''İşsizliğe çözüm serbest bölge değil''

TİP Sakarya İl Örgütü tarafından yapılan açıklamada BMC firmasının fabrika yapımından vazgeçtiği arazi ile ilgili; ‘’O bölgenin Serbest Bölge yapılması talebi yeni değildir. Bu yönde atılan adımlar, TMMOB öncülüğünde açılan davalarda ilgili girişimin doğuracağı olumsuz sonuçlar mahkemelerce tespit edilerek, Serbest Bölge kurulmasına yönelik girişimler ya da imar düzenlemeleri iptal edilmiştir’’ denildi.

''İşsizliğe çözüm serbest bölge değil''

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sakarya İl Örgütü, BMC firmasının fabrika yapımından vazgeçtiği arazi ile ilgili açıklama yaptı. TİP tarafından yapılan açıklamada şöyle:

‘’BMC firmasının fabrika yapımından vazgeçtiği arazi ile ilgili Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası’nın bölgenin Serbest Bölge olması için ‘bir kez daha’ girişimlerde bulunacağını basından öğrendik. 25 yıla varan bu sevda görünüyor ki, işsizliğin rekor seviyelere varmasının yarattığı atmosferde, istihdam vaat eden bir projeyi kimsenin sorgulayamayacağı düşüncesiyle nüksetmiş, “bu projeyi gündeme getirmenin tam zamanıdır” denmiştir.

SATSO Başkanı Akgün Altuğ’un SATSO meclis toplantısındaki ‘bu bölgenin “Serbest bölge” olarak değerlendirilmesini talep ediyoruz’ sözlerinin hemen akabinde, Cumhuriyet Halk Partisi İl başkanı Sayın Ecevit Keleş’in girişime ‘tam destek’ vererek şehri yönetenlere bu talebin bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulunması, inanıyoruz ki kamuoyuna bazı hatırlatmaları yapmayı zorunlu kılıyor.

Tekrar edelim, o bölgenin ‘Serbest Bölge’ yapılması talebi yeni değildir. Bu yönde atılan adımlar, TMMOB öncülüğünde açılan davalarda ilgili girişimin doğuracağı olumsuz sonuçlar mahkemelerce tespit edilerek, ‘Serbest Bölge’ kurulmasına yönelik girişimler ya da bunu olanaklı kılan imar düzenlemeleri iptal edilmiştir.

YARATACAĞI ZARARLAR ORTADA

TMMOB bünyesinde kurulmuş Karasu Çalışma Grubu tarafından 2012 yılında hazırlanan Karasu Kıyı Alanı Kıyı Daralması raporunda, bölgede yapılacak baraj, madencilik, sanayi kuruluşları gibi faaliyetlerin Acarlar Longozu başta olmak üzere bölgeye ve bölgenin ekolojik yapısına zararları kapsamlı biçimde ortaya konulmuş, özel olarak bu konu ile ilgili olarak da “Bilimsel verilere dayanarak alınan yargı kararları” uygulanmak yerine, yargı kararlarının arkasına dolanarak işlemler yapılmaktadır. Bilindiği üzere 1998 yılında “İpekyolu Vadisi Serbest Bölge” projesi ilan edilmiş olup, TMMOB tarafından açılan idari dava neticesinde iptal edilmiştir. Ardından 2006 yılında Sakarya Serbest Bölgesi ilan edilmiş, TMMOB tarafından yeniden idari yargıya taşınmış ve iptal edilmiştir. Ancak bölgedeki kumullar üzerine baskı yapan projelere ara verilmemiş, demir-çelik üretim tesisi ve liman için yer tahsis edilmiştir. Bu uygulamadan derhal vazgeçilmelidir’ denmiştir.

BİLİMİN SÖZÜNE KULAK VERMELİ

 Yine aynı raporda bölgede hidro-jeolojik, morfolojik, meteorolojik, topografik, ekolojik, köyü ve deniz mühendisliğini ilgilendiren unsurlar üzerinde yeterince çalışma yapılmadan alınacak her yatırım kararının sakıncalı olduğu özellikle vurgulanmıştır.

Bu gerekçeler başlı başına bu girişimden vazgeçmek için yeterlidir. Ama sadece bu da değildir. Bu bölgede daha önceki benzer girişimler esnasında yapılan kamulaştırmaları, firmalara bedelsiz tahsis edilen arazileri, bölgedeki gelişimi ‘önceden sezip’ tarla satın alan eski bakanları Karasu’da yaşayanlar zaten bilmektedir. Öğrenmek için sadece yerel basında çıkmış haberlere bile bakmak yeterlidir. 

Bizler bilimin sözüne kulak asmadan atılan her adımın sonuçlarının ne olduğunu yağmur yağdığında yaşanan sel baskınlarıyla, her gün azalan tarım topraklarımıza ve dalgalar her kabardığında delik deşik olan Karadeniz Sahil yoluna baktıkça gören ve yaşayan yurttaşlarız.

TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYACAK SONUÇ DOĞURACAK KARARLAR

 Bu nedenle öncelikle buradan tüm yetkililere, karar alıcılara seslenmek istiyoruz;

 Karasu’da orta ve uzun vadede telafisi olmayan,  olumsuz sonuçlar doğuracak yatırım kararlarına,  bu kararlar için hukukun arkasından dolanılmasına izin vermeyin.

Biliyoruz ve yaşıyoruz. Ülkemizde milyonlarca insanın iş ihtiyacı, gelecek kaygısı yakıcı bir gerçektir. İktidarın ekonomik tercihleri sonucu yaşadığımız bu tablo karşısında çaresiz kalan yurttaşlarımızın iş bulabilme umudu ile orta ve uzun vadede yaşamlarını olumsuz etkileyecek bu ve benzeri projelere mecbur bırakılmasını doğru bulmuyor, kabul etmiyoruz.

Yapılması gereken uzun yıllardır tarım ve hayvancılıkla geçinen yurttaşlarımıza topraklarından kopmadan insanca bir yaşam sağlayacak gelire sahip olacakları koşulları sağlamak, bunun için gereken teşvikleri hayata geçirmektir. Bölgede turizm ile geçinen yurttaşlarımızın geleceğini riske atacak sanayi projelerine destek vermek yerine, Karasu’da yöre ile uyumlu bir turizm politikasını planlamak ve hayata geçirmektir.

Biz Türkiye İşçi Partisi olarak nasıl Kanal İstanbul’a, yapılmak istenen nükleer santrallere, ülkenin dört bir yanında halka sorulmadan yapılan ve ekolojik yıkıma neden olan projelere karşı yurttaşlarımızla birlikte mücadele ediyorsak, Karasu’nun topraklarının rant uğruna talanına neden olacak, Sakarya’da doğal varlıklarımıza zarar verecek her adımın da karşısında olacağız.

Güncelleme Tarihi: 09 Şubat 2022, 13:09

Karasu Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER