLEŞMENİN AMACINI ÖZETLEDİ

Kadına yönelik şiddetin her geçen gün arttığını ifade eden avukat Birke Varol Sözleşme'nin amacını şu sözlerle özetledi:

   Kimisi fikir sahibi olmaksızın karşı çıkıyor. O nedenle İstanbul Sözleşmesinin ne olduğunun bilinmesi çok önemli. Sözleşmenin temel amacı toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak, kadın erkek ayrımcılığını ortadan kaldırmaktır. Bu ayrımcılığa ilişkin dili kırabilmek. Kadının her alanda eşitliğini sağlamayı amaçlıyor sözleşme.

   İstanbul Sözleşmesi'nin kadınları her türlü şiddetten korumak, kadınlara yönelik şiddeti önlemek, kadınlara şiddet uygulayan erkeklerin adil yargılanmasını ve caydırıcı bir şekilde cezalandırılmasını sağlamak, kadınları evde ve sosyal hayatın her alanında güçlendirmek, toplumsal cinsiyet eşitliğini, kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmasını sağlamak, şiddete maruz bırakılan tüm kadınların haklarını etkin bir şekilde korumak, kadınlara destek mekanizmaları oluşturmak gibi başlıca amaçları var.

SORULARA TEK TEK YANIT VERDİ

Birke Varol, katılımcıların sorularını yanıtladı:

   -İstanbul Sözleşmesi Uluslararası anlamda ve ülkemizde kabul görmüştür. Doğru şekilde uygulanabilirse toplumdaki şiddet vakalarını kesinlikle aza indirecektir. Toplumumuzda eril bir dil var. Öncelikle bunun kırılması gerekiyor. Sözleşme de bunu amaçlıyor. Dilden başlayarak toplumun her alanında eşitlik sağlanmalı. Şiddetin türlü türlü tanımı var bu sözleşmede; psikolojik, ekonomik, fiziksel şiddet. Bunların önlenmesi amaçlanıyor. Bunun da en temelden yapılması amaçlanıyor. O yüzden devlet politikaları bu noktada çok önemli diyoruz. Doğru devlet politikalarıyla desteklenerek kesinlikle uygulama alanı yaratılması gerekiyor.

   -Toplumumuzda geleneklerimiz var. Bu geleneklerin korunması, kadınların daha aşağıda kalmasıyla sağlanacak bir durum değildir. Kadınlarla eşitlik sağlanması geleneklerimizi bozacak bir durum da değildir.

   -Sözleşmedeki cinsel yönelim kelimesine çok takılınıyor. Bu da aslında kabul edilmesi ve saygı duyulması gereken bir durum. Neden, çünkü herkesin ifade özgürlüğünün bulunduğu bir toplumda yaşıyoruz bakarsanız ama sadece söylem olarak böyle. Uygulaması yok. Cinsel yönelimi farklıysa eğer bir kişinin bu konuda da kendini ifade edebiliyor olması lazım. Uygulama alanı kazanabilirsek daha hoşgörülü bir toplum olabiliriz ve bir şeylerin değişebileceğine inanıyorum. Toplumdaki şiddet vakalarının en aza indirgenmesinin en temelinde o eril dilin kırılması gerektiğini düşünüyorum. Bunda da en başında medyanın çok etkili olması gerektiğini düşünüyorum. Onun yanında devlet büyüklerimizin söylemlerine özenle dikkat etmesi gerekiyor ki toplumda bu dil kırılsın.

   -Alışılageldik eleştirilerden biri de sözleşmenin aile yapısını bozduğu. Ancak kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet ciddi anlamda bir problem olduğu için İstanbul Sözleşmesinin uygulama alanı bulması çok önemli.

BİR KADIN ŞİDDETE UĞRADIĞINDA NE YAPMALI?

‘’Kadınlar şiddete uğradığında ne yapmalı’’ konusunu gönüllü avukat Birke Varol şu şekilde anlattı: 

   Şiddet önleme ve izleme merkezi dediğimiz devlet destekli merkezlerimiz var. Kadınlar bu merkezlere başvurduğu zaman gönüllü avukatların da yardımıyla karakoldaki ifadeden itibaren destek olunuyor. Kadınlara yalnız olmadıklarını, şiddete maruz kaldıklarında gönüllü olarak destek olabilecek birçok kişi olduğunu hatırlatmamız gerekiyor.

KARDEŞİM GİYSİN KAMPANYASI

   Diğer taraftan da bu projenin yanında ‘Kardeşim giysin’ adıyla bir proje yürüten ve il yönetimi tarafından temin edilen yıkanmış, ütülenmiş, paketlenmiş kıyafetleri gittikleri ilçelere bırakan CHP’liler Karasu için de hazırladıkları paketlerin gerekli yerlere dağıtılmasını sağladı. Çeroğlu, ‘’Temiz, pak kıyafetleri kişilere yetersizliklerini hissettirmeden, nasıl ki kız kardeşimizin kıyafetlerini rahatlıkla giyebiliyorsak, o şekilde ulaştırıyoruz’’ dedi.

   Yoğun ilgi gören toplantıda ilden gelen CHP’liler ‘Biz size geldik’ başlığında, kahve bahane sohbet şahane diyerek katılımcılara birer paket kahve hediye etti.

Güncelleme Tarihi: 20 Ekim 2020, 13:47

Karasu Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER