banner272

CHP'li başkandan sert açıklama

Başkan Aykut Süt, ''Belediye’nin İller Bankası'na olan kredi borçlarını, kullanıldığı tarihlerde uygulanan faiz oranlarını da arttırmak suretiyle 2040 yılına kadar yapılandıran ve bu şekilde belediyeyi yöneten başkan ile yardımcıları erdemli insan olmak istemiyor'' dedi.

CHP'li başkandan sert açıklama

Karasu Belediyesi’nin 2016 yılı başında İller Bankası’ndan kullandığı 46 milyon liralık kredinin geri ödemesi yeniden yapılandırıldı. Yeni anlaşmaya göre borç taksitleri 2040 yılı sonunda bitecek. Ödenecek faiz ise 64 milyon lirayla anaparayı geçiyor. 8 Aralık Salı günü, 2020’nin son meclis toplantısında Belediye Başkanı İshak Sarı borcun yapılandırması ile ilgili bilgi verdi. Konu ile ilgili CHP Karasu İlçe Başkanı Aykut Süt sert açıklamalarda bulundu. Aykut Süt, ‘’46 milyonluk ihale Karasu’ya atılan en büyük kazıktır. O kazığın faiz yükünü arttıranlar o vebalin ortağıdır’’ dedi. Başkan Aykut Süt’ün açıklaması şöyle:

‘’Bir soru ile başlayayım.

Hayatta insan için önemli olan nedir?

Birçok cevabı var aslında yeri ve zamanına göre değişen.

Ama kuşkusuz sorunun en önemli ve en önde olan cevabı "erdemli bir insan" olarak yaşayabilmektir.

Peki, Erdem nedir? Erdemli İnsan nasıl olunur?

Erdem, insanca kabul edilen güzel davranışların benimsenmesi ve hayatın her alanında, her zaman uygulanmasıdır. Erdem; yiğitlik, doğruluk, dürüstlük, bilgi sahibi olmak, güvenilir olmak, kararlılık, cesaret, ölçülü ve dengeli olmak, kendini bilmek gibi toplum tarafından kabul edilen doğru, güzel, iyi davranış kalıplarının benimsenmesi ve ona uygun davranılmasıdır. Erdem, ikiyüzlü olmamaktı, riyakârlıktan uzak, kendiyle tutarlı, insanlara yol gösteren, örnek olan davranışların benimsenmesi ve uygulanmasıdır.

Bu tanımlara göre erdemli insan da, yanlışın peşinden gitmeyen, doğruyu savunan, benimseyen ve yüksek sesle söyleyebilen, haykırabilen insandır. Erdemli insanın sözüne güvenilir, iyi insandır.

Toplumda böyle bir insan olarak bilinmek tanınmak istemez misiniz?

Tabi ki istersiniz, aklı başında olan herkes ister.

Ama Belediye’nin İller Bankası'na olan kredi borçlarını, kullanıldığı tarihlerde uygulanan faiz oranlarını da arttırmak suretiyle 2040 yılına kadar yapılandıran ve bu şekilde belediyeyi yöneten başkan ile yardımcıları erdemli insan olmak İS-TE-Mİ-YOR.

Kimse kusura bakmasın, hiç kıvırmadan, lafı eğip bükmeden, tam da ortasından söylüyorum.

Karasu’muza ve Karasu’muzda yaşayan vatandaşlarımıza ve gelecek nesillere reva görülen ekstra faiz yükünün yegâne nedeni erdemsizliktir, erdem yoksunu yöneticilerdir.

Nedeni çok basit, buna hakkınız da yok, hukukunuz da yok. Karasu’nun geleceğini ÇA-LA-MAZ-SI-NIZ, çarçur E-DE-MEZ-Sİ-NİZ.

Konu ile ilgili açıklama ise tam bir fecaat.

Başkan lütfetmiş, belediyenin her türlü hesabının açık olduğunu ve yapılandırma ile ilgili bilgileri meclis üyeleri ve basınla paylaşmaya hazır olduklarını söylemiş.

Hamasete bak, kibire bak paçadan akıyor.

Çok iyi, şeffaflık dersi vermiş, örnek vatandaş ve yönetici olduğunu deklare etmiş.

Ama neden zahmet etmiş ki, iktidarın gücü arkanda olduktan sonra açıklama yapmana gerek mi varmış.

Valla yalan yok merak ettim baktım 5393 sayılı Belediye Kanununa.

Yapılandırma ile ilgili bilgilerin meclis üyeleri ve basınla paylaşılması yönünde yükümlülük mü var.

YOK.

Devam ettim incelemeye aradım başkanın görev ve yetkileri arasında “belediyeyi borçlandırmak” veya mevcut borcu yapılandırmak” var mı diye.

İkisi de YOK.

Devamla bir de ne göreyim.

Belediye Meclisinin görev ve yetkileri arasında “borçlanmaya karar vermek”, “bütçe ve kesin hesabı kabul etmek”, “stratejik plan ile yatırım ve çalışma programlarını görüşmek ve kabul etmek” VAR.

Meğerki başkanımız yasaların kendisine vermediği bir yetkiyi gasp ederek Ankara’ya gitmiş ve Karasu’muzun geleceğini ipotek altına alacak yapılandırmaya imza atmış.

Lütfen kimse belediye bu kadar borç yükü altında iken ‘başkan ne yapacak’ goygoyu yapmasın.

Yapılacak şey çok basit.

Yiğit olacak, doğru olacak, dürüst olacak, bilgi sahibi olacak, güvenilir olacak, kararlı olacak, cesaretli olacak, ölçülü ve dengeli olacak, dik duracak, önünden arkasından ötesinden berisinden korkmayacak. Kim ise bu borcun sorumlusu olanlardan HESAP SORACAK.

Tüyü bitmemiş yetimin, çöpten ekmek toplayan, bir koli gıdaya, birkaç çuval kömüre ihtiyacı olan vatandaşın hakkını YEDİRMEYECEK.

Durmayacak, siyasi erklere olan yakınlıklarını kullanarak onaylattıkları İller Bankası kredisi ile Ankara’dan gelip elle tutulur gözle görünür iş yapmadan 46 milyon TL’yi kucaklayıp giden şirketlere ve yetkililerine karşı elinden geleni ardına BIRAKMAYACAK.

Hiçbir şey yapamıyorsa isimlerini tek tek açıklayacak.

Neden mi? Çünkü 46 milyonluk ihale Karasu’ya atılan en büyük kazıktır.

Kim ki, bu kazığa ses çıkarmıyor, sahip çıkıyor, üç maymunu oynuyorsa, ve de belediyeye fazla para gelsin diye o kazığın faiz yükünü arttıranlar o vebalin ortağıdır.

Hesap soramıyorsa da hizmet edebiyatı yapmadan ez azından bu işe ortak olmadığını bu işte parmağı bulunmadığını göstermek için istifa edecek, koltuğu bırakacak.

Ama herkes biliyor ki, koltuğa birilerinin tensip ve takdiri ile oturanlar, yine aynı tensip ve takdir ile başka koltukların hayalini kuranlar bunun hesabını soramaz, işin ardını arkasını kaşıyamazlar.

Arkası kirli olmayanlar, daha güzel bir tanımla gücünü ve yetkisini halktan alanlar ne güzel hesap soruyor. Şeffaf ve hesap veren bir belediyecilik nasıl olur gösteriyor, belediyecilikte tarih yazıyor.

Kim bu peki.

Başkan İshak Sarı’nın bugün doğan çocuklarımızı reşit olacakları yaşa kadar borç altına sokacak yapılandırmayı yapmak için gittiği Ankara’da büyükşehir belediyesini yöneten Mansur Yavaş.

Engelleme çabalarına rağmen, yolsuzlukta, çalmada, talan etmede ordinaryüs unvanını hak eden ama Ankara’yı parsel parsel Fetö’ye peşkeş çektiği için görevden el çektirilen Melih Gökçek ile şürekâsına karşı vermiş olduğu mücadele örnek bir mücadeledir.

Bu mücadele sosyal medyadan izlenebilir. (Youtube bağlantı linki: https://www.youtube.com/watch?v=gt7p7EhLpg8

Başkanımız keşke Mansur Yavaş’ı izlese de feyz alsa ama alır mı, almaz tabi ki.

Ne yapar peki.

Belediye meclis üyelerini de yanına alarak Acarlar Longozu’nda ziyarete gelen Melih Gökçek ile bir araya gelir, 25 yıllık başkanlık dönemi ile ilgili hasbihal edilir. Melih Gökçek’in Ankara’yı nasıl talan ettiği öğrenilir. Kentin girişlerine yaptığı kapıların, kentin siluetini bozan teleferiklerin, parsel satışlarının, 750 milyon doların iç edildiği Ankapark’ın, dinazor-robot heykellerinin ve birçoklarının hikâyesi dinlenir.

Son cümlelerim de Hz. Ömer’in veciz bir sözü ile olsun.

İnandığınız gibi yaşamazsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız.’’

Güncelleme Tarihi: 12 Aralık 2020, 15:50

Karasu Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER