banner77

SÖYLESEM TESİRİ YOK, SUSSAM GÖNÜL RAZI DEĞİL

  Şifre gelecek ve kendi yazılarımızı kendimiz doğrudan girebileceğiz beklentisi içinde 3. haftaya girerken öyle gelişmeler oluyor ki, atlayıp direk güncele geçmek zor olacak. Ama kısa ve karışık, gündemi toplayalım;

  Müftü Mustafa Aydın'ın gidişine kim sebep oldu? Medya mı, kedyayı eleştirip reklam vermeyeceğini söyleyen Karasu Belediye Başkanlığı mı, yoksa doğrudan kendisini eleştirenlere saldırıya geçip, diğer cemaati görmezden gelerek, Belediye ve AKP Başkanlarına halı serdirerek "Onlar benim misafirimdi" diyen Müftünün kendisi mi?

   Sebep her ne olursa olsun, bir kamu idarecisinin bu kadar kolay harcanmaması lazımdı! Hani fıkradaki gibi, Müftü, yıllar sonra Karasu/ya gelip çocuğun birine sorsa, "Oğlum men kaç yaşındasın" diye, "Müftünün halı serdirdiği sene doğmuşum!" cevabını alır mı?

  Belediyede sessiz kadro değişiklikleri oluyor. Belki bazıları eleştirebilir ama ben olumlu buluyorum. "Olmaz!" diye ayak diretenlerin elenip serbest piyasadan gelenlere görev ve yetki verilmesi, kendisi de memuriyetten değil de serbest piyasadan, fvukatlıktan gelen Başkanın elini rahatlatmaktadır. (Kamudan gelenlerin geçmiş dönemlerde hem Karasu'da hem de Kocaali'de sebep olduğu beceriksizlikleri gördük!) Başkan, Asıl amacının "Halka hizmet" olduğunu yavaş yavaş beynine yerleştiriyor. Başkan eğer tekrar seçilmek ve Başkan olarak anılmak istiyorsa, etrafındaki "Olmazcılardan!" tamamen kurtulmalıdır.

  Belediyenin bu borç yükü altında, çarşı merkezinden başlayan hizmet anlayışının dalga dalga yayılacağına inanıyorum ve diyorum ki; Başkan, bu hizmeti yaparken Allah/ın sessiz kullarını, yani hayvanları unutmayın. Onlara çarşı merkez dahil olmak üzere su içebilecekleri küçük fıskiyeli havuzlar yapın.

  Karasu Belediyesi/nin sınırları, Sakarya'dan Küçükboğaz'a kadar değil, biliyorsunuz; sınırlar çok büyüdü. Buralarda Karasu ile anılan tarihi yerlerin restorasyonu, mesela Tuzla'ya, eski kalenin olduğu yere bir minyatür kale düzenleyin. İlçede balıkların kurutulduğu derelere göllere balık yetiştirip atın. Kalan ormanları koruyun. Kara avcılığını yasaklayın ve kene, fare vs hayvanlarla beslenen hayvanlar için koruyucu kanunlar çıkartın.

  Karasu'nun en doğusundan en batısına, en güneyine kadar acil imar düzenlemesi yapın. Halkın ev yaptığı yere imar değil, imar yapılan yere ev yapılmasına sebep olun.

  Ha, bir de bu hafta sonu yüzerken, halkın guruplar halinde yüzmesi için müdahalelerde bulunan cankurtaranlara sözüm; şamandıralarla çevirdiğiniz yerlerde insanlar birikirse, virüs sebebiyle çok da güvenli olmayabilir. İnsanların üst üste değil de biraz daha daha dağınık yüzmeleri daha sağlıklıdır. Size bu emri kim verdi ise virüsü hesaba katmamış! Tekrar düşünün. Ben, insanların az olduğu yerlerde yüzmeye devam edeceğim.

  KARASUHABER gazetesi yönetimine de bir kaç lafım var; Aynı gemideysek eğer, daha güçlü olmalıyız. Özele, kamuya, işini tam yapana, savsaklayana ilçemiz hayrına müdahale edip yön göstereceksek eğer, arama motorunda en başta olmalıyız. En çok üye bizde olmalı. İlk tercih edilen olmalıyız. Bir spor müsabakasını, bir kongreyi, bir toplantıyı canlı sunabilecek ekipmana sahip olmalıyız. Güncel haber ve yorum girebilmeliyiz. Okuyucu yorumlarına yer verebilmeli ve okuyucu desteğiyle katkısını ardımıza alabilmeliyiz.

YORUM EKLE