banner379

Afetlere karşı imar

İnşaat Mühendisi Adnan Yıldız'ın yazısı...

Afetlere karşı imar

    Son yıllarda sürekli afetlerden ve sel baskınlarından şikâyetçiyiz. Özellikle Kocaali ilçemizin Demiraçma, Melenağzı, Alandere, Kadıköprü mahalleleri ve Düzce Esmahanım köyünde sel baskınlarına rastladık. Evlerin giriş katları, ahırlar ve kümesler sular altında kaldı, insanlar öldü, hayvanlar telef oldu.

  Peki, bunun için bir imar düzenlemesi gerekmez mi?

  İmarda evlerin su basman kotu olarak 50 santim öneriliyor. Düşünülüyor ki, 50 santim yüksek temel atıldığında, evi su basmaz!

Son afetlerde görüldü ki, sel suları göğüs hizasına kadar yükseldi. Zemin katlarda yaşayanların eşyaları kullanılamaz hale geldi, mağdur oldular. Ahırları ve kümeslerdeki hayvanlar telef oldu.

  Demek ki su basman seviyesi 50 santim değil, 1,5 metre olmalı! Böylece insanlar evlerinde huzur içinde uyur. Hem su giremez, hem de hırsız elini kolunu sallaya sallaya giremez. İşte "yüksek giriş" tam da bu olmalı!

  Ahır ve kümesler için de su basman kotu 1 metre olmalı. Selden hayvanların telef olma ihtimaline karşı bir defa yapılacak masraf, insanların birikimlerini kaybetmesini önler.

  Aniden bastıran şiddetli yağışlar için kapalı durak benzeri yapıları artırılması da gerekmektedir.

  YA FIRTINA...

  Aniden gelen şiddetli fırtınalar çatıları uçuruyor. Uçan bir çatı, az ileride otomobilin üstüne, insanların tepelerine düşebilir. Kiremitler ve çatı örtülerini alıp mala ve cana zarar verebiliyor.

  Hâlbuki son kattaki bazı kolonların demirlerini kesmeyerek çatıları bunlara bağlamak, etkin çözüm olabilir. Bu durum, imar yönetmeliğinde de yazmaz! Çatıların Şıngıl benzeri hafif malzemelerden yapılması, bina yükünü de azaltır, depremde daha güvenli hale gelir.

  Fırtınalı havalarda elektrik tellerinin birbirine çarparak yangınlara sebep olduğunu görüyoruz. yüksek gerilimlerde bunun için aparat kullanılsa da, şehir içinde tellerin toprak altına alınması kaçınılmaz gözüküyor. Yoksa elektrik kesintilerini de sık sık yaşayacağız demektir.

   PEKİ YA DEPREM!

  Yeni yapıların tamamı, depreme aşırı dayanıklı yapılmaktadır. Bu da inşaat maliyetlerini aşırı yükseltti. Ama eski yüksek katlı yapılar hala büyük tehlike...Bu yapıların bir kısmında insanlar oturmaya bile korkuyor. Şiddetli depremde ilk yıkılacak yapılar tespit edilip acilen kat indirimine gidilmeli. Hatta kat almak bile çözüm olmaz bazı durumlarda. Çünkü o zaman yapılarda denetim yoktu. Ve bazılarında da deniz kumu kullanılıyordu. Demirler daha yumuşak ve kolon kesitleri daha küçüktü.

  Acilen Kentsel dönüşüme geçilmeli. Bu yapılar tespit edilerek yıkılmalı, yeni sağlam yapılar yapılmalı.

  Tabi vatandaşa böyle de Kamu binalarında farklı mı? Kaymakamlık binası kentsel dönüşüm için örnek teşkil etmeli!

  YANGIN...?

   Şehrin göbeğindeki 5-6 hatta 7 katlı binalarda yangın çıktığında itfaiye müdahale edebilecek mi? Merdiven o yüksekliğe yetişir mi?

   Sahilde yüksek katlı oteller, pansiyonlar var, bunlarda yangın için güvenlik alınmış mı?   

   Binaların içinde ve dışında acil yangın tertibatı istenmeli. İtfaiyeci hortumu, fıskiyeler, yangın merdivenleri konulmalı. Geçen biri çatıya çıkıp intihar etmeye niyetlendi de bir branda bile temin edilememişti!

   Boğulma olayları karşısında da çok duyarlı değiliz. Sakarya Nehrinde herkesin gözü önünde bir boğulma olayı meydana geliyor, AKUT 4 saat sonra olay yerine geliyor. Sahillerimiz geçen yıllar kadar korunaklı değil. Kulelere veda edilmiş.

  Hâlbuki dakikalar can kurtarır. Bir saate kadar bulunan boğulmuş bir kişinin yaşama döndürülme şansı var!

  KARASU HALK PAZARI

İçine her girdiğimde gözüm tavana takılıyor ve korkuyorum başıma devrilecek diye. Çatı makasları dik dursun diye bir uygulama yapılmamış. Bir makasın tepesinden yanındakilerin tabanına çapraz atılmalıydı. Deprem fırtına gibi kuvvetli bir yanal yük, komple çatının devrilmesine sebep olabilir!

Güncelleme Tarihi: 08 Temmuz 2021, 15:54

Karasu Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER