Türkiye'nin genel eğitim seviyesi

Türkiye'nin genel eğitim seviyesi

Ülkemizin özellikle geriletilmeye çalışılan Genel Eğitim Seviyesini ve nasıl zor durumda olduğumuzu gösteren bir çalışma!

2020 YILI İTİBARIYLA TÜRKİYE’NİN GENEL EĞİTİM SEVİYESİ

YAZAN: Mehmet ASAL, K12 Okulları Yönetim ve İşletme Danışmanı

0-6 yaş gurubunda olanlar hariç tutulursa, 6 yaş ve üstü için Türkiye’de 2019 Yılı itibarıyla eğitim durum tablosu aşağıdadır. [Bu oranlar TÜİK Resmi Internet Sitesinden bizzat tarafımdan alınmıştır.

Toplam 74 Milyon nüfusa oranla (8 Milyon 6 yaş altı nüfustur) gösterilmiştir.]

- Okuma yazma bilmeyen……………………………..:     2.024.979 kişi - %3

- İlkokul Mezunu (5 yıllık)…………………………….…: 17.579.747 kişi - %24 İlkokul diplomalı

- Okuma-yazma bilip okul mezunu olmayan….:    7.782.603 kişi - %11 Diplomasız

- İlköğretim mezunu (8 yıllık)………………………….:   5.678.694 kişi - %8 Diplomalı

- Ortaokul ve Dengi meslek Okulu………………….: 13.365.564 kişi - %18 Diplomalı

- Bilinmeyen ………………………………………………….:       620.860 kişi - %1

1. ARA TOPAM……………………………………………:  47.052.447 kişi - %63 (Cahil sayılabilecek kesim)

- Lise ve Dengi Meslek Mezunu……………………...: 15.426.019 kişi -%21

- Yüksek Okul/Fakülte Mezunu ………………………: 10.257.791 kişi - %14

- Yüksek Lisans ve 5/6 yıllık okul……………………..:   1.083.331 kişi - %1,5

- Doktora Yapmış…………………………………………….:      211.581 kişi - %0,5

2. ARA TOPLAM………………………………….……….: 26. 978.722 kişi - %37 (Aydın sayılabilecek kesim)

3. TOPLAM………………………………………………….:  74.031.169 kişi - %100 (74 Milyon kişiye göre.)

- 2019 yılında Türkiye nüfusunun yaklaşık 82.000.000 kişi olduğu kabul edilerek ve TÜİK resmi internet sitesinde yer alan 01 Eylül 2020 tarihindeki bilgiler esas alınarak yapılan hesaplamaya göre;

- Tabloda 1.nci ara toplam olarak görülen, 47.052.447 nüfusa 6 yaşa kadar olan kesimi de (8 milyon) eklersek,

 55 Milyon insanımız eğitimsiz denilecek seviyededir. Diğer bir ifade ile; nüfusumuzun %67 si eğitimsizdir ya da çok düşük eğitim düzeyindedir.

- Toplam 82 Milyonun Sadece 27 Milyonu ki o da toplam nüfusun %33’ü etmektedir, lise ve üstü eğitim seviyesindedir.

- Hiç okul bitirmemiş 6 yaş üstü insan sayımız 9 milyon 807 bin 582 dir.

-Bunun çoğunluğunu, (6 milyon 185 bin 858) kadınlar oluşturmaktadır.

 Nüfus sayımı kayıtlarından anlaşıldığı gibi, eğitim durumuna göre Türkiye’de en çok ilkokul mezunu bulunmaktadır. (17 milyon 580 bin)

- Bizi kim mi yönetiyor?

- %63’ü cahil denebilecek düzeydeki halkın belirlediği iktidarlar. Kalan %37’sinin ne yaptığı ise maalesef sonucu değiştirmemektedir.

- Bu %63’lük cahil sayılabilecek kesime hitap edebilen, sadaka kültürü ve tevekkül aşılayıp dini siyasi amaçla kullanan partiler bizi yönetmeye devam edecektir. Bunun adı nedir?

- Kalitesiz, çoğulcu sözde demokratik sistem.

- Bir zamanlar bir sanatçımız seçimdeki oyunun değerinin cahil biri ile aynı değerde olduğundan şikâyet ettiğinde kendisini kolaylıkla ANTİDEMOKRAT olarak damgalamadık mı? Demokrasi bu mu? Demokrat olmak ve demokrasi ile yönetmek ve yönetilmek istiyorsak önce ASGARİ EĞİTİM DÜZEYİNDE herkesi bir seviyeye taşımak zorundayız.

- Ülkesinin Başkentini dahi bilmeyen, hala Kenan Evren’i Cumhurbaşkanı sanan, Kıbrıs’ın Karadeniz’de olduğunu söyleyebilecek kadar cahil bir güruhla demokrasi ancak bu kadar olur.

- Bu %63’ün (47,5 milyon) en az %30’u (14 milyon kişi daha) diğerlerinin seviyesine gelmedikçe bu ülkede KATILIMCI DEMOKRASİ VE SONUÇLARI’ndan ümit yoktur.

- Nüfus artış oranları ve nüfus artışına paralel olarak öncelikle bu %63 lük kesiminden diğer kesime oranla fazla çoğalacağı dikkate alındığında, sonuç gelecek için de ümitsiz görünmektedir…

- 2002’den beri yapılan seçimler, oy değişim oranları, yaşanan onlarca skandal, kumpas ve yolsuzluğa rağmen

 İktidarın bir türlü değişmediği dikkate alındığında ve yukarıdaki tabloya bakıldığında ne yazık ki gelecekten umutlu olunabilecek bir durum göze çarpmamaktadır.

- Ben burada sadece sayılardan hareket ettim. Eğitim kalite ve içeriğine hiç girmedim. Üniversitelerimizin özerk olmaması, olamaması, Rektörlerinin seçimle değil de atamayla göreve gelmesi, Dünyaya sundukları tez, makale ve araştırma azlığı, konu, kalite ve sayfa yetersizliği, tezlerin uluslararası dergi ve platformlarda yayınlanmaması, ARGE kifayetsizliği, Uluslararası ödül ya da madalya kazanmış mezun sayısının üniversitenin mezun sayısına oranının yetersizliği, dünyadaki önemli firmaların CEO pozisyonlarında bulunan üniversite mezunlarının toplam mezun sayısına oranının azlığı, Uluslararası yarışmalarda aldığımız neticeler,

 Lise ve Üniversite giriş sonuçlarımız, eğitimin sürekli olarak din eksenine kayması, son yıllarda sayıları süratle artan İmam Hatip Okulları...

- Yukarıdaki tabloda bazı sayısal sonuçlar değişse de aslında bu vurdumduymazlıkla eğitimde bir yere varamayacağımızın en bariz örneklerini teşkil etmektedir.

- Tüm Sanayi Devrimlerini ıskalamış, üretimde, ilimde ve bilimde kopyacılığı esas almış, Çin’den sonra dünya da en fazla taklit üreten ülke olma sıfatıyla nereye kadar...

 Mehmet Asal

 K12 Okulları Yönetim ve İşletme Danışmanı

Güncelleme Tarihi: 28 Eylül 2020, 17:04

Karasu Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER